Süleymancıların lideri Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüyle ilgili şüpheler daha da derinleşti. Vefatından sonra Denizolgun’u ilk muayene eden aile doktoru Nurettin Demirkol’un ölüm anından olay yeri tutanaklarına kadar birçok konuda yalan söylediği ortaya çıktı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın iddianamesinde, Demirkol’un tanık sıfatıyla verdiği ifadelerin HTS kayıtları, acil çağrı merkezi kayıtları ve tanık beyanlarıyla çeliştiği belirtildi. Denizolgun’un vefat ettiği dönemde cemaate bağlı Hisar Hastanesi’nde dahiliye uzmanı olarak çalışan Demirkol, aynı zamanda Denizolgun’un özel doktoruydu.
BİLMİYOR VEYA HATIRLAMIYOR!
Vefatın ardından tanık sıfatıyla ifade veren Demirkol, Denizolgun’un özel doktoru olmadığını, çiftliğe gittiğinde yalnızca Murat Bayrak ile yabancı uyruklu bir kişinin bulunduğunu söyledi. Denizolgun’un yüzünde ve vücudunda kan görmediğini ve ölümünü şüpheli bulmadığını öne süren Demirkol, “Polisleri kimin aradığını bilmiyorum. Ben olay yerine gittikten 1 saat sonra polis ekipleri geldi, olay yerine Alihan Kuriş, Ahmet Yum ve Ahmet Gökçen'in gelip gelmediğini hatırlamıyorum. Olay günü Kısıklı'da olan ikametimdeydim” ifadelerini kullanmıştı. Ancak dosyaya giren HTS kayıtları ve acil çağrı merkezi kayıtları ve tanık ifadeleri Demirkol’u yalanladı.
POLİS: BİZİ DOKTOR ARADI
İddianamede yer alan 155 acil çağrı ihbarı çözüm tutanağına göre Riva Polis Merkezi’ni arayan kişi Demirkol’du. Kendini ailenin hekimi olarak tanıtan Demirkol’un, görüşmede Denizolgun’un ölümünü şüpheli bulduğunu söylediği kaydedildi. Olay yerine ilk giden polis memuru Z.G. de ihbarı maktulün özel doktoru olduğunu söyleyen kişinin yaptığını ve ekipleri olay yerinde doktorun karşıladığını belirtti. Olay yeri inceleme memuru E.T. de benzer yönde ifade verirken, Alihan Kuriş’in de olay yerinde bulunduğunu söyledi. HTS kayıtları ve tanık beyanları, Hilmi Tuna Kuriş ile Alihan Kuriş’in olay yerinde bulunduğuna ilişkin bilgileri destekledi.
BAZ KAYITLARI YALANLADI
Demirkol’un Denizolgun’un yüzünde kan görmediği yönündeki ifadesi de olay yeri tutanağıyla çelişti. Bilirkişi doktorun hazırladığı tutanakta, Denizolgun’un yüzünün kanlı olduğu ve ağzından kan gelmeye devam ettiği belirtildi. Olay günü Kısıklı’daki evinde bulunduğunu söyleyen Demirkol’un bu bölgede baz kaydına rastlanmadığı da iddianamede yer aldı. Ayrıca Demirkol’un çiftliğe gittikten yaklaşık bir saat sonra polislerin geldiği yönündeki beyanına karşılık, çiftlikteki ilk baz kaydının saat 22.15’te, 155 ihbarının ise 00.30’da gerçekleştiği tespit edildi. Savcılık, bu bulgular doğrultusunda Demirkol hakkında yalan tanıklık suçundan 4 yıla kadar hapis cezası istedi.