Görev süresi TFF Başkanı ve yönetimle eş zamanlı Merkez Hakem Kurulu’nun Başkanı ve yakın çevresi bir şafak operasyonuyla gözaltına alındı, manipülasyondan hakem sınav sorularını çalmaya, tehditten gözdağına onlarca iddia çarşı pazara döküldü, TFF binasında polis fiziki ve dijital arama yaptı. Bunlar normal şeyler değilken TFF konuyu, “Adalete güveniyoruz, polis ve savcılığımızın yanındayız” türünde bir açıklamayla geçiştirip krizden sıyrılmaya çalıştı. Sanki futbol tarihimizin bu yüz karası hakem skandalı Türkiye’de değil de Tanzanya’da yaşanmış olmalı ki, ne İbrahim Hacıosmanoğlu istifa etti, ne bir TFF yöneticisi. Kâğıt üstünde MHK Başkanı ve ekibi bile görevde gözüküyor. Bu artık aymazlıktır, toplumu saf yerine koymaktır. Ne tür bir koltuk merakı anlaşılır gibi değil.
MHK işine dönersek; Ferhat Gündoğdu olayı baştan yanlış iliklenen gömlek düğmesi gibi. Hakemliğinde adı Ali Fevzi Bir ile maç manipülasyonunda geçen biri. Öyle ahım şahım bir hakem bilgisi yok. Yardımcısı Ahmet Şahin ise adı Kıbrıs dahil pek çok yerde anılan bir karakter. Hacıosmanoğlu bu isimleri görevden alamayıp şu anki skandala çanak tuttu. Oysa savcılığı beklemeden eski Fenerbahçe Başkanı Ali Koç şimdi iddia dosyasına giren konu başlıklarını kamuoyuna açıkladığında keşke iç denetim mekanizmasını çalıştırsaydı. Üstelik Ali Koç da değil benzer iddiaları teknik direktör Burak Yılmaz da gündeme getirmişti ama oralı olmadılar! ABD Dünya Kupası sevdasına eşofmanı giyip milli takımcılık oynadılar; işe de yaramadı ellerine yüzlerine bulaştırdılar.
Milli Takım demişken maşallah 1 yıldır sürekli geri gidiyoruz. Montella da Hacıosmanoğlu havasında; “Ne olacak İtalya’dan fark yediysek” demeye getiriyor. TFF’nin diğer kurullarını saymıyorum ama tek çare genel kuruldur. Bir şeyler toptan değişmelidir. Çünkü TFF’nin öncelikli görevi Milli Takım ve hakem adaletidir. Hacıosmanoğlu ikisinde de sınıfta kalmış durumda. “Benden başkası yönetemez” diye de düşünmesin en az 5 isim sayarız da zamanı değil.