Süreç nasıl başladı?
YÖK, 17 Haziran 2026’da Cumhurbaşkanlığı’ndan akademisyenlerin dijital platformlardaki yayıncılık ve uygulama geliştirme faaliyetlerinin hukuki durumuna ilişkin görüş istedi.
Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, YÖK’ün talebi üzerine 20 Ağustos 2026’da bir değerlendirme hazırladı. Ardından Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü, 2 Eylül 2026’da görüşünü YÖK’e iletti. Görüşte, dijital platformlardan elde edilen gelirlerin 657 sayılı Kanun’un 28. maddesindeki ticari faaliyet yasağı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Bazı akademisyenler yayınlarını durdurdu
Görüşün üniversitelere ulaşmasının ardından bazı akademisyenler, disiplin yaptırımıyla karşılaşmamak amacıyla YouTube’daki ders ve bilimsel içeriklerini kaldırdı, yayın faaliyetlerini sonlandırdı veya kanallarını kapattı.
Mevcut bilgilere göre Türkiye’de YouTube kanalı bulunan öğretim üyesi sayısının yaklaşık 146 olduğu tahmin ediliyor.
Gelir elde etmeyen kanallar da yasak mı?
Görüşün ardından ortaya çıkan en önemli belirsizliklerden biri, gelir elde etmeyen akademik YouTube kanallarının durumuyla ilgili.
Bununla birlikte bazı hukukçular bu kararı eleştiriyor. Bilişim Hukuku Uzmanı Avukat M. Gökhan Ahi, 657 sayılı Kanun’un memurlara telif, bilirkişilik, kitap ve proje gelirleri konusunda imkan tanıdığını belirterek dijital yayıncılığın ticari faaliyet olarak değerlendirilmesini eleştirdi.
Bazı uzmanlar ise akademisyenlerin dijital alandan çekilmesinin bilgi boşluğu yaratabileceğine dikkat çekerek, onları uzaklaştırmak yerine nitelikli içerik üretimini teşvik edecek açık ve uygulanabilir bir çerçeve oluşturulması gerektiğini söylüyor.