Tek bir kitap bile zindana ve idama götürüyordu
2011 yılının sonlarında Şam'da rejimin muhalif fikirlere ve yasaklı yayınlara yönelik acımasız cadı avı yürüttüğü günlerde, Ebu Bilal ailesiyle birlikte Kuveyt’e sığınmak zorunda kaldı. Rejim istihbaratının (Muhaberat) ve Şebbiha milislerinin evlere yaptığı baskınlarda evinde yasaklı tek bir kitap dahi bulunanların işkence merkezlerine götürülüp katledildiği o karanlık günlerde, Ebu Bilal sahip olduğu fikri mirası yok etmek yerine sıradışı bir yöntem seçti. Eserlerini odanın bir köşesine istifleyen yaşlı adam, önlerine tuğladan sahte bir duvar örüp sıvayarak kütüphanesini adeta mühürledi.
15 yıl sonra gelen vuslat: Çekiç darbeleriyle aydınlanan hafıza
Aradan geçen 15 koca yılın ardından Şam’daki evine geri dönen Ebu Bilal, ilk iş olarak eline aldığı aletlerle o sahte duvarı yıkmaya başladı. Duvarın arkasında kalan ve yıllarca güneş ışığı görmeyen yüzlerce ciltlik dini, tarihi ve edebi eser, hiçbir zarar görmemiş halde yeniden gün ışığına kavuştu. Oğlu yazar Bilal Alloun tarafından kayda alınan o tarihi anlar, Esed rejiminin hafızayı ve fikri yok etme politikalarına karşı sivil bir direnişin en çarpıcı sembolü olarak uluslararası kamuoyunda yankı buldu.