Haliç kıyısında yürürken hep bir gerdanlığı düşünüyorum. Elmas üzerine yeşil zümrütlerle süslü bir gerdanlık. Haliç’in iki kıyısını bezeyip duruyor. Lakin bir yanda kirli-kara sular, öte yanda harap, yıkılmış mahalleler. Bu iki görüntünün ortasında uzanıp giden parklar, bahçeler. Her yanımız tezat. Bakalım nasıl bir zamanda bu tezatları kaldırabileceğiz. Benimle birlikte Balat önlerinde yıkımdan kurtulmuş bir camiye yönelen iki kişiye soruyorum: Dalan’ı niçin seçmediniz? Baksanıza etrafı güllük