İstiğnâ ve iktifâ, bizim medeniyet tasavvurumuzun gönül verdiğimiz değerlerden süzerek rafine hale getirip kalplerimize emanet ettiği iki mühim kavramdır ve yalan dünyada Müslümanca yaşamak isteyen kişinin hayatında pek kıymetli bir yer tutar. İstiğnâyı, ihtiyacımız olmayan şeyi elde etme arzusunun terki diye tarif edebiliriz. Arzu ve ihtiyaç bu babta ekseriyetle birbirine karıştırılır. Karışmasın diye bir misal verelim. Su içmek bir ihtiyaçtır, altın işlemeli kristal bir bardaktan su içmek ise