Google AdSense

Wide Skyscraper
(160x600)
Google AdSense

Wide Skyscraper
(160x600)
BIST 100 9.874,20 +1.42%
DOLAR 32,845 -0.08%
EURO 35,638 +0.18%
ALTIN 2.622,40 +0.65%
26 Ekim 2026 | --:--:--
İstanbul --°C
Ankara --°C
İzmir --°C
Bursa --°C
Antalya --°C
Adana --°C
Trabzon --°C
Erzurum --°C
Gaziantep --°C
Eskişehir --°C
Voltah Haber
Google AdSense | Responsive Leaderboard Banner (728x90)

Aile ve neslin korunması için 14 maddelik tarihi çağrı: Zorunlu eğitim ve boşanma yasaları gözden geçirilsin

Aile ve neslin korunması için 14 maddelik tarihi çağrı: Zorunlu eğitim ve boşanma yasaları gözden geçirilsin

İstanbul’da bulunan İslam Alimleri Vakfı ile merkezi Katar’da bulunan Dünya Müslüman Alimler Birliği ortaklığında, 23-25 Ekim 2026 tarihleri arasında, Atatürk Üniversitesi ve Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Erzurum’da “Modern Saldırılar Karşısında Aile ve Neslin Korunması” başlıklı uluslararası bir sempozyum gerçekleştirildi.

Türkiye'den ve farklı ülkelerden akademisyenler ile ilim ve fikir insanlarının katılımıyla gerçekleşen sempozyumda, “Aile ve Nüfus On Yılı” ilan edilen 2026-2035 dönemi için 14 öneri sunuldu.

12 yıllık zorunlu eğitim için yeni düzenleme önerisi

Sonuç bildirgesinin dikkat çeken maddelerinden biri, mevcut 12 yıllık zorunlu eğitim sistemine ilişkin değerlendirme oldu. Uygulamanın gençlerin meslek sahibi olmalarını ve evlilik süreçlerini geciktirdiği belirtilen bildirgede, gençlerin hayata daha erken atılmasını destekleyen yeni bir eğitim düzeninin oluşturulması önerildi.

Nüfus yenilenme hızının kritik eşiğin altına düşmesinin ülkenin ve insanlığın geleceği açısından önemli bir sorun olduğu vurgulanan bildirgede, yalnızca maddi refahın aileyi ayakta tutmaya yetmediği ifade edildi. Evliliği, ebeveynliği ve neslin devamını teşvik eden, manevi değerleri de gözeten bütüncül kamu politikalarının hayata geçirilmesi çağrısı yapıldı.

Aile ve neslin korunması için 14 maddelik öneri

Sempozyumun sonuç bildirgesinde yer alan 14 madde şöyle sıralandı:

Sonuç bildirgesinde, ailenin korunmasının yalnızca belirli kurumların değil, devletin, eğitim kuruluşlarının, medyanın, sivil toplumun ve toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğu da vurgulandı.

Haber Orijinal Kaynağı