Google AdSense

Wide Skyscraper
(160x600)
Google AdSense

Wide Skyscraper
(160x600)
BIST 100 9.874,20 +1.42%
DOLAR 32,845 -0.08%
EURO 35,638 +0.18%
ALTIN 2.622,40 +0.65%
1 Ekim 2026 | --:--:--
İstanbul --°C
Ankara --°C
İzmir --°C
Bursa --°C
Antalya --°C
Adana --°C
Trabzon --°C
Erzurum --°C
Gaziantep --°C
Eskişehir --°C
Voltah Haber
Google AdSense | Responsive Leaderboard Banner (728x90)

Çin’in silahı: Zaman - Nejat Eslen

Çin’in silahı: Zaman - Nejat Eslen

Çin’in siyasetini uzun vadeli, küresel jeopolitik vizyonu yönlendirir. Çin’in küresel boyutta jeopolitik amaçları vardır. Kendisini “dünyanın merkezi” olarak tanımlayan Çin, farklı bir dünya düzeni kurmayı ve yeni düzenin lideri olmayı istemektedir. Çin bu amacına ulaşmak için ABD ile rekabet etmek zorundadır. Çin, “ağır bir çarpışmaya girmeden ABD’ye üstünlük kurma”çabasındadır. Bu yaklaşım, Çin’in stratejik kültürünün gereği olan “dolaylı tutum” stratejik anlayışının yansımasıdır.

Çin’in uzun vadeli kalkınma, iç cepheyi tahkim etme, güçlenme ve jeostratejik hedeflerine erişme gayretleri için zamana gereksinimi vardır. Çin’in ABD’ye karşı en önemli silahı zamandır. Çünkü, zaman Çin’in lehine, ABD’nin aleyhine çalışmaktadır. Zamanı silah gibi kullanmak için gerekli olan ‘’stratejik sabır’’ zaten Çin’in stratejik kültüründe, stratejik aklında mevcuttur. Stratejik sabır ABD ile diyaloğu gerektirmektedir. İşte bu nedenle de Şi (Cinping) zirvede Trump’ı diyaloğa ikna ederek zaman kazanmaya çalışmıştır.

Şi Cinping’in zirvede yaptığı konuşmada kullandığı “Stratejik istikrar için yapıcı ABD- Çin ilişkisi kurulmalıdır”, “Çin ve ABD rakip değil ortak olmalıdır”, “Çin ulusunun büyük yeniden doğuşu ve Amerika’yı yeniden büyük yapmak düşünceleri birlikte ilerleyebilir” ifadeleri, Çin’in zaman kazanmak için ABD’yi diyaloğa davet çabalarıdır.

ÇİN’İN YENİ DÜZEN İSTEĞİ

Şi Cinping liderliğindeki Çin, iddialara göre, ABD’nin kurduğu kurallara dayalı düzene karşıdır ve uluslararası sistemin kurallarını değiştirmeyi, çok kutuplu, egemenlik odaklı yeni bir düzenin kurulmasını amaçlamaktadır. Şi Cinping, tek taraflı üstünlüğü, özellikle de ABD ve Batı üstünlüğünü reddeden, çok kutupluluğun oluşturduğu küresel dengeleri savunan, müdahaleci dış politikalara karşı çıkan, devletlerin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü esas alan, reforme edilmiş BM’yi, alternatif küresel finans ve yönetim mimarisinin inşa edilmesini, kalkınma odaklı dünya düzenini istemektedir.

DÜNYANIN FABRİKASI 

Çin’i büyük yapan imalat kapasitesidir. Çin’in halihazırda küresel sanayi üretimindeki payı yüzde 30’un üzerindedir ve halihazırda Çin; ABD, Japonya, Almanya ve Güney Kore’nin toplamından daha fazla imalat yapmaktadır. Bu eğilimin devam etmesi durumunda, 2035 yılına doğru Çin’in küresel imalata katkısı yüzde 40 bandına yaklaşırken ABD’nin payı ise yüzde 10-12 seviyelerinde olacaktır.

