İnsan, inandığı için mi yaşadığı dünyaya anlam verir, yoksa yaşadığı dünyayı anlamlandırırken mi inancının farkına varır? Bu sorunun tek bir cevabı olmayabilir. Zira insan yalnız aklıyla düşünen, iradesiyle karar veren, duygularıyla yaşayan bir varlık değildir. Aynı zamanda inanan, şüphe eden, kaygı duyan, korkan, ümit eden; sevinci ve kederiyle kendi varlığının manasını arayan bir varlıktır. Hayati Hökelekli Hoca’nın ilmî hayatına baktığımda, onun bu insanı anlamaya çalıştığını görüyorum. “Din