Arnavutluk'un başkenti Tiran'da, yolsuzluk iddiaları ve eğitim sistemindeki sorunlara tepki gösteren binlerce kişi, Başbakan Edi Rama'nın istifası talebiyle sokaklara çıktı.
Yedinci gününe giren protestolarda göstericiler ile güvenlik güçleri arasındaki çatışmalar sürerken polis, kalabalığı dağıtmak için tazyikli su, göz yaşartıcı gaz ve biber gazı kullandı.
Resmi verilere göre, pazartesi günkü olaylardan önce protestolarda 186'sı polis olmak üzere 295 kişi yaralandı. Gösteriler sırasında başkentteki bir polis karakolu ile bazı hükümet binaları da saldırıya uğradı.
Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, protestolarda yaşanan şiddet olaylarına sert tepki gösterdi. Üst düzey emniyet yetkilileriyle gerçekleştirdiği toplantıda, göstericilerin polise fırlattığı bir taşı gösteren Rama, "Devlet bununla müzakere etmeye başladığı anda devlet çökmüş demektir" ifadelerini kullandı.
Gösterilerin arkasında dış güçlerin bulunduğunu öne süren Rama, protestocular arasında "Avrupa ve ABD'deki karanlık güçler tarafından radikalleştirilmiş genç kadın ve erkeklerin" yer aldığını iddia etti.
Rama, "Arnavutluk, iyi koordine edilmiş bir saldırının hedeflerinden biri haline geldi" dedi.
BAŞKENT TİRAN'DA SOKAKLAR KARIŞTI
BBC'nin aktardığına göre, başkent Tiran'daki Rinia Parkı'nda toplanan göstericiler, polisle yaşanabilecek çatışmalarda kullanmak üzere kaldırım taşlarını söktü.
Kısa süre sonra zırhlı araçların da bulunduğu polis konvoyu bölgeye ilerledi. Güvenlik güçleri, kalabalığı dağıtmak için tazyikli su ve göz yaşartıcı gazla müdahalede bulundu.
Çevik kuvvet ekiplerinin müdahalesi üzerine çoğunluğu öğrencilerden oluşan göstericiler parkın farklı noktalarına dağıldı. Bazı protestocular çevredeki kafelere sığınırken yoğun gazdan işletme çalışanları da etkilendi.
Bölgede bulunan gönüllüler, göz yaşartıcı gaz nedeniyle fenalaşan göstericilere yardım etmeye çalıştı. BBC muhabiri, bir polis memurunun kendisiyle tartışan genç bir göstericinin yüzüne yakın mesafeden biber gazı sıktığını da aktardı.
Protestolar sırasında gözaltına alınan 100'den fazla kişiye hukuki destek sağlayan insan hakları avukatı Gentian Sejrani, güvenlik güçlerinin müdahalelerini eleştirdi.
Polisin zaman zaman kontrolsüz davrandığını savunan Sejrani, "Polisin eylemleri çoğu zaman kaotik ve aptalca" dedi.
Gözaltı işlemlerinde hukuki sorunlar yaşandığını belirten Sejrani, polisin mahkemelerde çoğu zaman yeterli delil sunmadığını öne sürdü.
Müvekkilleri arasında protestolarla ilgisi bulunmadığı halde otobüs durağına giderken gözaltına alınan bir kişinin de olduğunu söyleyen Sejrani, "Polise gerçekten bir şeyler fırlatanlar ise genellikle yakalanmıyor çünkü en hızlı onlar kaçıyor" ifadelerini kullandı.
GENÇLERDEN HÜKÜMETE TEPKİ: "BAŞKA ÇAREMİZ KALMADI"
Protestoların öne çıkan isimlerinden 27 yaşındaki yüksek lisans öğrencisi Sidorela Vatnikaj, sekiz yıldır hükümet karşıtı gösterilere katıldığını anlattı.
Merkezi bir liderliği bulunmayan protesto hareketinde organizasyon çalışmalarına destek veren Vatnikaj, gün boyunca farklı gösteri alanlarında bulunduğunu, gözaltına alınanlar için hukuki destek sağlanmasına ve yaralılara ilk yardım ulaştırılmasına yardımcı olduğunu belirtti.
Göstericilerin polise taş atmasından rahatsızlık duyduğunu ancak yaşanan şiddetin sorumlusunun güvenlik güçleri olduğunu savunan Vatnikaj, "İnsanların polise taş attığını gördüğümde öfkelerini anlıyorum. Onları yargılamıyorum. Bundan memnun değilim ama seslerini duyurabilmek için başka yolları yok" dedi.
Ülkedeki ekonomik ve toplumsal koşullara da dikkat çeken Vatnikaj, son on yılda yaklaşık bir milyon kişinin Arnavutluk'tan ayrıldığını öne sürdü.
Vatnikaj, "Bu insanlar, aile üyelerinin ülkeyi terk etmekten başka çaresi kalmadığı ailelerden geliyor. Sadece soyulmadılar, aynı zamanda zorbalığa uğradılar, görmezden gelindiler ve şimdi de dövülüyorlar" ifadelerini kullandı.
PROTESTOCULARDAN TEKNOKRAT HÜKÜMET ÇAĞRISI
Başbakan Rama'nın istifa etmesi halinde ülkenin nasıl yönetileceğini sorgulamasına yanıt veren Vatnikaj, demokratik seçimlere hazırlanılması için geçici bir teknokrat hükümet kurulması gerektiğini söyledi.
"Ülkeyi gerçek ve demokratik seçimlere hazırlamak için bir yıllığına teknokrat hükümete ihtiyacımız var" diyen Vatnikaj, Rama'yı geçmiş seçimlerde usulsüzlük yapmakla suçladı.
Başbakanın yabancı yatırımcılar ve organize suç örgütleriyle yakın ilişkiler içerisinde olduğunu da iddia eden Vatnikaj, gençlerin mevcut siyasi düzene duyduğu güvenin giderek azaldığını ifade etti.
Arnavutluk'taki protestocuların dünyanın farklı ülkelerinde düzenlenen Z kuşağı eylemlerinden cesaret aldığını belirten Vatnikaj, "Annemin ve babamın kuşağının hayatları boyunca çalıştığını ve onurlu bir şekilde yaşayabilecekleri demokratik bir toplumun hayalini kurduğunu gördüm. Ancak bu hiçbir zaman gerçekleşmedi" dedi.
13 YILDIR İKTİDARDA OLAN RAMA'NIN HEDEFİ AB ÜYELİĞİ
Arnavutluk'ta 13 yıldır başbakanlık görevini sürdüren Edi Rama, 2000'li yılların başından bu yana ülke siyasetinin en etkili isimleri arasında yer alıyor.
Ülkesinin 2030 yılına kadar Avrupa Birliği'ne (AB) üye olmasını hedefleyen Rama, bu süreci başarıyla tamamlayabilecek tek siyasi liderin kendisi olduğunu savunuyor.
Ancak eğitim sistemindeki sorunlar, yolsuzluk iddiaları ve hükümete yönelik tepkilerle büyüyen protestolar, Rama yönetimi üzerindeki siyasi baskıyı artırıyor.