Google AdSense

Wide Skyscraper
(160x600)
Google AdSense

Wide Skyscraper
(160x600)
BIST 100 9.874,20 +1.42%
DOLAR 32,845 -0.08%
EURO 35,638 +0.18%
ALTIN 2.622,40 +0.65%
6 Ekim 2026 | --:--:--
İstanbul --°C
Ankara --°C
İzmir --°C
Bursa --°C
Antalya --°C
Adana --°C
Trabzon --°C
Erzurum --°C
Gaziantep --°C
Eskişehir --°C
Voltah Haber
Google AdSense | Responsive Leaderboard Banner (728x90)

Huzurevinde yer kalmadı

Huzurevinde yer kalmadı

Türkiye’de aile yapısının değişmesi, çekirdek ailenin yaygınlaşması ve yaşlıların aile yaşamında geri plana itilmesi huzurevlerine olan talebi artırıyor. Huzurevine yerleşmek için bekleyenlerin sayısı 20 bine ulaşırken, İzmir’de merkezi bir huzurevinde 14 bin, İstanbul Etiler’deki bir huzurevinde ise 4-5 bin kişinin sırada olduğu belirtiliyor.

Talebin artışında aile içindeki ilişkilerin dönüşümüne dikkat çeken Sosyolog Nergis Dama, “Çekirdek ailenin ideal aile modeli olarak öne çıkarılması, büyük ebeveynlerin aileye sunduğu denge ve sosyal koruma imkanlarını geri plana itiyor. Yaşlıların evden ve aile bağlarından uzaklaşması, gelecekte Türkiye açısından sosyal güvenlik ve bakım hizmetleri alanında ciddi maliyetler doğurabilir” ifadelerini kullandı.

AİLE İÇİ İLİŞKİLERE BAKIŞ AÇISI DEĞİŞTİ

Huzurevlerine olan talebin sadece yaşlı nüfusun artmasıyla açıklanamayacağını vurgulayan Dama, “Aile içerisinde kurduğumuz ilişkilerde çok derin ve önemli bir değişim mevcut. Anneye, babaya bakış açımız, kendi sorumluluklarımız, çalışma hayatıyla aile hayatı arasındaki ciddi kırılmalar bu noktada etkili.

Yaşlı bireye bakarken onun bakımını bir yük olarak mı görüyoruz, yoksa sorumluluk olarak mı görüyoruz? Asıl düşünmemiz gereken şey bu” dedi. Aile yapısındaki dönüşümün yaşlı bakımını da doğrudan etkilediğini belirten Dama, “Büyükanne ve büyükbabaların ev içindeki rollerinin azalması yalnızca yaşlıları değil, çocuk yetiştirme süreçlerini ve doğurganlık oranlarını da etkiliyor. Çekirdek ailenin ideal aile modeli olarak öne çıkarılması, büyük ebeveynlerin aileye sunduğu denge ve sosyal koruma imkanlarını geri plana itiyor” diye konuştu.

HER OLUMSUZ DENEYİME 'TRAVMA' DENMEMELİ

Dama, “Çocuğa bakış açımızı değiştirmemiz gerektiği gibi yaşlıya bakış açımızı da değiştirmemiz lazım. Yaşlının bizim için ne ifade ettiğini yeniden düşünmemiz gerekiyor. Anne-baba ve geniş aileyle kurulan bağların bireyin gelecekteki ilişkilerinin ve sorumluluk bilincinin inşasında önemli rol oynuyor. Aşırı bireyselliğin empoze edilmesi ve her olumsuz deneyimin ‘travma’ olarak nitelendirilmesi insanları sorumluluktan uzaklaştırıyor” şeklinde konuştu. Dama, yaşlı bakımının kolay bir süreç olmadığını ancak ailelerin desteklenmesi, çalışma hayatının aile yaşamıyla daha uyumlu hale getirilmesi ve yaşlıların aile dışında da sosyalleşebileceği modellerin oluşturulması gerektiğini belirtti.

435 HUZUREVİ DOLU

Yaşlı nüfusu her geçen gün artarken, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı da yaşlı bakımına yönelik hizmetlerini sürdürüyor. Bakanlık, huzurevlerinin yanı sıra yaşlıların kendi evlerinde ve sosyal çevrelerinde yaşamlarını sürdürmelerini destekleyen alternatif hizmetler de sunuyor. Türkiye genelinde kamu ve özel sektör dahil 435’in üzerinde huzurevi ile yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezi bulunurken, Yaşlı Destek Programı (YADES) kapsamında 65 yaş üstü bireylere evde temizlik, sıcak yemek ve kişisel bakım desteği sağlanıyor. Yaşlılar için Gündüz ve Evde Bakım Hizmetlerinin İyileştirilmesi için Teknik Yardım (YAGEP) ile evde ve gündüz bakım hizmetlerinin geliştirilmesi hedeflenirken, bakıma muhtaç yaşlısına evinde bakan ailelere Evde Bakım Yardımı ile düzenli nakdi destek verilerek kuşakların bir arada yaşaması teşvik ediliyor.

Haber Orijinal Kaynağı