Google AdSense

Wide Skyscraper
(160x600)
Google AdSense

Wide Skyscraper
(160x600)
BIST 100 9.874,20 +1.42%
DOLAR 32,845 -0.08%
EURO 35,638 +0.18%
ALTIN 2.622,40 +0.65%
5 Ekim 2026 | --:--:--
İstanbul --°C
Ankara --°C
İzmir --°C
Bursa --°C
Antalya --°C
Adana --°C
Trabzon --°C
Erzurum --°C
Gaziantep --°C
Eskişehir --°C
Voltah Haber
Google AdSense | Responsive Leaderboard Banner (728x90)

'İçme Suyu Yönetmeliği' değişikliği Danıştay'a taşındı

'İçme Suyu Yönetmeliği' değişikliği Danıştay'a taşındı

Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) Derneği, TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası ve bazı yurttaşlar, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafında hazırlanan ve 4 Ağustos 2026'da Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ‘İçme-Kullanma Suyu Havzalarının Korunmasına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik'in iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle Danıştay'a başvurdu. 

Yeni yönetmeliğin su krizi karşısında mevcut koruma mekanizmalarını zayıflattığı belirtilen açıklamada, değişiklikle yeraltı sularının "içme-kullanma suyu" ve "içme-kullanma suyu havzası" tanımlarından çıkarıldığı, "içme suyu güvenliği planı" sisteminin ortadan kaldırıldığı ve her havza için koruma planı hazırlama zorunluluğunun sonlandırılarak bu kararın Bakanlığa bırakıldığı belirtildi.

Ayrıca düzenlemeyle, içme-kullanma suyu havzalarının orta ve uzun mesafeli koruma alanlarında jeotermal enerji santrallerinin (JES) kurulabilmesine olanak tanındığına dikkat çekilerek, üretim ve reenjeksiyon kuyularında oluşabilecek sızıntıların yerüstü ve yeraltı sularını kirletme riski taşıdığı kaydedildi. Büyükşehir belediyeleri ve su kanalizasyon idarelerinin yasadan kaynaklanan havza koruma yetkilerinin de zayıflattığı belirtildi. 

"SU YALNIZCA BİR DOĞAL KAYNAK DEĞİL, YAŞAMIN KENDİSİDİR"

Çevre hukukunun önleme ve ihtiyat ilkelerinin, zarar doğmadan önlem alınmasını gerektirdiği vurgulanan açıklamada, "Bir içme suyu kaynağı kirlendikten sonra onu eski haline getirmek son derece güç, kimi zaman olanaksızdır" denildi.

Anayasa'nın 17. ve 56. maddelerindeki insan sağlığı ile çevrenin korunması güvencelerinin anımsatıldığı açıklamada, "Su yalnızca bir doğal kaynak değil, yaşamın kendisidir. Sağlıklı ve güvenli suya erişim, yaşam hakkının ve sağlıklı bir çevrede yaşama hakkının ayrılmaz bir parçasıdır. İçme suyu havzaları yatırım faaliyetlerinin risklerine açılacak alanlar değil, yaşamın devamı için korunması gereken ortak varlıklarımızdır" ifadeleri kullanıldı.

Yargılama süreci tamamlanana kadar uygulamanın geri döndürülmesi güç sonuçlar doğurabileceği gerekçesiyle Danıştay'dan öncelikle yürütmenin durdurulmasının talep edildiği aktarılan açıklamada, "Suyumuzu korumak, yaşamı korumaktır" denildi.

Haber Orijinal Kaynağı