Google AdSense

Wide Skyscraper
(160x600)
Google AdSense

Wide Skyscraper
(160x600)
BIST 100 9.874,20 +1.42%
DOLAR 32,845 -0.08%
EURO 35,638 +0.18%
ALTIN 2.622,40 +0.65%
8 Ekim 2026 | --:--:--
İstanbul --°C
Ankara --°C
İzmir --°C
Bursa --°C
Antalya --°C
Adana --°C
Trabzon --°C
Erzurum --°C
Gaziantep --°C
Eskişehir --°C
Voltah Haber
Google AdSense | Responsive Leaderboard Banner (728x90)

İzmir barosu: 'Baskıyla yargı olmaz'

İzmir barosu: 'Baskıyla yargı olmaz'

2026-2027 Adli Yılı’nın başlaması dolayısıyla İzmir Barosu, İzmir Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz, yeni adli yılın açılışında yargı bağımsızlığı, savunma hakkı ve hukuk devletinin ağır biçimde aşındığını belirtti. AYM ve AİHM kararlarının uygulanmamasına tepki gösteren Yılmaz, “Talimatla hukuk, telkinle adalet, baskıyla bağımsız yargı olmaz” dedi.

İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz, yeni adli yıl dolayısıyla yaptığı açıklamada Türkiye’de hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı, savunma hakkı ile temel hak ve özgürlüklerin ağır biçimde aşındığını söyledi. Yargının bağımsız ve tarafsız bir güç olmaktan uzaklaştırılarak siyasi bir araca dönüştürüldüğünü belirten Yılmaz, siyasal nitelikli dosyalarda yargı makamlarının tarafsızlığına duyulan güvenin ortadan kalktığını ifade etti.

Hakim ve savcıların herhangi bir siyasi iradenin beklentisine göre değil; Anayasa’ya, kanunlara, hukuka, vicdani kanaate ve insan haklarına bağlı kalarak karar vermesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, “Yargı, siyasi iktidarın talimatlarını yerine getiren bir aygıt değildir. Talimatla hukuk, telkinle adalet, baskıyla bağımsız yargı olmaz. Bir ülkede yurttaşlar adliyeye girdiklerinde haklarını değil, kararın kimin tarafından istendiğini düşünmeye başlıyorsa orada yalnızca yargı değil, toplumsal adalet duygusu da yara almış demektir” ifadelerini kullandı.

AYM VE AİHM KARARLARI UYGULANMIYOR

Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğunu hatırlatan Yılmaz, bu kararların uygulanmamasının yurttaşların son hukuk güvencesini de ortadan kaldırdığını belirtti. Yılmaz, “Hukuk devletinde mahkemeler kararları beğendikleri için değil, hukuk düzeninin gereği olduğu için uygular. AYM ve AİHM kararlarının uygulanmadığı yerde hukuk devletinden söz edilemez” diye konuştu.

“AVUKATIN ÖZGÜRLÜĞÜ SAVUNMANIN ÖZGÜRLÜĞÜDÜR”

Avukatların mesleki faaliyetleri nedeniyle soruşturma ve kovuşturmalara maruz bırakıldığını söyleyen Yılmaz, avukatların müvekkilleriyle özdeşleştirilerek kriminalize edilmesine tepki gösterdi. Can Atalay, Selçuk Kozağaçlı, Doğa İncesu, Yunus Emre Işık ve Mehmet Pehlivan’ın durumlarını bireysel dosyalar olarak görmediklerini belirten Yılmaz, “Savunma yaptığı için avukatı sanık sandalyesine oturtmak, yurttaşın savunma hakkını cezalandırmaktır. Meslektaşlarımızın özgürlüğü, savunmanın özgürlüğüdür” dedi.

“ADALET SATIN ALINABİLİR HİZMETE DÖNÜŞMEMELİ”

Ekonomik krizin adalete erişimi de güçleştirdiğine işaret eden Yılmaz, yüksek enflasyon, işsizlik, barınma sorunu ve yoksulluğun milyonlarca yurttaşın hakkını aramasının önünde engel oluşturduğunu söyledi. Yılmaz, “Adaletin satın alınabilir bir hizmete dönüşmesine izin veremeyiz. Hukuk devletinin görevi, güçsüzün de hakkını arayabileceği mekanizmaları ayakta tutmaktır” ifadelerini kullandı.

Özellikle genç avukatların düşük gelir, yüksek büro giderleri, güvencesizlik ve ağır çalışma koşullarıyla karşı karşıya olduğunu belirten Yılmaz, CMK ve adli yardım ücretlerinin emeğin karşılığını vermediğini, avukatlık asgari ücret tarifesinin ise ekonomik gerçeklikten koptuğunu söyledi.

“BİR MESLEKTAŞIMIZIN DAHA ÖLDÜRÜLMESİNİ BEKLEMEYECEĞİZ”

Avukatların ekonomik ve sosyal sorunların yanı sıra fiziksel şiddetle de mücadele ettiğini vurgulayan Yılmaz, meslektaşlarına yönelik saldırıların cezasızlık politikalarıyla cesaretlendirildiğini belirtti. Yılmaz, “Avukatlara yönelik şiddet; mesleğin itibarsızlaştırılmasının, savunmanın hedef gösterilmesinin ve cezasızlık kültürünün sonucudur. Bir meslektaşımızın daha öldürülmesini beklemeyeceğiz” dedi.

“İZMİR BAROSU SUSMAZ”

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen Adli Yıl Açılış Töreni’nde barolara ve avukatlara söz hakkı tanınmamasını da eleştiren Yılmaz, savunmanın yargının kurucu unsurlarından biri olduğunu vurguladı.

Yılmaz,“Barolar, yargının dışından gelen bir unsur değildir. Avukatlar, yargının misafiri değildir. Savunma, protokol sırasındaki bir nezaket unsuru değildir. Avukatların sözünü keserek yargının bağımsızlığından söz edilemez. Ne var ki İzmir Barosu susmaz. Sözümüz bir makamın iznine bağlı değildir.” dedi.

Haber Orijinal Kaynağı