Adalet Bakanı Akın Gürlek, gençlerin geleceğini hedef alan hiçbir suç odağının karşısında geri adım atmayacaklarını belirterek, "Sizlere uzanan her türlü fitne elini kırıp atmaya son derece kararlıyız. Bu bizim asla taviz vermeyeceğimiz en önemli manifestomuzdur. Hukukun gücüyle gençlerimizin yanında durmaya, onların umutlarını ve yarınlarını korumaya devam edeceğiz" dedi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye Gençlik Vakfı'nın (TÜGVA) Kızılcahamam'da düzenlediği 10'uncu İl Yönetim Kurulları Eğitim Kampı'nda konuştu. Gençlerle bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyduğunu ifade eden Bakan Gürlek, "Ülkem adına umudun, sevginin, aydınlığın, kardeşliğin, güvenli geleceğin timsali olan gençlerle birlikte olmanın bahtiyarlığı içindeyim. Sizlerle ne kadar övünsek azdır. Türkiye Yüzyılı'na giden yolda bizlerin yol işaretlerisiniz. Adeta günümüz dünyasının sisli ve fırtınalı denizlerinde bu on asırlık gemiyi Türkiye Yüzyılı limanına götüren pusulalarımızsınız. Sizlerden yön buluyor sizlerin varlığından aldığımız güçle yolumuza kararlılıkla devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.
"GENÇLERİMİZİN YANINDA DURMAYA DEVAM EDECEĞİZ"
Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanı olarak her zaman gençleri korumayı birinci öncelik saydıklarını vurgulayan Bakan Gürlek sözlerini şöyle sürdürdü:
"Gençlerimizi her türlü fiili ve fikri saldırıdan, organize olmuş yapıların kirli ağlarından, birer proje olarak kurulan tuzaklardan ve çağın hastalıklı unsurlarından uzak tutmak için elimizdeki tüm güçle mücadele ediyoruz. Gençlerimiz şundan emin olsun, sizlere uzanan her türlü fitne elini kırıp atmaya son derece kararlıyız. Bu bizim asla taviz vermeyeceğimiz en önemli manifestomuzdur. Gençlerimizin geleceğini hedef alan hiçbir suç odağının karşısında geri adım atmayacağız. Hukukun gücüyle gençlerimizin yanında durmaya, onların umutlarını ve yarınlarını korumaya devam edeceğiz."
"ONLAR SİZİN TEKNOLOJİNİN HİÇBİR ALANINDA SÖZ SAHİBİ OLMANIZI İSTEMİYORLAR"
Bakan Gürlek sözlerine şöyle devam etti:
"Sevgili gençler, onlar sizi yılbaşı sabahında İstanbul'da Filistin'in halklarını arayan yüz binler olarak görmek istemiyorlar. Gazze'deki mazlumları her platformda dünyaya haykırmanızı istemiyorlar. Onlar sizin Teknofest'te roketlerle, robotlarla, yazılımlarla, yapay zeka ile uğraşmanızı, teknolojinin hiçbir alanında söz sahibi olmanızı istemiyorlar. İçimizdeki ve dışımızdaki şer odaklarının derin ittifakı sizin 3 kıtaya 7 asır hüküm süren ecdadınızı tanımanızı, onların manevi ruhunu benliğinin de tekrardan canlandırmanızı istemiyorlar. Onlar sizin yedi düvele karşı Çanakkale'de destan yazan dedelerinizin canları pahasına emanet bıraktığı bu topraklarda olan aidiyetinizin güçlenmesini istemiyorlar. Onlar sizin okuyan, yazan, düşünen, geleceğe yön verecek nesillerimiz olmasını istemiyorlar. Onlar sizi zevki sefa içinde tüketim toplumunun değirmeninde öğütülmüş, marka ve lüks yaşam meraklısı kimliksiz ve sorumsuz nesiller olarak kodlamak istiyorlar. Onlar sizi ailelerinizden koparıp amaçsız bir yaşam içinde savrulup gitmenizi sağlamak istiyorlar. Onlar sizi her türlü bağımlılığa teslim edip kalkınmaktan ve refah toplumu olmaktan alıkoymak istiyorlar. Onlar sizi Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaştan ve asil ruhtan uzak tutmak istiyorlar. Onlar sizi paparazzi yaşamlara özendirip sığ bir zihniyete hapsetmek istiyorlar."
TERÖRSÜZ TÜRKİYE AÇIKLAMASI
Türkiye'nin en önemli ihtiyaçlarından biri olan devlet ve millet projesi olarak başlatılan 'Terörsüz Türkiye' hedefi olduğunu ve buna yönelik inançlı duruşun sürdürülmesi gerektiğini vurgulayan Bakan Gürlek, Türkiye'nin yaklaşık yarım asır boyunca terör nedeniyle çok sayıda gencini kaybettiğini hatırlattı. Bakan Gürlek şunları kaydetti:
"Bu ülke yarım asır boyunca birçok gencini terör belasına kaybetti. Kimi zaman sağ-sol çatışmalarıyla, kimi zaman da uluslararası tuzaklarla kandırılan gençlerimiz oldu. Aynı şekilde devletimizin nizamını, milletimizin huzur ve istikrarını koruma yolunda birçok vatan evladımız şehit oldu, gazi oldu. Terörsüz Türkiye yolunda yeni bir sayfa açtık. Sizler de 81 ilimize döndüğünüzde bu yeni sayfayı millî birlik ve kardeşliği büyüten sözlerinizle, çalışmalarınızla doldurun. Özellikle iç cephemizi güçlendirecek söylem ve eylemlere yönelin. Provokasyonlara gelmeyin ve kabuk tutan yaralarımızı kanatacak tahriklere aldanmayın. Türkiye Yüzyılı birlik ve beraberliğini güçlendirmiş bir milletin toplumun her kesimiyle bu kutlu ay yıldızlı bayrağın altında buluşmasıyla gerçekleşecektir. Gençlerin enerjisini, bilgisini ve emeğini ülkenin kalkınmasına yönlendiren bir Türkiye, refah ve huzur ortamını daha da güçlendirecektir."