Google AdSense

Wide Skyscraper
(160x600)
Google AdSense

Wide Skyscraper
(160x600)
BIST 100 9.874,20 +1.42%
DOLAR 32,845 -0.08%
EURO 35,638 +0.18%
ALTIN 2.622,40 +0.65%
26 Ekim 2026 | --:--:--
İstanbul --°C
Ankara --°C
İzmir --°C
Bursa --°C
Antalya --°C
Adana --°C
Trabzon --°C
Erzurum --°C
Gaziantep --°C
Eskişehir --°C
Voltah Haber
Google AdSense | Responsive Leaderboard Banner (728x90)

Kış aylarında RSV virüsüne dikkat! Bebeklerde bu belirtiler tehlike işareti olabilir

Kış aylarında RSV virüsüne dikkat! Bebeklerde bu belirtiler tehlike işareti olabilir

Sonbahar ve kış aylarında daha sık görülen Respiratuvar Sinsityal Virüs (RSV), özellikle bebekler ve küçük çocuklar açısından önemli sağlık riskleri oluşturuyor. Çoğu kişide soğuk algınlığına benzer belirtilerle ortaya çıkan enfeksiyon, bazı hastalarda bronşiolit ve zatürre gibi ciddi solunum yolu hastalıklarına yol açabiliyor.

İstinye Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Edin Botan, RSV enfeksiyonunun belirtileri, bulaşma yolları, risk grupları ve korunma yöntemlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Özellikle küçük bebeklerde hastalığın seyrinin yakından takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Botan, solunum güçlüğü ve beslenme sorunlarının ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.

RSV BELİRTİLERİ NELERDİR?

RSV enfeksiyonunun başlangıçta soğuk algınlığıyla karıştırılabildiğini belirten Doç. Dr. Botan, en sık görülen belirtileri şöyle sıraladı:

- Burun akıntısı ve burun tıkanıklığı

- Öksürük ve hapşırma

- İştahsızlık

- Halsizlik

- Hırıltılı solunum

Bazı çocukların hastalığı hafif belirtilerle atlattığını belirten Botan, virüsün alt solunum yollarını etkilemesi durumunda daha ciddi sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceğini ifade etti.

Botan, “Özellikle bebeklerde belirtilerin ilerleyip ilerlemediğinin ve genel durumun yakından takip edilmesi önemlidir” dedi.

BEBEKLERDE BU BELİRTİLERE DİKKAT!

RSV enfeksiyonunun küçük bebeklerde ağır seyredebileceğine dikkat çeken Botan, hızlı veya zor nefes alma, nefes sırasında göğüs kafesinde içe çekilme ve beslenme güçlüğünün önemli uyarı işaretleri olduğunu söyledi.

Çok küçük bebeklerde nefes duraklamalarının bazen enfeksiyonun tek belirtisi olabileceğini vurgulayan Botan, şu uyarıda bulundu:

“Dudaklarda morarma, nefes duraklaması veya belirgin beslenememe durumunda acil tıbbi yardım alınmalıdır.”

RSV KİMLER İÇİN DAHA TEHLİKELİ?

RSV her yaş grubunda enfeksiyona neden olabilse de bazı kişilerde ağır hastalık riski daha yüksek olabiliyor.

Özellikle altı aydan küçük bebekler, yenidoğanlar, prematüre doğan çocuklar, kalp veya akciğer hastalığı bulunanlar ve bağışıklık sistemi zayıf kişiler risk grubunda yer alıyor.

İleri yaştaki yetişkinlerde de enfeksiyonun ağır seyredebildiğini belirten Botan, risk grubundaki kişilerin belirtiler ortaya çıktığında sağlık kuruluşuna başvurmasının önemini vurguladı.

RSV NASIL BULAŞIR?

RSV'nin solunum yolu salgıları ve temas yoluyla bulaşabildiğini belirten Botan, enfekte kişilerin öksürmesi veya hapşırmasıyla yayılan damlacıkların bulaşmaya neden olabileceğini söyledi.

