Türk savunma sanayisinin kara sistemleri üreticilerinden FNSS, paletli zırhlı araç alanındaki faaliyetlerinde 4.500 adedi aşan teslimat seviyesine ulaştı. Şirket, bugüne kadar geliştirdiği ve ürettiği 4.500’ün üzerinde paletli zırhlı aracı Türk Silahlı Kuvvetleri ile 6 dost ve müttefik ülkenin envanterine kazandırdı. ZMA-15 ile başlayan üretim yolculuğunu orta sınıf tanklar, amfibi hücum araçları, hava savunma platformları ve insansız kara sistemleriyle genişleten FNSS, yeni nesil tahrik teknolojilerine yönelik çalışmalarını da sürdürüyor.
1989’dan bu yana Türk Silahlı Kuvvetlerinin paletli zırhlı araç ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştiren şirket, 35 yılı aşkın mühendislik birikimini farklı kullanıcıların operasyonel gereksinimlerine uyarlıyor. İhracat projelerinde yerel üretim, teknoloji transferi ve entegre lojistik destek gibi başlıklar da şirketin faaliyetlerinde öne çıkıyor.
ZMA-15’ten KAPLAN MT’ye Uzanan Üretim Tecrübesi
FNSS’nin paletli zırhlı araç alanındaki geçmişi, ZMA-15 üretimiyle başladı. Şirket, ilerleyen yıllarda farklı görevler için geliştirilen araçlarla ürün ailesini genişletti.
FNSS, 1990’lı yıllardan itibaren Türk Silahlı Kuvvetleri için 2.200’ün üzerinde zırhlı muharebe aracı ve geliştirilmiş zırhlı personel taşıyıcı üretti. Şirketin açıklamalarında, ilk dönem üretimlerinde yaklaşık yüzde 80 yerlilik oranına ulaşıldığı belirtiliyor.
ZMA ve geliştirilmiş zırhlı personel taşıyıcılar, piyade birliklerinin zırh koruması altında taşınması ve muharebe sahasında hareket kabiliyetinin desteklenmesi amacıyla kullanılıyor. Bu platformların modernizasyonu ise mevcut araçların kullanım ömrünün uzatılmasını ve yeni sistemlerle güncellenmesini sağlıyor.
FNSS’nin ürün ailesi zaman içinde KAPLAN-10 silah taşıyıcı araç, KUNDUZ zırhlı istihkâm iş makinesi, ZAHA amfibi hücum aracı ve KAPLAN MT orta sınıf tank gibi farklı platformları kapsayacak şekilde genişledi.
Altı Ülkeye Uzanan İhracat Faaliyetleri
FNSS’nin paletli araçları Türkiye dışında da farklı ülkelerin silahlı kuvvetleri tarafından kullanılıyor. Şirketin ihracat ve ortak üretim projeleri arasında Birleşik Arap Emirlikleri, Malezya, Suudi Arabistan, Bahreyn, Filipinler ve Endonezya ile yürütülen çalışmalar bulunuyor.
1997’de Birleşik Arap Emirlikleri’ne gerçekleştirilen zırhlı muharebe aracı ihracatı, Türk savunma sanayisinin komple savunma sistemi ihracatı açısından önemli dönüm noktalarından biri oldu. Malezya’daki ADNAN Projesi kapsamında ise 250’den fazla aracın envantere kazandırıldığı belirtiliyor.
Endonezya ile yürütülen KAPLAN MT programı, Türkiye’nin orta sınıf tank ihracatı açısından öne çıkıyor. İki ülke arasındaki iş birliği, yerel üretim ve teknoloji paylaşımını da kapsıyor.
Bu projeler, zırhlı araç ihracatının yalnızca araç teslimatından ibaret olmadığını gösteriyor. Bakım, yedek parça, modernizasyon ve teknik destek faaliyetleri de kullanıcı ülkelerle uzun vadeli iş birliklerinin önemli bileşenleri arasında yer alıyor.
KAPLAN Ailesiyle Orta Sınıf Tank Ve Personel Taşıyıcı Çözümleri
FNSS’nin KAPLAN platform ailesi, farklı ağırlık sınıflarındaki paletli muharebe araçlarına temel oluşturuyor. Aile içinde silah taşıyıcı araçlardan orta sınıf tanka ve paletli personel taşıyıcıya kadar farklı görev ihtiyaçlarına yönelik çözümler bulunuyor.
KAPLAN MT, Endonezyalı PT Pindad ile yürütülen iş birliği kapsamında geliştirilen ve Türkiye’nin orta sınıf tank ihracatında öne çıkan platformu. Program, iki ülkenin savunma sanayisi şirketleri arasında ortak üretim ve teknoloji geliştirme faaliyetlerine örnek oluşturuyor.
KAPLAN platformu, yeni araç geliştirme çalışmalarının yanı sıra farklı görev donanımlarının entegrasyonu için de kullanılıyor. KAPLAN ailesinden türetilen araçlar, kullanıcıların koruma, ateş gücü, hareket kabiliyeti ve taşıma kapasitesi ihtiyaçlarına göre şekillendiriliyor.
