Sosyal medya mecralarının kullanıcıları olabildiğince uzun süre ekranda tutmak üzere kurguladığı algoritmik sistemler, küresel ölçekte devasa bir toplumsal tehdide dönüştü. Küresel şirketlerin yüksek etkileşim amacıyla nefret, şiddet ve çocuk istismarı içeren yayınları öne çıkarması, aile yapısını ve çocukları doğrudan hedef alıyor. A Haber'e ekranlarına özel açıklamalarda bulunan uzmanlar ve yetkililer, dijital platformların yarattığı risklere karşı Türkiye'nin başlattığı kapsamlı mücadeleye dikkat çekti.
"SOSYAL MEDYA ARTIK BİR MİLLİ GÜVENLİK SORUNUDUR"
TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, ulusötesi platformların tutumuna karşı diplomasinin tıkandığını belirterek şunları kaydetti:
"GECE 02.00 - 05.00 ARASI KRİMİNAL ZAMAN DİLİMİDİR!"
A Haber canlı yayınında platformlardaki istismar çarkını deşifre eden SODİMER Başkanı Prof. Dr. Levent Eraslan, canlı yayınlarda "hediye" adı altında çocukların hedef alındığına dikkati çekerek şu uyarıda bulundu:
"Çok büyük bir dijital kuşatmayla karşı karşıyayız. Hediye adı altında çocuklara para gönderip her istediklerini yaptırıyorlar. 13-14 yaşındaki küçücük çocukları o sosyal medyada meze yapıyorlar. Buradan tüm anne ve babalara sesleniyorum: Gece 02.00 ile 05.00 arası dijital dünyada adeta bir 'kriminal zaman dilimidir'. Lütfen anne babalar o saatlerde çocuklarınızın dijital ayak izlerine dikkat edin, odalarında onları yalnız bırakmayın."
SANSÜRCÜ META'YA KARŞI EMSAL TAZMİNAT KARARI
Dijital devlerin Filistin konusundaki çifte standardı ve siyasi sansürleri de hukuki engelle karşılaştı. Dijital Medya Uzmanı Ümit Sanlav, Sumud Filosu'nda yer alan sunucu İkbal Gürpınar'ın Filistin paylaşımlarına kısıtlama getiren Meta şirketine karşı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumuna (TİHEK) yaptığı başvurunun sonuçlandığını belirtti.
Sanlav şunları kaydetti:
"İkbal Hanım, dünya devi Meta şirketinden tam 256 bin 357 TL tazminat kazanmaya hak kazandı. Bu karar son derece büyük bir emsal teşkil edecek. Bundan sonra gerek Türkiye'deki gerekse diğer ülkelerdeki kullanıcılar, küresel şirketlerin sansür ve kısıtlamalarına maruz kaldıklarında, kendi kanuni haklarını arayarak bu şekilde haklarına kavuşabilecekler."