Virüs bulaşmış yüzeylere dokunduktan sonra ellerin göz, burun veya ağız bölgesine götürülmesinin de enfeksiyon riskini artırabildiğini ifade eden Botan, özellikle bebeklerin bulunduğu ortamlarda el hijyenine dikkat edilmesi gerektiğini belirtti.

Botan ayrıca RSV'nin bronşiolit ve zatürreye neden olabileceğini, astım ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) bulunan kişilerde mevcut solunum şikâyetlerini ağırlaştırabileceğini kaydetti.

RSV TEDAVİSİ NASIL YAPILIR?

RSV enfeksiyonunda çoğu vakada özel bir antiviral tedavi gerekmediğini belirten Botan, tedavinin temel amacının belirtileri hafifletmek ve hastanın genel durumunu desteklemek olduğunu söyledi.

Yeterli sıvı alımının sağlanması, burun tıkanıklığının hafifletilmesi ve özellikle bebeklerde beslenmenin takip edilmesi gerektiğini belirten Botan, ağır vakalarda hastanede oksijen ve sıvı desteğine ihtiyaç duyulabileceğini ifade etti.

RSV'nin viral bir enfeksiyon olduğunu hatırlatan Botan, antibiyotiklerin virüsün kendisine karşı etkili olmadığını, ancak eşlik eden bakteriyel enfeksiyon saptanması durumunda hekim tarafından antibiyotik tedavisi planlanabileceğini belirtti.

Botan, sıvı alamama, belirgin halsizlik ve solunum güçlüğü gibi belirtilerde tıbbi değerlendirme için beklenmemesi gerektiğini vurguladı.

RSV'DEN KORUNMAK İÇİN NELER YAPILMALI?

RSV'den korunmada günlük hijyen alışkanlıklarının önemli rol oynadığını belirten Botan, ailelere şu önerilerde bulundu:

- Bebeğe dokunmadan veya beslemeden önce eller sabun ve suyla yıkanmalı.

- Öksürük, burun akıntısı veya ateş gibi belirtileri bulunan kişiler bebeklerle yakın temastan kaçınmalı.

- Kapalı ortamlar düzenli olarak havalandırılmalı.

- Yenidoğanlar kalabalık ortamlardan ve hasta ziyaretçilerden korunmalı.

- Oyuncaklar ve sık temas edilen yüzeyler temizlenmeli.

- Bardak, havlu ve emzik gibi kişisel eşyalar ortak kullanılmamalı.

- Bebekler sigara dumanından uzak tutulmalı.

- Anne sütüyle beslenen bebeklerde emzirmeye devam edilmeli.

Bu önlemlerin bulaşma riskini azaltabileceğini ancak enfeksiyon riskini tamamen ortadan kaldırmadığını belirten Botan, özellikle risk grubundaki bebeklerin korunmasına özen gösterilmesi gerektiğini söyledi.

RSV'YE KARŞI AŞI VAR MI?

RSV'ye karşı gebelik döneminde uygulanan aşıların ve bebeklere verilen uzun etkili koruyucu antikorların bulunduğunu belirten Botan, bu yöntemlerin ağır enfeksiyon riskini azaltmayı amaçladığını ifade etti.

Gebelikte uygulanan RSV aşısı sonrasında annede oluşan antikorların plasenta yoluyla bebeğe geçerek doğum sonrası dönemde koruma sağlayabildiğini belirten Botan, nirsevimab gibi uzun etkili koruyucu antikorların da özellikle ilk RSV sezonuna giren bebeklerde kullanılabildiğini söyledi.

Aşı ve koruyucu antikor uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu vurgulayan Botan, şu ifadeleri kullandı:

“Bu uygulamalar aynı yöntem değildir; uygun seçenek, bebeğin yaşı, sağlık durumu ve güncel sağlık otoritelerinin önerileri doğrultusunda hekim tarafından değerlendirilmelidir.”

Koruyucu uygulamaların zamanlamasının ve uygunluğunun ülkelere, ürün bilgilerine ve bireysel sağlık koşullarına göre değişebileceğini belirten Botan, ailelerin çocuk hekimlerinden bilgi alabileceğini ifade etti.

Haber Orijinal Kaynağı