FNSS, Avrupa’daki iş birliklerini de genişletiyor. Şirketin CSG Defence ile yürüttüğü çalışmalar kapsamında KAPLAN platformundan türetilen KARPAT orta tankının Avrupa’da üretimine yönelik çerçeve anlaşma imzalandı.
ZAHA Ve KUNDUZ Farklı Görev İhtiyaçlarına Cevap Veriyor
FNSS’nin ürün portföyü yalnızca muharebe araçlarıyla sınırlı değil. Şirket, amfibi harekât ve istihkâm faaliyetleri gibi farklı askerî görevler için de özel platformlar geliştiriyor.
ZAHA, deniz piyadelerinin gemiden kıyıya ve kıyıdan kara içlerine intikalini desteklemek üzere geliştirilen amfibi zırhlı hücum aracı. Türk Deniz Kuvvetlerinin TCG Anadolu gemisiyle birlikte görev yapabilen araç, denizden karaya intikal sırasında personel ve ateş desteği sağlamak üzere tasarlandı.
KUNDUZ ise amfibi kabiliyete sahip zırhlı istihkâm iş makinesi olarak öne çıkıyor. Araç, su geçişleri ve kıyı bölgeleri gibi zorlu alanlarda istihkâm faaliyetlerini desteklemek amacıyla geliştirildi ve Filipinler’e ihraç edildi.
Bu platformlar, FNSS’nin farklı operasyonel ihtiyaçlar için özel tasarım yaklaşımını yansıtıyor.
Gölge Süvari İle İnsansız Kara Araçlarına Yönelim
Modern muharebe sahasında insansız sistemlerin kullanım alanı genişlerken FNSS de otonom kara araçları üzerinde çalışmalar yürütüyor.
Şirketin öz kaynaklarıyla geliştirdiği Gölge Süvari, ağır sınıf insansız kara aracı konseptiyle öne çıkıyor. FNSS ayrıca mevcut paletli zırhlı araçlara entegre edilebilecek otonomi çözümleri üzerinde çalışıyor.
Bu teknolojiler, personelin doğrudan risk altında bulunduğu görevlerde uzaktan veya otonom kullanım seçeneklerinin değerlendirilmesine imkân sağlayabilir. Ancak otonomi seviyeleri ve operasyonel kullanım biçimleri, her platformun teknik özelliklerine ve görev gereksinimlerine göre değişiyor.
Mevcut araçlara otonomi kitlerinin entegre edilmesi, yeni platformların geliştirilmesinin yanı sıra envanterdeki araçların da yeni teknolojilerle güncellenmesini mümkün kılabilir.
Hibrit Tahrik Sistemi İçin Yeni Teknoloji Çalışmaları
FNSS, paletli araçlarda hareket kabiliyetini ve enerji verimliliğini geliştirmeye yönelik hibrit tahrik sistemi üzerinde de çalışıyor. KAPLAN paletli hibrit araç üzerinde geliştirilen dizel-elektrikli güç grubu; sessiz sürüş, sessiz gözetleme, yakıt ekonomisi ve harici elektrik gücü sağlama gibi özelliklerle öne çıkıyor.
FNSS’nin açıkladığı bilgilere göre hibrit tahrik sistemi, 20 ton ağırlığa kadar olan araçlara uygulanabiliyor. Sistemin 30–40 ton sınıfındaki araçlara yönelik versiyonu ise geliştirme aşamasında bulunuyor.
Şirket, hibrit güç grubu mimarisinin konvansiyonel transmisyon ihtiyacını ortadan kaldırabildiğini ve seri üretim teslimat takvimlerinde en az 12 aylık kısalma sağlayabildiğini belirtiyor. Bu süre avantajının hangi araç ve üretim koşullarında elde edileceğine ilişkin ayrıntılar ise uygulamaya göre değişebilir.
Hibrit tahrik teknolojileri, askerî araçlarda yalnızca yakıt tüketimi açısından değil, elektrikli görev sistemlerinin beslenmesi ve sessiz hareket kabiliyeti açısından da önem taşıyor.
Modernizasyon Çalışmalarıyla Araçların Hizmet Ömrü Uzatılıyor
FNSS, Türk Silahlı Kuvvetleri ile dost ve müttefik ülkelerin envanterindeki paletli araçların modernizasyonuna da katkı sağlıyor. Bu çalışmalar kapsamında araçların koruma, haberleşme, silah sistemleri ve görev donanımlarının güncellenmesi hedefleniyor.
Modernizasyon, yeni araç satın alımına kıyasla bazı durumlarda mevcut platformlardan daha uzun süre yararlanılmasını sağlayabiliyor. Bununla birlikte, modernizasyonun kapsamı aracın başlangıçtaki teknik durumuna ve kullanıcının ihtiyaçlarına göre belirleniyor.
FNSS’nin üretim, ihracat, modernizasyon ve yeni teknoloji geliştirme faaliyetleri, şirketin paletli kara sistemleri alanındaki çalışmalarının farklı boyutlarını oluşturuyor. 4.500’ü aşan araç sayısı da bu uzun dönemli faaliyetlerin toplam çıktısını gösteriyor.