Google AdSense

Wide Skyscraper
(160x600)
Google AdSense

Wide Skyscraper
(160x600)
BIST 100 9.874,20 +1.42%
DOLAR 32,845 -0.08%
EURO 35,638 +0.18%
ALTIN 2.622,40 +0.65%
12 Ekim 2026 | --:--:--
İstanbul --°C
Ankara --°C
İzmir --°C
Bursa --°C
Antalya --°C
Adana --°C
Trabzon --°C
Erzurum --°C
Gaziantep --°C
Eskişehir --°C
Voltah Haber
Google AdSense | Responsive Leaderboard Banner (728x90)

Enerji depolama pazarında muazzam büyüme bekleniyor: Kapasite 7 TWh'ı aşacak

Enerji depolama pazarında muazzam büyüme bekleniyor: Kapasite 7 TWh'ı aşacak

Şirketin öngörüsüne göre küresel enerji depolama kapasitesi 2035 yılına kadar yedi katından fazla artarak 7 TWh seviyesini aşacak. Bu büyümede yalnızca büyük ölçekli enerji projeleri değil, ticari ve endüstriyel tesislerde kullanılacak batarya sistemleri de giderek daha önemli bir rol oynayacak.

Yalnızca 2026'da Talebin Yüzde 30 Artması Bekleniyor

Wood Mackenzie'nin değerlendirmesine göre küresel enerji depolama pazarındaki büyüme, 2026 yılında da hız kesmeyecek. Yalnızca bu yıl içinde talebin yaklaşık yüzde 30 artması bekleniyor. Bununla birlikte pazarın geleceğini belirleyecek asıl değişim, enerji depolama sistemlerinin hangi alanlarda kullanılacağı ve yeni kurulumların hangi bölgelerde yoğunlaşacağı olacak.

Bugüne kadar enerji depolama denildiğinde çoğunlukla elektrik şebekelerine bağlanan büyük batarya tesisleri öne çıkıyordu. Ancak ticari ve endüstriyel enerji depolama sistemleri de önemli bir büyüme potansiyeli taşıyor. C&I (Commercial & Industrial) olarak adlandırılan bu segment; fabrikalar, ticari binalar ve farklı büyüklüklerdeki işletmeler tarafından kullanılan batarya sistemlerini kapsıyor.

Bu sistemler, elektriğin talebin düşük olduğu veya fiyatların daha uygun seyrettiği zamanlarda depolanmasını ve ihtiyaç duyulduğunda kullanılmasını sağlıyor. Böylece işletmelerin elektrik maliyetlerini düşürmelerine, enerji tüketimlerini daha esnek şekilde yönetmelerine ve elektrik şebekesine olan bağımlılıklarını azaltmalarına yardımcı olabiliyor. Güneş panelleriyle birlikte kullanıldıklarında ise gündüz üretilen fazla elektriğin daha sonra değerlendirilmesini mümkün kılıyorlar.

Wood Mackenzie'nin ticari ve endüstriyel enerji depolama kapasitesini ayrı bir kategori olarak ele alması da bu segmentin giderek daha fazla önem kazandığına işaret ediyor. Şirketin analizine göre bazı bölgelerde endüstriyel tesislerden gelen talep, diğer ticari kullanımlardan belirgin şekilde daha yüksek. Bu nedenle enerji depolama pazarını yalnızca büyük ölçekli şebeke projeleri üzerinden değerlendirmek, sektördeki büyümenin önemli bir bölümünü gözden kaçırabilir.

Avrupa, Enerji Depolama Kurulumlarında ABD'yi Geride Bıraktı

Küresel enerji depolama pazarında büyümenin yanı sıra bölgesel dengeler de değişiyor. Çin ve ABD, toplam pazar büyüklüğü bakımından dünyanın en büyük iki enerji depolama pazarı olmayı sürdürüyor. Ancak Wood Mackenzie'nin verilerine göre Avrupa, 2026 yılında yıllık yeni kurulum kapasitesi bakımından ilk kez ABD'yi geride bırakarak Çin'in ardından ikinci sıraya yerleşti.

Şebekedeki dalgalanmaların yönetilmesi ve yenilenebilir enerji kaynaklarının daha verimli kullanılması ihtiyacı, Avrupa'da enerji depolama yatırımlarını destekleyen başlıca etkenler arasında bulunuyor. Özellikle güneş enerjisi üretiminin arttığı pazarlarda, elektrik üretiminin yoğunlaştığı saatlerde oluşan arz fazlasını daha sonra kullanabilmek önem kazanıyor.

Konut tipi enerji depolama sistemlerinde ise farklı bir tablo ortaya çıkıyor. Avustralya, Almanya'yı geride bırakarak dünyanın en büyük konut tipi enerji depolama pazarı hâline geldi. Ülkede Cheaper Home Batteries adlı destek programı kapsamında yarım milyondan fazla kurulum gerçekleştirildi. ABD'de ise vergi teşviklerine erişimin azalmasının etkisiyle konut tipi enerji depolama pazarının bu yıl daralması bekleniyor.

Wood Mackenzie'nin yeni değerlendirmesinde dikkat çeken bir diğer değişiklik, büyük ölçekli enerji depolama projelerinin artık üç ayrı kategoride incelenmesi. Şirket, şebeke ölçeğindeki sistemleri yalnızca tek bir başlık altında değerlendirmek yerine bağımsız batarya tesislerini, güneş enerjisi santralleriyle birlikte kurulan sistemleri ve rüzgâr enerjisi santralleriyle eşleştirilen sistemleri birbirinden ayırıyor. Wood Mackenzie'nin tahminlerine göre bağımsız projeler, 2035 yılına kadar büyük ölçekli enerji depolama pazarının en büyük bölümünü oluşturmaya devam edecek. Bununla birlikte 2035'e kadar devreye alınması beklenen depolama kapasitesinin yaklaşık üçte biri, bir güneş veya rüzgâr santraliyle birlikte çalışacak sistemlerden oluşacak.

Eski Batarya Sistemlerinin Yerini Yenileri Alacak

Enerji depolama pazarının büyümesiyle birlikte önümüzdeki yıllarda yeni bir ihtiyaç daha ortaya çıkacak: kullanım ömrünü tamamlayan batarya sistemlerinin yenilenmesi. Sektör henüz büyük çaplı bir yenileme dönemine girmiş değil. Wood Mackenzie, kullanım ömrünü tamamlayan enerji depolama tesislerinin önemli ölçekte devreden çıkıp yenilenmesinin 2030 sonrasında hızlanmasını bekliyor. Şirketin tahminlerine göre 2035 yılına kadar yenileme ve yeniden güçlendirme çalışmalarıyla 40 GWh'lık ek kapasite devreye alınacak. Bu alandaki faaliyetlere ABD, Japonya ve Almanya öncülük edecek.

Bu tahmin, enerji depolama pazarının artık yalnızca yeni tesislerin kurulmasıyla büyüyen bir sektör olmaktan çıkmaya başladığını da gösteriyor. İlk büyük ölçekli batarya yatırımlarının yaşlanmasıyla birlikte bakım, yenileme ve kapasite artırımı gibi faaliyetler de pazarın önemli parçaları hâline gelecek.

Haber Orijinal Kaynağı