Girdikleri ekosistemde taş üstünde taş bırakmayan dev pitonlar, uzun süredir bölgenin tek hakimiydi. Kuşlardan memelilere kadar önlerine çıkan her şeyi yiyip bitiren bu istilacı devlerin karşısına çıkabilecek hiçbir güç olmadığı düşünülüyordu. Florida ormanlarına korku salan dev pitonlar şimdi kaçacak yer arıyor; çünkü roller tamamen tersine döndü ve kendileri amansız birer av haline geldi.
VAHŞİ HAYVANLAR PİTONLARA KARŞI BİR ARAYA GELDİ
Yıllarca hiçbir doğal düşmanı olmadığı sanılan Burma pitonlarının saltanatına en büyük darbeyi, yine ekosistemin gerçek sahipleri vuruyor.
Bilimsel takip çalışmaları, bataklığın amansız hükümdarları olan Amerikan timsahlarının, su mokaseni yılanlarının ve bölgedeki yırtıcı memelilerin artık genç pitonları doğrudan hedef alıp avladığını ortaya koydu.
Üstelik bu direniş sadece yavrularla sınırlı kalmıyor; tek bir vaşağın, yaklaşık 3 metre uzunluğundaki yetişkin bir pitonu tek başına alt ederek öldürdüğü anlar vahşi yaşam kayıtlarına geçti. Doğa, istilacılara karşı kendi savunma mekanizmasını acımasızca devreye soktu.
TEK SEFERDE 42 YUMURTA: BİR VAŞAK DEV PİTONUN YUVASINI YOK ETTİ!
Yerli hayvanların başlattığı bu savaş sadece hayatta kalma mücadelesi değil, istilacı türün geleceğini de kökten sarsan organize bir direnişe dönüştü. Araştırmalar, yerli türlerin pitonların sadece kendilerini değil, yumurtalarını da hedef aldığını kanıtladı.
Kameralara yakalanan o dehşet anlarında, cesur bir vaşak dişi pitonun yuvasına defalarca dönerek saldırdı.
Öyle ki, anne piton yuvasına geri dönüp vaşakla göz göze gelmesine rağmen yerli yırtıcı geri adım atmadı ve yuvadaki 42 yumurtanın tamamını tek tek yok etti.
Bu olay, Florida'da yerli bir hayvanın piton üremesini baltaladığının belgelendiği ilk vaka olarak tarihe geçti. Hemen ardından gelen süreçte akbabaların da piton yuvalarını yağmalayıp yumurtaları tükettiği rapor edildi.
Bilim dünyası bu avlanma dalgasının pitonları tamamen bitirmeye yetip yetmeyeceğini henüz kestiremese de kesin olan bir şey var: Everglades'in yerli canlıları artık teslim olmuyor, doğa kendi dengesini korumak için amansızca savaşıyor.
BİLİM İNSANLARI DA TEKNOLOJİ İLE DOĞAYA DESTEK OLUYOR
Doğanın bu muazzam direnişine bilim insanları da teknolojik bir destek üniteleriyle katılıyor. Bölgede piton popülasyonunu tamamen kontrol altına almak adına en son geliştirilen yöntemler arasında, bataklıklara salınan güneş enerjili robot tavşanlar yer alıyor. Isıtıcılar ve kameralarla donatılan bu yapay avlar sayesinde, gizlenen pitonlar yuvalarından çıkarılarak tespit ediliyor.
ROBOT TAVŞANLARLA PİTON AVI!
Florida Üniversitesi araştırmacıları, REWYLD iş birliği ve Güney Florida Su Yönetimi Bölgesi desteğiyle Everglades genelinde yüksek teknolojili sahte tavşanlar konuşlandırmaya başladı. Bölgedeki en büyük sorun pitonları yakalamak değil; kilometrelerce uzanan vahşi arazide onları tespit edebilmek.
Günde ortalama beş saatini arama çalışmalarına harcayan avcıların işini kolaylaştırmayı hedefleyen proje, yılanları aramak yerine onları belirlenmiş noktalara çekmeyi amaçlıyor.
GERÇEĞİNDEN AYIRT EDİLEMİYOR
Birmanya pitonlarının bölgedeki memeli popülasyonunu tüketme noktasına getirdiğini belirten proje lideri Prof. Robert McCleery, bu ilginin tersine mühendislikle avantaja çevrildiğini ifade ediyor. Şu anda sahada test edilen yaklaşık 90 sahte tavşanın her biri farklı özelliklerle programlanabiliyor:
Avların yaydığı vücut ısısı Doğal memeli kokuları Toprakta hissedilen ince titreşimler Gerçekçi hareket simülasyonları
Su baskınlarına ve çetin hava koşullarına dayanacak şekilde yerden yüksek tasarlanan düzenekler, diğer vahşi hayvanların müdahalesini engelleyen koruyucu ağlarla donatılmış durumda.
YILAN YAKLAŞTIĞINDA YAPAY ZEKA DEVREYE GİRİYOR
Sistemin en can alıcı noktası ise yapay zeka algoritmaları. Bir piton tuzağa yaklaştığında sistem bunu anında algılıyor ve çevredeki kayıtlı avcılara anlık koordinat bildirimi gönderiyor.
PİTONLAR SABIRLA BEKLİYOR!
Sanılanın aksine pitonlar bu sahte hedeflere hemen saldırmıyor. McCleery, internetteki yaygın inanışın aksine yılanların tavşanı doğrudan ısırmaya çalışmadığını, hedefin yanında son derece sabırlı biçimde beklediğini gözlemlediklerini belirtiyor.
Yılanların bu sabırlı yapısı, sahadaki ekiplere olay yerine ulaşıp hayvanı güvenli şekilde etkisiz hale getirmeleri için kritik bir zaman avantajı kazandırıyor.
300 BİN PİTONLUK TEHDİT KUZEYE YAYILABİLİR
Bölgedeki küçük memeli popülasyonunun yüzde 95'ini yok eden pitonların tahmini sayısının 300 bine ulaştığı belirtiliyor. Güneyde besin bulmakta zorlanan yılanların kuzey bölgelere doğru yayılma riski bulunuyor.
REWYLD yetkilisi Jean Paul De Desrochers, bu teknolojinin yalnızca mevcut nüfusu temizlemekle kalmayıp, istilanın henüz başlamadığı komşu bölgelere yayılmasını da durdurabileceğini vurguluyor.
Saha testlerinin kış aylarında yılan hareketliliğinin azalması nedeniyle yalnızca haziran ile eylül arasında yapılabilmesi süreci yavaşlatıyor.
Ekip, testleri 365 gün kesintisiz sürdürebilmek amacıyla üniversite bünyesinde özel bir laboratuvar kurmak için yaklaşık 200 bin dolarlık fon toplamayı hedefliyor.