Yıllardır, bütün devletlerin merkez iktidar alanını güçlendirmeye, savunma kalkanlarını güçlendirmeye, içerideki “yabancı unsurlar”ın etkisini kırmaya çalıştığını, aklı başında birçok ülkenin küresel ölçekte bir fırtınaya hazırlandığını tartışmaya çalışıyorum. Türkiye’nin; özellikle 15 Temmuz 2016’dan sonra, baş döndürücü bir şekilde, birçok Avrupa ülkesini bile geride bırakarak, bütün bu alanlarda bayraklaştığına, hazırlıklara erken başlayıp büyük yol aldığına, küresel eğilimleri çok dikkatli takip