Geride kalan gün NTV canlı yayınına katılan Öztürk, Suriye’de Esed rejimi döneminde yaşananlara ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, Afrin, İdlib ve Halep kırsalında dinlediği ağır insanlık dramlarından söz etti.
Öztürk, bu anlatıların ardından bölgede intikam duygusunun hakim olabileceğini belirterek, Şara yönetiminin sağduyulu davranıp intikam yöntemine başvurmamasına dikkat çekti.
Sözleri çarpıtıldı: Şara'nın sağduyusunu anlattı, hedef gösterildi
Ancak Öztürk’ün sözleri bağlamından koparılarak çarpıtıldı ve hukuki süreç baskısı oluşturuldu.
SEGBİS üzerinden ifadesi alınacak
Öztürk hakkında söz konusu ifadeleri nedeniyle Samandağ Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında şikayetçi olarak başvuran kişilerin ifadeleri alındı.
Başsavcılık, Öztürk’ün yarın Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden mevcutlu olarak hazır edilmesi amacıyla İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına talimat yazdı.
"Samandağ çevresindeki tüm STK'lara sorun. Daha düne kadar, “Samandağ Geri Gönderme Merkezi görevlileri Nusayri olduğu için” yüzlerce insana neler yapıldığını anlatsınlar size? Bir önceki İçişleri Bakanı, bakanlığın ilgili birimlerince koordine edildi neredeyse tüm o zulüm süreçleri ve nicesi... Hayırdır, bugün de Samandağ Cumhuriyet Başsavcılığı (savcıları mı) yön veriyor memlekete?
Bu ülkede en az 10 yıl boyunca, siyasal Alevilik histerisi ile ekranlarda, sosyal medyada, sokaklarda, bilboardlarda, miting meydanlarında, evlerde, iş yerlerinde, okullarda... ne ağır insanlık suçları işlendi ve hiç 1 şey olmadı...
“Bağzı” savcılar, adli makamlara bile düşmeyen “talimatı” yandaş gazetecilere servis ediyor, öyle mi?
Kemal Öztürk'ün 15 yılı hülâsa ettiği o konuşmasındaki tarihsel, güncel, canlı, acı hakikatleri kimse konuşmaya cesaret edemesin mi isteniyor? Nedir?"