Dünyanın fabrikası konumunda olan Çin, sahip olduğu kritik mineraller, yeşil enerji teknolojileri ve elektrikli araçlar, bataryalar, güneş panelleri üretimleri ile küresel tedarik merkezidir. Çin, satın alma gücü paritesine göre dünyanın en büyük ekonomisidir.

Çin, Kuşak Yol Girişimi ile Asya’da, Avrupa’da, Afrika’da, Ortadoğu’da ve Latin Amerika’da yüz elliden fazla ülkede 1 trilyon doları aşan yatırımları ile jeopolitik nüfuz alanını genişletmektedir. Çin’in omurgasını oluşturduğu Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ve BRICS’in çok kutuplu dünya düzeni müşterek hedefi istikametinde bu ülkeye güç kazandırmaktadır. Çevre coğrafyası Çin’in denizlere açılımını tahdit etmekte, kuşatılmayı kolaylaştırmakta; Çin’in enerji tedariki için dış kaynaklara bağımlı olması ciddi hassasiyet oluşturmaktadır. Batılı uzmanlara göre, hızla yaşlanan nüfus, yapısal ekonomik sorunlar Çin’in zayıf taraflarıdır.

Küresel lider konumunu korumak, uluslararası sistemin kural koyucusu olma yeteneğini devam ettirmek, deniz ticaret yollarını kontrol etmek, Çin’in yükselişini dizginlemek Trump’ın başkanlığını yaptığı ABD’nin temel jeopolitik amaçlarını oluşturmaktadır. ABD’nin Çin’e karşı önceliği Asya-Pasifik bölgesinde müttefikleri ile birlikte Çin’in deniz ticaret yollarına açılımını kontrol altında tutmak, bölgede askeri stratejik üstünlük kurmasını sınırlamaktır. Teknolojik üstünlüğü sürdürmek, Çin’in nadir elementler üzerindeki tekel gücünü kırmak, gümrük tarifelerini baskı aracı olarak kullanmak, ABD’nin Çin’e karşı uyguladığı stratejinin merkezindeki tedbirleri oluşturmaktadır.

ÇİN’İN HEDEFİ DOLAR

ABD dünyanın en büyük ekonomisini temsil eder; teknolojide dünya lideridir, dünyanın en etkili askeri gücüne, nükleer silahlara sahiptir ve donanması ile deniz ticaret yollarını kontrol etmektedir. Ancak, ABD’yi asıl büyük yapan doların küresel para statüsü ve dolar merkezli küresel finansal yapıdır. Doların bu yeteneği ve dolar merkezli küresel finansal yapısı çökerse, ABD’nin küresel üstünlüğü de ciddi bir darbe yiyecektir. İşte bu nedenle ABD-Çin arasındaki mücadelenin ‘’ağırlık merkezi’’ dolar ve küresel finansal sistemdir.

Küresel güç mücadelesinde Çin’in asıl hedefi, ABD’yi güçlü kılan dolar ve dolar merkezli küresel finans yapısıdır. Çin bu amacına ulaşmak için, “zamanı kullanarak” doların gücünü aşındırmaya, ABD kontrolündeki küresel finans sistemini baypas edecek alternatif ticaret yöntemleri oluşturmaya çalışmaktadır.

Dünyanın geleceğini ABD ve Çin arasındaki mücadele belirleyecektir. Bu mücadelede başta yapay zekâ olmak üzere yeni teknolojiler, tedarik zincirleri, nadir elementler önemli rol oynayacaktır. Özetle, ABD, farklı tedbirlerle Çin’in yükselişini frenlemeye çalışırken, Çin, zamanı silah gibi kullanmakta, Amerika’yı büyük yapan doları ve dolar merkezli küresel finans sistemini hedef yapmaktadır.

Ne zaman ve nasıl sona ereceği bilinmeyen bu mücadele, dünyayı dengesiz, kuralsız, belirsizliklerle ve tehlikelerle dolu, şiddet yayan kaotik bir ortama dönüştürmektedir. Bu süreçte en büyük zararı iç cephesinde zafiyetleri olan, uzun vadeli rasyonel jeopolitik vizyon geliştiremeyen, enerjisini ulusal çıkar dışı amaçlar için harcayan ülkeler görecektir.

NEJAT ESLEN

EMEKLİ TUĞGENERAL

Haber Orijinal Kaynağı