Google AdSense

Wide Skyscraper
(160x600)
Google AdSense

Wide Skyscraper
(160x600)
BIST 100 9.874,20 +1.42%
DOLAR 32,845 -0.08%
EURO 35,638 +0.18%
ALTIN 2.622,40 +0.65%
1 Ekim 2026 | --:--:--
İstanbul --°C
Ankara --°C
İzmir --°C
Bursa --°C
Antalya --°C
Adana --°C
Trabzon --°C
Erzurum --°C
Gaziantep --°C
Eskişehir --°C
Voltah Haber
Google AdSense | Responsive Leaderboard Banner (728x90)

Çerçeveden sorunlara savrulma riski

Çerçeveden sorunlara savrulma riski

Washington’ın uzun yıllardır savunma stratejisinin merkezinde Ortadoğu’dan Asya-Pasifik’e odaklanma hedefi var. Obama, Biden dönemlerinden Trump’a ortak yaklaşımları Çin’le mücadelede elini güçlendirmek. Bunu yaparken kuşkusuz kendi çıkarları doğrultusunda bir Ortadoğu denkleminin de peşinde. Bu bakış açısı bir yandan kendilerine bağımlı, dev savunma sanayisi çarklarını döndürecek şekilde zengin Körfez ülkeleriyle işbirliğini, bir yandan da İsrail’i Ortadoğu’da çıkarlarının savunucusu olarak koruyup kollama hedefini içeriyor. Aynı şekilde Çin’in yakın müttefiki Rusya ile Avrupa arasında savaş destekçileri de unutulmamalı.

7 Ekim 2023’te Hamas’ın “soru işaretleri”yle dolu İsrail saldırısı ile Ortadoğu’da klasik deyişle taşlar yeniden oynadı. İsrail’in Filistin’deki kıyımı, Lübnan, Suriye’yi de kapsayan işgali; Rusya-İran destekli Esad yönetiminin düşüşü, Şam’a cihatçı kökenli, şimdilerde Batı ile müttefik Şara yönetiminin gelmesi, İsrail-ABD saldırılarıyla birlikte İran’ın; Irak’tan Lübnan’a, Yemen’e uzayan Şii ekseninin ciddi ölçüde etkinliğini yitirmesi... Ukrayna-Rusya örneği gibi günümüzün sonu gelmeyen savaşlar stratejisinde yeni hedef İran. Hürmüz kilidi, bölgede alevlerin her an yayılma tehlikesini ortaya koyuyor.

 Bu kaotik dünya düzenini iyi değerlendirmeden atılacak her adım ise ülkemiz açısından riskleri beraberinde getiriyor. Türkiye, Akdeniz’den Karadeniz’e içinde bulunduğu zorlu coğrafya düşünüldüğünde emperyalist çıkarların her zamanki gibi tehdidi altında. ABD’nin doğrudan hedef aldığı İran ve Rusya ile coğrafi ortaklık, tarihi bağlar zaman zaman gerilimli de olsa stratejik dengelere kurulu.

KARŞI TEHDİT KİM... 

HERKES İÇİN DEMOKRASİ 

Hiç ittifak yapılmaz mantığı bu dönemin gerçekçiliği değil, hatta tarihte pek çok örneği olduğu gibi caydırıcılık unsuru olarak işbirlikleri bölgesel istikrar için etkili olabilir. Ancak bunun için ülke çıkarlarını, egemenliğini, askerini koruyacak net sınırların belirlenmesi gerek. Her ittifak bir karşı tehditten yola çıkarak oluşur, o zaman Türkiye için bu tehdit kimdir, nedir sorusunun yanıtı önemlidir. Olası bölgesel silahlanma yarışına karşı da dikkat edilmelidir. Türkiye için, kuruluş felsefesindeki “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesinin bu coğrafyada stratejik gücün kaynağı olduğu da akıllardan çıkarılmamalıdır.

İç politikada yaşanan sorunların dış politikadan ayrılması neredeyse imkânsız, her şey iç içe. NATO’nun Rusya’ya baskıyı artırmasının, ABD ile son derece yakın ilişkileri olan Riyad ve İslamabad’la savunma ittifakının yansımalarına bakarken içeride muhalefete baskı ikliminin sürdüğünü, iktidarın yeni anayasa arayışını, “çerçeve yasa” tartışmalarını birbirinden çok da ayrı okumak mümkün değil gibi.

Barış hepimizin ortak çağrısı, umudu ancak demokratik, laik, hukuk devleti ilkesindeki aşınmalar sürerken; kayyım, gözaltı kararları devam ederken; AYM, AİHM kararlarına uyulmazken “çerçeve yasa”nın neyi hedeflediği sorusu da tüm bu gelişmeler içinde kritik önemlidir. Hele ki Washington’ın “hayırsever monarşi” arayışlarıyla süslediği, emperyalistlerin “parçala-böl”lü Ortadoğu hesaplarında çölde serap görür hale gelmek istemiyorsanız... 

Haber Orijinal Kaynağı