Bir atın ölümünden sonra kuyruğunu kesmek çoğunlukla "Cennetteki en iyi atların kuyruğu olmaz." şiiri ile bağdaştırılan, o canlının sahibi tarafından ne kadar derin bir sevgiyle kucaklandığını ve el üstünde tutulduğunu gösteren sembolik bir adettir.
ANLAMI VE GELENEĞİ
Cennet inanışı: Binicilik kültüründe çok bilinen bir şiire göre gerçekten olağanüstü bir at bu dünyadan göç ettiğinde kuyruğu kesilir veya kırpılır. Bu şiire göre cennete kısa veya eksik bir kuyrukla varmak, oradaki herkese o atın yeryüzünde ne kadar özel olduğunu ve ne kadar derin bir sevgiyle uğurlandığını fısıldar. O kırpılmış kuyruk, diğer taraftakilere sessizce şunu söyler: “Bu at, arkasında kalbi kırık ama onu canından çok sevmiş bir insan bıraktı.”
Hatıralar ve anılar: At sahibi, atlarının fiziki varlığı yok olup gittiğinde geride tutunacak somut bir bağ arar. Bu amaçla atın ölümünden sonra kuyruğundan bir tutam kıl kesilir. Bu kıllar sıklıkla örgü takılara, anahtarlıklara veya anı objelerine dönüştürülür. Böylece at sahibi her daim atını ve anılarını onunla birlikte yaşatır.
Zamanlama: Bu sembolik dokunuş genelde vedalaşma anında yaşansa da pek çok at sahibi kayıpla baş edebilmek ve ölümsüz bir bağ mühürlemek adına bu adımı önceden planlar ve sakince bir hatıra tutamı alır.
SADAKATLE ÖRÜLMÜŞ KALP
Bir gün ahırların derinliklerinde, hatıra kutularında özenle saklanmış bir at kuyruğu tutamı görürseniz bilin ki orada yalnızca bir hayvanın parçası değil, bir insanın sadakatle örülmüş kalbi duruyordur.
Efsanelerin de dediği gibi eğer gerçekten bir yerlerde atların koştuğu o sonsuz çayırlar varsa, kuyruğu kısa olanlar en önde, en gururlu koşanlardır çünkü onlar bu dünyadan arkalarında kocaman bir sevgi mirası bırakarak ayrılmışlardır.