Türkiye’nin ve hayırseverlerin desteğiyle sağlık ve barınma ihtiyaçları karşılanan Gazzeli gaziler ve yakınları, Ankara’daki yaşam mücadelelerini ve geride bıraktıkları canların sızısını anlattı.
Gönüllü geldiği Ankara’da kanser olduğunu öğrendi
24 yaşındaki hemşirelik fakültesi mezunu Asmaa, 2024’ün başında kendi tedavisi için değil, İsrail bombardımanında kafatası kırılan 12 yaşındaki yaralı bir çocuğa gönüllü refakatçi olarak Türkiye’ye geldi. Refakat ettiği çocuğun 8 ameliyat geçirerek sağlığına kavuşmasının ardından Asmaa için zorlu bir imtihan başladı.
Ankara’dayken Gazze’deki annesinin vefat haberini alan genç kadın, yaşadığı ağır stres ve acı nedeniyle göz damarının patlaması sonucu görme yetisini kaybetti. Geçirdiği acil operasyonun ardından tiroid kanseri teşhisi konulan Asmaa, 7 saatlik ağır bir ameliyat atlattı. Yaşadıklarını dile getiren Asmaa, "Bedenim Ankara Çubuk’ta bir evde ama kalbim hâlâ Gazze’deki o çadırda. Canımı en çok yakan şey ameliyatlar değil, anneme son kez sarılamamış olmak" ifadelerini kullandı.
24 yıllık öğretmen iki evladını şehit verdi
Gazze’de 24 yıl boyunca tarih öğretmenliği yapan Suad el-Iyd ise iki oğluyla birlikte ağır yaralı olarak Ankara Etlik Şehir Hastanesi’ne getirildi. Çene, yüz ve ortopedi alanlarında defalarca operasyon geçiren el-Iyd, savaşta iki evladını şehit verdiğini, eşinin ise ağır yaralı halde Gazze’de kaldığını belirtti.
Sınırlar kapalı olduğu için eşinin yurt dışına sevk edilemediğini vurgulayan el-Iyd, Gazze halkının duruşuna dikkat çekerek, "Gazze haritada çok küçük olabilir ama halkının gösterdiği direnç ve insanlık duruşu dünyanın sınırlarından çok daha büyüktür" dedi.
Ağır hastalıklara rağmen şükrediyor
Ankara’da tedavi gören bir diğer Gazzeli ise Ümmü Halid. Rahimde tümör ve kalp yetmezliği gibi ağır kronik hastalıklarla mücadele eden Ümmü Halid, her ay yapılan 2 ünite kan nakliyle hayatta kalıyor. Yaşadığı ağır sağlık sorunlarına rağmen Türkiye’nin desteğine minnettar olduğunu belirten Ümmü Halid, Türk halkına ve devlet yetkililerine dualarıyla teşekkür ediyor.
"Umutlarımı kaybetmeyeceğim"
Sığındıkları evin bombalanması sonucu tüm ailesini ve sağ ayağını kaybeden, sol gözü kör olan 30 yaşındaki İngilizce öğretmeni Sondos Zakout’un hikâyesi ise azmin simgesi oldu. Yüzündeki ağır yaralar nedeniyle uzun süre odasından dışarı çıkamayan Zakout, İstanbul ve Ankara’da aylarca süren tedavilerin ardından protez bacağıyla yeniden yürümeyi başardı.
Mesleğine dönmeyi hedeflediğini belirten Zakout, "Her şeyimi kaybettim ama umudumu kaybetmeyeceğim. Biz sadece bir haber ya da sayı değiliz; Gazze’de hayallerimiz ve kayıplarımız var" diyerek mücadelesini özetledi.
En büyük istekleri parçalanan ailelerin birleşmesi
Ankara’da güvenli bir ortamda yaşamlarını sürdüren Gazzelilerin en büyük ortak talebi ise geride kalan ve çadırlarda soğukla, açlıkla mücadele eden aile fertleriyle yeniden bir araya gelebilmek. Devletin ve sivil toplum kuruluşlarının barınma ve sağlık desteği sağladığı aileler, parçalanmış yuvaların birleşmesi için yardım çağrısında bulunuyor.