İngiltere Merkez Bankası, yapay zekâ yatırımlarındaki hızlı büyümenin finansal piyasalarda yeni bir kırılganlık yaratabileceği uyarısında bulundu. Bankanın Finansal Politika Komitesi, küresel piyasalardaki risklerin arttığını ve geçmişte ayrı ayrı değerlendirilen bazı tehditlerin artık birbirini güçlendirebilecek noktaya geldiğini bildirdi.
Merkez Bankası’nın değerlendirmesinde özellikle yapay zekâ altyapısının finansmanında borcun hızla artması öne çıktı. Küresel ölçekte yapay zekâ bağlantılı borçlanmanın yaklaşık 450 milyar dolara ulaştığı belirtilirken bu tutarın 2025 seviyesinin yaklaşık iki katına çıkması dikkat çekti.
Yapay zekâ yatırımlarında borç hızla büyüyor
Yapay zekâ yarışındaki şirketler veri merkezleri, gelişmiş çipler, enerji altyapısı ve yüksek kapasiteli bilgisayar sistemleri için yüz milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor.
Bu yatırımların finansmanında şirketlerin kendi nakit kaynaklarının yanı sıra tahvil ve diğer borçlanma araçlarının kullanımı da hızla artıyor.
İngiltere Merkez Bankası, bu nedenle yapay zekâ sektörünün artık yalnız hisse senedi piyasalarındaki yüksek değerlemeler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine işaret ediyor. Teknoloji şirketleri ile kredi piyasaları arasındaki bağ güçlendikçe yapay zekâ yatırımlarında yaşanabilecek bir yeniden fiyatlamanın finansal sisteme aktarılma ihtimali de yükseliyor.
Banka daha önce de yapay zekâ odaklı teknoloji şirketlerinin değerlemelerinin yüksek olduğuna, beklenen getirilerin gerçekleşmemesi halinde sert bir fiyat düzeltmesi yaşanabileceğine dikkat çekmişti.
450 milyar dolarlık borç bir yılda ikiye katlandı
Finansal Politika Komitesi’nin değerlendirmesine göre yapay zekâ bağlantılı küresel borçlanma yaklaşık 450 milyar dolara ulaştı.
Bu rakam 2025 seviyesinin yaklaşık iki katına karşılık geliyor.
Yapay zekâ altyapısının sermaye ihtiyacının büyümesi, büyük teknoloji şirketlerini ve bu şirketlerle bağlantılı yatırım araçlarını kredi piyasalarına daha fazla bağımlı hale getiriyor.
Asıl risk ise yatırımların gelecekte yaratacağı gelirlerin bugün yapılan dev harcamaları karşılayıp karşılamayacağı konusunda yoğunlaşıyor. Yapay zekâdan beklenen gelirlerin gecikmesi veya şirket değerlemelerinde sert düşüş yaşanması halinde kredi piyasalarındaki yatırımcılar da doğrudan etkilenebilir.
Tahvil piyasasındaki baskı riski artırıyor
İngiltere Merkez Bankası’nın uyarısı yalnız yapay zekâ sektörüyle sınırlı değil.
Küresel enerji fiyatlarındaki yükseliş ve kamu borçlarına ilişkin kaygılar tahvil faizlerini yukarı taşırken finansman maliyetleri de artıyor. Bazı büyük ekonomilerde uzun vadeli tahvil getirileri 2008 küresel finans krizinden bu yana görülmeyen seviyelere ulaştı.
Yüksek faiz ortamında yapay zekâ şirketlerinin giderek daha fazla borç kullanması, finansal sistem açısından önemli bir risk olarak görülüyor.
Borçlanma maliyetlerinin daha da yükselmesi, yapay zekâ altyapısı için planlanan dev projelerin finansmanını zorlaştırabileceği gibi mevcut tahvillerin piyasa değerini de baskılayabilir.
Merkez Bankası, finans piyasalarının şimdiye kadar yaşanan dalgalanmalara karşı dirençli kaldığını ancak kırılganlıkların gerçekleşme ihtimalinin yükseldiğini belirtti.
Bailey yapay zekânın başka risklerine de dikkat çekti
İngiltere Merkez Bankası Başkanı Andrew Bailey de yapay zekâdaki hızlı gelişmenin finans sektörü açısından yalnız yatırım ve borçlanma riski yaratmadığını belirtti.
Bailey, gelişmiş yapay zekâ sistemlerinin operasyonel ve siber güvenlik açısından yeni tehditler doğurabileceğine dikkat çekti. Yapay zekâ modellerinin giderek daha gelişmiş yeteneklere ulaşması nedeniyle güçlü test mekanizmalarına ihtiyaç olduğunu savundu.
Bailey’e göre düzenleme yapılmadan önce hangi risklerin ortaya çıktığının ve hangi müdahalelerin gerçekten etkili olacağının doğru anlaşılması gerekiyor.
Merkez Bankası bu nedenle yapay zekânın finans sektöründe sağlayabileceği verimlilik kazanımlarını kabul ederken, teknolojinin kredi piyasaları, piyasa davranışları ve operasyonel güvenlik üzerindeki etkilerini de yakından izliyor.
Bankaların tamponu yüzde 2’de kaldı
İngiltere Merkez Bankası, artan küresel risklere rağmen bankalar için uygulanan döngüsel sermaye tamponunu yüzde 2 seviyesinde tuttu.
Bu tampon, ekonomik ve finansal koşullar kötüleştiğinde bankaların kayıpları karşılayabilmesini ve reel ekonomiye kredi vermeyi sürdürmesini amaçlıyor.
Merkez Bankası aynı zamanda banka kaldıraç kuralları ile devlet tahvili repo piyasasına ilişkin bazı düzenlemelerde değişiklik hazırlığı yapıyor.
Yapay zekâ bağlantılı borçlanmanın yalnız bir yılda 450 milyar dolara ulaşması ise bankanın finansal istikrara yönelik değerlendirmesinde giderek daha fazla yer tutuyor.