ABD, İran’ın uluslararası finans sistemine erişimini daraltmaya yönelik baskısını artırdı. ABD Hazine Bakanlığına bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi OFAC, 5 Ekim’de yayımladığı yeni uyarıda İran’ın yaptırım kapsamındaki finans kuruluşlarıyla işlem yapan yabancı finans kurumlarının karşı karşıya kalabileceği riskleri hatırlattı.
Washington’ın mesajındaki en dikkat çekici unsur, yabancı finans kuruluşlarının yaptırım uygulanmadan önce kendilerine ayrıca bireysel bir uyarı yapılacağını varsaymamaları gerektiğinin vurgulanması oldu.
ABD finans sistemine erişim riskte
Yeni uyarının en ağır sonuçlarından biri, yabancı finans kuruluşlarının ABD finans sistemine erişimiyle ilgili.
ABD Hazinesi, yabancı bir finans kuruluşunun yaptırıma tabi faaliyetleri bilerek gerçekleştirdiğini veya kolaylaştırdığını tespit etmesi halinde kurumun ABD’deki muhabir hesapları ve ödeme geçişli hesapları üzerinde kısıtlama uygulayabiliyor.
Bu hesapların açılması veya sürdürülmesine sıkı koşullar getirilebildiği gibi erişimin tamamen kesilmesi de mümkün.
Bir finans kuruluşunun ABD’de muhabir hesap veya ödeme geçişli hesap bulundurmasının yasaklanması halinde kuruluş CAPTA listesine alınabiliyor. Böyle bir adım, kurumun özellikle dolar üzerinden yürüyen uluslararası ödeme işlemlerini ciddi biçimde zorlaştırabiliyor.
Önceden ayrı bir uyarı gelmeyebilir
OFAC’ın yeni mesajı yaptırım sürecinin zamanlaması açısından dikkat çekiyor.
Washington, İran’ın yaptırım kapsamındaki finans kuruluşlarıyla işlem yapmayı sürdüren yabancı kurumların önce ayrıca uyarılacakları düşüncesiyle hareket etmemesini istiyor.
Bu, yaptırım kararlarının gizli tutulacağı anlamına gelmiyor. ABD makamları uygulanan kısıtlamaları ilgili resmî mekanizmalar üzerinden açıklıyor. Ancak yabancı bir finans kuruluşuna yaptırımdan önce özel bir ikaz yapılması zorunlu değil.
Yeni mesaj böylece uyum sorumluluğunu daha fazla finans kuruluşlarının kendisine bırakıyor.
Her İran işlemi otomatik yaptırım değil
ABD’nin açıklaması, İran’la yapılan her ticari veya finansal işlemin otomatik biçimde yaptırım kapsamına girdiği anlamına gelmiyor.
Riskin belirlenmesinde işlem yapılan kurumun yaptırım statüsü, faaliyetin niteliği ve ödemenin hangi finansal kanallardan geçtiği önem taşıyor.
ABD yaptırım rejiminde gıda, tarım ürünleri, ilaç ve tıbbi cihazlar gibi bazı insani ticaret kalemleri için istisna ve izin mekanizmaları bulunuyor.
Asıl risk, yaptırım kapsamına alınmış İranlı finans kuruluşları adına önemli işlemleri bilerek gerçekleştiren veya kolaylaştıran yabancı finans kuruluşlarında yoğunlaşıyor.
Türkiye için ödeme kanalı daha kritik hale geliyor
Gelişme Türkiye açısından da önem taşıyor. Ticaret Bakanlığının İran ülke profiline göre iki ülke arasındaki dış ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.
Türkiye ile İran arasındaki ticaretin devamı yalnızca malların sınırdan geçmesine değil, ödeme ve dış ticaret finansmanı kanallarının açık kalmasına da bağlı.
ABD’nin yeni uyarısı bu nedenle İran’la çalışan ihracatçı ve ithalatçılar açısından karşı tarafın hangi finans kuruluşunu kullandığını ve ödemenin hangi aracılar üzerinden geçtiğini daha önemli hale getiriyor.
Risk yalnız ticaretin konusu üzerinden değil, işlemin finansal zinciri üzerinden de oluşabiliyor.
Ödeme zincirinin tamamı önem kazanıyor
Yaptırım riski yalnız İran’daki bir finans kuruluşuna doğrudan para gönderilmesiyle sınırlı değil.
Üçüncü ülkelerdeki finansal aracılar, şubeler veya iştirakler üzerinden yürütülen işlemler de incelemeye konu olabiliyor.
Bu nedenle uluslararası ticarette yalnız alıcı ve satıcının değil, işlemin geçtiği finans kuruluşlarının da yaptırım statüsünün kontrol edilmesi önem kazanıyor.
İran bağlantılı bir ticari işlemde ödeme zincirinin herhangi bir noktasında yaptırım kapsamındaki bir kuruluşun bulunması, işlemin tamamı açısından ek risk oluşturabiliyor.
Finansman daha zor hale gelebilir
ABD Hazinesinin yeni mesajı, yabancı finans kuruluşlarının İran bağlantılı işlemlerde uyum kontrollerini daha da sıkılaştırmasına yol açabilir.
Bu durum yaptırım kapsamına girmeyen işlemlerde bile daha fazla belge istenmesi, para transferlerinin daha uzun sürmesi veya bazı finans kuruluşlarının İran bağlantılı işlemleri tamamen reddetmesi sonucunu doğurabilir.
Dolayısıyla Washington’ın son adımının etkisi yalnız yaptırım listesine alınacak kurumlarla sınırlı kalmayabilir. İran’la yapılan ticaretin finansmanı ve ödeme kanallarının kullanımı da daha zor ve daha maliyetli hale gelebilir.
ABD’nin verdiği mesaj net: İran’ın yaptırım kapsamındaki finans sistemiyle ilişkisini sürdüren yabancı finans kuruluşları, yaptırım gelmeden önce ayrıca uyarılacaklarına güvenemeyecek.