Google AdSense

Wide Skyscraper
(160x600)
Google AdSense

Wide Skyscraper
(160x600)
BIST 100 9.874,20 +1.42%
DOLAR 32,845 -0.08%
EURO 35,638 +0.18%
ALTIN 2.622,40 +0.65%
3 Ekim 2026 | --:--:--
İstanbul --°C
Ankara --°C
İzmir --°C
Bursa --°C
Antalya --°C
Adana --°C
Trabzon --°C
Erzurum --°C
Gaziantep --°C
Eskişehir --°C
Voltah Haber
Google AdSense | Responsive Leaderboard Banner (728x90)

İzmir'den barış çağrısı: 'Savaşın bedelini halklar ödüyor'

İzmir'den barış çağrısı: 'Savaşın bedelini halklar ödüyor'

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla düzenlediği yürüyüş ve basın açıklamasında savaşlara, işgallere, militarizme ve sömürüye karşı halkların kardeşliği ve kalıcı barış çağrısı yaptı. Alsancak ÖSYM önünde toplanan grup “Savaşa hayır, barış hemen şimdi”, “Savaşa değil eğitime bütçe” ve “Savaşa değil sağlığa bütçe” sloganlarıyla Türkan Saylan Kültür Merkezi önüne yürüdü. Ortak basın açıklamasını İzmir Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Gamze Şimşek okudu. Açıklamanın ardından Gündoğdu Meydanı’na yürünerek denize karanfil bırakıldı.

Dünya Barış Günü’nün, insanlığın savaşlardan, işgallerden, katliamlardan ve sömürüden kurtulamadığı koşullarda karşılandığını belirten Şimşek, Ukrayna’dan Filistin’e, Sudan’dan Yemen, Myanmar ve Kongo’ya kadar çok sayıda coğrafyada halkların savaşların ağır sonuçlarıyla karşı karşıya olduğunu söyledi. Savaşların yalnızca din, mezhep, etnik farklılıklar ya da ülkeler arasındaki tarihsel anlaşmazlıklarla açıklanamayacağını vurgulayan Şimşek, “Savaşların arkasında ekonomik ve siyasi çıkarlar, enerji kaynakları, pazarlar, silah ticareti, jeopolitik hesaplar, emperyalist güç mücadeleleri ve sermayenin sınırsız büyüme arayışı vardır” dedi.

‘SAVAŞIN BEDELİNİ HALKLAR ÖDÜYOR’

Dünyanın bir yanında milyonlarca insanın açlık, yoksulluk ve işsizlikle mücadele ettiğini, diğer yanında ise silahlanmaya trilyonlarca dolar ayrıldığını kaydeden Şimşek, savaşlardan en fazla yoksulların, emekçilerin, kadınların ve çocukların zarar gördüğünü söyledi. Şimşek, buna karşılık silah tekellerinin, enerji şirketlerinin ve savaş ekonomisinden beslenen sermaye gruplarının büyümeye devam ettiğine dikkat çekti. Gerçek barışın yalnızca silahların geçici olarak susması anlamına gelmediğini belirten Şimşek, “Gerçek barış; insanların açlığa, yoksulluğa, işsizliğe, sömürüye ve güvencesizliğe mahkûm edilmediği, halkların birbirine düşmanlaştırılmadığı, bütün insanların eşit, özgür ve onurlu bir yaşam hakkına sahip olduğu bir toplumsal düzeni gerektirir” diye konuştu.

‘HALKLARIN KARDEŞLİĞİNE İHTİYACIMIZ VAR’

Türk, Kürt, Arap, Ermeni, Rum, Laz, Çerkes, Abhaz ve bu coğrafyada yaşayan bütün halkların eşit ve özgür yurttaşlar olarak bir arada yaşaması gerektiğini dile getiren Şimşek, barış talebinin demokrasi ve sosyal adalet mücadelesinden ayrı düşünülemeyeceğini söyledi.

Türkiye’nin en temel ihtiyaçlarından birinin Kürt sorununa demokratik, siyasal ve barışçıl bir çözüm bulunması olduğunu belirten Şimşek, gündemdeki “çerçeve yasa” tartışmalarını Türkiye’nin demokratikleşmesi ve kalıcı barışın kurulması açısından önemli gördüklerini ifade etti. Ancak yalnızca bir yasa çıkarılmasının barışı güvence altına almaya yetmeyeceğini vurgulayan Şimşek, şöyle konuştu: “Barışın; toplumun bütün kesimlerinin sürece katılımıyla, demokratik hakların güvence altına alınmasıyla, düşünce ve ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılmasıyla ve eşit yurttaşlık temelinde mümkün olabileceğini vurguluyoruz. Barışın adı yalnızca silahların susması değil; insanların düşünceleri, kimlikleri, inançları ve siyasal tercihleri nedeniyle baskı görmediği bir ülkenin kurulmasıdır.”

‘ABHAZYA’YA ULAŞIM ENGELLERİ KALDIRILMALI’

Bölgede kalıcı barışın sağlanabilmesi için halkların tecritten kurtulması ve insani haklarına kavuşması gerektiğini söyleyen Şimşek, Türkiye’de yaşayan Abhaz kökenli yurttaşların anavatanlarına seyahat özgürlüğünün güvence altına alınmasını istedi. Abhazya’ya doğrudan deniz ve hava ulaşımının sağlanması gerektiğini kaydeden Şimşek, Abhazya kimlik ve pasaport belgelerinin Türkiye tarafından tanınması çağrısında bulundu.

‘BARIŞ, ADALET OLMADAN KALICI DEĞİLDİR’

Türkiye’de ekonomik krizin derinleştiğini, milyonlarca insanın yoksulluk sınırının altında yaşadığını, gençlerin geleceksizlikle ve emekçilerin güvencesizlikle karşı karşıya kaldığını belirten Şimşek, savaş politikalarıyla yoksulluk arasında doğrudan bağ bulunduğunu söyledi. Şimşek, “Savaşın ve güvenlik politikalarının faturasını emekçiler, demokratik hakların daraltılmasının bedelini toplum, silahlanmaya ve militarizme ayrılan kaynakların bedelini halk ödüyor” dedi.

Filistin halkının özgürlük ve kendi kaderini tayin hakkını savunduklarını belirten Şimşek; Ukrayna’daki savaşın sona ermesi, Sudan’da akan kanın durması ve bütün çatışma bölgelerinde halkların barış içinde yaşayabilmesi için mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı. Şimşek,“Haksız savaşın kazananı olmaz; ancak halklar kaybeder. Biz, halkların birbirine düşman edilmediği, sınırların ölüm ve yıkım değil kardeşlik ve dayanışma anlamına geldiği, çocukların bombalar altında değil özgür ve güvenli bir dünyada büyüdüğü bir gelecek istiyoruz. Barış için mücadele etmek, savaşı üreten düzene karşı mücadele etmektir. Savaşa, sömürüye ve militarizme karşı barışı büyütelim.” dedi.

Haber Orijinal Kaynağı