Google AdSense

Wide Skyscraper
(160x600)
Google AdSense

Wide Skyscraper
(160x600)
BIST 100 9.874,20 +1.42%
DOLAR 32,845 -0.08%
EURO 35,638 +0.18%
ALTIN 2.622,40 +0.65%
6 Ekim 2026 | --:--:--
İstanbul --°C
Ankara --°C
İzmir --°C
Bursa --°C
Antalya --°C
Adana --°C
Trabzon --°C
Erzurum --°C
Gaziantep --°C
Eskişehir --°C
Voltah Haber
Google AdSense | Responsive Leaderboard Banner (728x90)

Aile bütçesinde üçlü baskı: Gıda, elektrik ve ulaşım öne çıktı

Aile bütçesinde üçlü baskı: Gıda, elektrik ve ulaşım öne çıktı

Geçim maliyetinde üç kalem öne çıktı

Dünya ekonomisinde büyümeye ilişkin beklentiler birkaç ay öncesine göre toparlanırken, haneler için aynı rahatlama beklenmiyor. Yeni araştırmaya katılan başekonomistlerin yüzde 88’i gıda, yüzde 83’ü elektrik ve yüzde 77’si ulaşım maliyetlerinin önümüzdeki dönemde artacağını düşünüyor. Böylece küresel ekonomide sert bir bozulma ihtimali azalırken, günlük hayatı doğrudan etkileyen temel giderlerin aile bütçesi üzerindeki baskısını koruyabileceği öngörülüyor.

Gıdada artış beklentisi yüzde 88’e ulaştı

Araştırmada en yaygın beklenti gıda fiyatlarında görüldü. Başekonomistlerin yaklaşık dokuzu, önümüzdeki dönemde gıda maliyetlerinin yükselmesini bekliyor. Gıda fiyatları özellikle düşük ve orta gelirli hanelerin bütçesinde daha büyük pay tuttuğu için bu artışın etkisi gelir grupları arasında farklılaşabilir. Tarım ürünleri, enerji maliyetleri, lojistik giderleri ve küresel ticarette yaşanabilecek yeni aksaklıklar da fiyat baskısının ne kadar süreceğini belirleyecek temel unsurlar arasında gösteriliyor.

Elektrik faturasında yeni baskı riski

Elektrik, ekonomistlerin fiyat artışı beklediği ikinci büyük kalem oldu. Katılımcıların yüzde 83’ü elektrik maliyetlerinin yükseleceği görüşünde. Enerji talebinin artması, şebeke yatırımları ve veri merkezlerinin hızla büyümesi bu görünümde etkili oluyor. Raporda yapay zekâ yatırımlarındaki artışın veri merkezi kapasitesini hızla büyüteceği, bunun da birçok bölgede enerji altyapısı üzerindeki yükü artırabileceği belirtiliyor. Böylece teknoloji yatırımlarının etkisi hane faturalarına kadar uzanabilir.

Yapay zekâ yatırımları elektriği de etkileyebilir

Araştırmaya katılan ekonomistlerin yüzde 78’i veri merkezi yatırımlarının küresel büyümenin önemli kaynaklarından biri olacağını düşünüyor. Ancak aynı yatırımların başka bir maliyeti de bulunuyor. Katılımcıların yüzde 78’i veri merkezlerindeki büyümenin elektrik fiyatlarını, yüzde 58’i ise su fiyatlarını artırabileceği görüşünde. Bu tablo, yapay zekâ yatırımlarının yalnızca teknoloji ve istihdam başlığıyla değil; enerji, altyapı ve günlük yaşam maliyetleri açısından da daha fazla tartışılabileceğini gösteriyor.

Ulaşım maliyetinde artış beklentisi yüzde 77

Aile bütçesini zorlayabilecek üçüncü büyük kalem ulaşım oldu. Ekonomistlerin yüzde 77’si ulaşım maliyetlerinde yükseliş bekliyor. Petrol ve akaryakıt fiyatları kadar sigorta, araç bakım giderleri, toplu ulaşım maliyetleri ve lojistik ücretleri de bu kalemin seyrini belirleyebilir. Ulaşım maliyetlerindeki artışın ayrıca yalnızca sürücüyü veya yolcuyu etkilemediği, taşımacılık giderleri üzerinden gıda ve diğer tüketim ürünlerinin fiyatlarına da yansıyabildiği biliniyor.

