İşgal altındaki Doğu Kudüs’te gerçekleştirildiği değerlendirilen bir YouTube röportajında İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in eylemlerini desteklediği ve liderlik yaptığı istilacı bir Yahudi'nin başta Mescid-i Aksa olmak üzere dini mekânlara yönelik şiddet çağrısı tepki çekti. Middle East Eye internet sitesi tarafından yayınlanan görüntülerde istilacı Yahudi'nin terör itiraflarını hiç çekinmeden söylediği dikkatlerden kaçmıyor. Aynı dönemde İsrail Birleşmiş Milletler (BM) Büyükelçisi Danny Danon’ın Batı Şeria’nın “işgal edilmiş toprak” olmadığını savunması, İsrail’deki toprak ve yerleşim politikalarına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
En hızlı şekilde
Sosyal medyada paylaşılan röportaj görüntülerinde İsrailli yerleşimciye, “Üçüncü Tapınak’ın burada yeniden inşa edilmesi hakkında ne düşünüyorsun?” sorusu yöneltildi. Yerleşimci, Üçüncü Tapınak’ın “mümkün olduğunca hızlı” şekilde yeniden inşa edilmesi gerektiğini savundu. Bu görüşünün gerekçesi sorulduğunda ise bunun Tanrı’nın İsrailoğullarına verdiği bir emir olduğunu öne sürdü. Röportajın devamında kendisine Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa ve Kubbetü’s-Sahra’nın durumu soruldu. İsrailli yerleşimci, her iki yapının da “mümkün olduğunca hızlı bombalanması gerektiğini” ileri sürdü.
Diğer dinlere yer yok
Yerleşimci bununla da kalmayarak İsrail topraklarındaki “tüm kilise ve camilerin bombalanması gerektiğini” savundu. Gerekçe olarak ise söz konusu toprakların Tanrı tarafından Yahudilere verildiğini ve bu nedenle “diğer dinlere veya uluslara yer olmadığını” iddia etti.
Batı Şeria'yı Tanrı verdi
Öte yandan İsrail BM Büyükelçisi Danny Danon açıklamaları istilacı Yahudinin sözlerinin İsrail bürokrasisi nezdide de destek bulduğunu gözler önüne serdi. Danon, SKY News’e yaptığı açıklamada Batı Şeria’nın “işgal edilmiş toprak” olarak tanımlanmasına karşı çıkarak İsrail’in bölge üzerinde hak sahibi olduğunu savundu. İsrailli diplomat, “Batı Şeria üzerinde haklarımız var. Burası işgal edilmiş toprak değil. Burası bizim toprağımız” ifadelerini kullandı. İsrail’in bölge üzerindeki iddiasının tarihi temellere dayandığını belirten Danon, “Bu topraklar üzerinde tarihi haklarımız var. Hatta bu topraklar üzerinde Tevrat'a dayanan haklarımız da var” dedi.