Gelir artışı fiyatlara yetişmeyebilir

Rapordaki daha kritik uyarı ise gelir tarafında geliyor. Başekonomistlerin çoğu, Hindistan ve Güneydoğu Asya dışındaki birçok bölgede reel gelirlerin azalmasını veya yerinde saymasını bekliyor. Bu senaryoda sorun yalnızca fiyatların yükselmesi değil, hanelerin satın alma gücünün aynı hızda artmaması olacak. Güneydoğu Asya ve Hindistan’da ise katılımcıların yüzde 60’tan fazlası reel gelir artışı bekliyor. Küresel ölçekte gelir görünümü böylece bölgeler arasında belirgin biçimde ayrışıyor.

Devletlerden hangi önlemler bekleniyor?

Artan yaşam maliyetine karşı hükümetlerin nasıl hareket edeceği de araştırmanın önemli bölümlerinden biri. Ekonomistlerin yüzde 60’ı temel ihtiyaç ürünlerinde vergi indirimlerinin gündeme gelebileceğini düşünüyor. Yüzde 54 tüketim sübvansiyonlarını, yüzde 50 ise fiyat sınırlamalarını muhtemel politikalar arasında görüyor. Buna karşılık doğrudan düşük gelirli hanelere yönelik vergi indirimi bekleyenlerin oranı yüzde 36, hedefli nakit desteği bekleyenlerin oranı ise yalnızca yüzde 26 seviyesinde bulunuyor.

Ekonomi toparlanıyor ama haneler rahatlamıyor

Başekonomistlerin yüzde 56’sı önümüzdeki bir yılda küresel ekonomik görünümün istikrarlı kalmasını veya iyileşmesini bekliyor. Bu oran mayıs ayındaki çok daha karamsar tablodan önemli bir dönüşüme işaret ediyor. Ancak büyüme beklentilerindeki iyileşme, hane bütçesine aynı hızda yansımayabilir. Çünkü fiyat baskısı devam ederken hükümetlerin ekonomiyi destekleme alanının daralması bekleniyor. Bu nedenle ekonomik büyümenin devam etmesi, günlük yaşam maliyetlerinin mutlaka düşeceği anlamına gelmiyor.

Devletlerin hareket alanı da daralıyor

2020’den bu yana küresel ekonominin birçok şoka karşı dayanmasını sağlayan en önemli unsurlardan biri kamu harcamaları oldu. Araştırmaya katılanların yüzde 69’u geçmiş dönemde mali desteğin ekonomik dayanıklılığın temel kaynaklarından biri olduğunu düşünüyor. Ancak önümüzdeki bir yılda aynı ölçüde kamu desteği bekleyenlerin oranı yalnızca yüzde 28. Bu durum, yeni bir ekonomik veya enerji şoku yaşanması halinde hükümetlerin haneleri desteklemek için geçmiş yıllardaki kadar geniş hareket alanına sahip olmayabileceğine işaret ediyor.

Türkiye açısından neden önemli?

Araştırma Türkiye’ye ilişkin ayrı bir fiyat tahmini vermiyor. Bu nedenle küresel oranların Türkiye’ye doğrudan uygulanması doğru olmaz. Ancak gıda, elektrik ve ulaşım Türkiye’de de hane bütçesinin önemli giderleri arasında yer aldığı için küresel enerji, emtia ve lojistik maliyetlerinin seyri yakından izleniyor. Özellikle enerji fiyatlarında uluslararası ölçekte oluşacak yeni baskı, üretim ve taşımacılık maliyetleri üzerinden başka ürünlere de yansıyabilir. Bu nedenle raporun işaret ettiği üçlü maliyet baskısı Türkiye açısından da önem taşıyor.

Haber Orijinal Kaynağı