İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Bürosu tarafından yürütülen hakemler soruşturması devam ederken spor hukukçusu Anıl Dinçer, NTV'ye yaptığı açıklamalarda süreci değerlendirdi.
Türk futbolunun yaklaşık iki yıldır çeşitli gelişmelerin yaşandığı bir dönemden geçtiğini belirten Dinçer, soruşturmanın futbolun marka değeri açısından önem taşıdığını ifade etti. Adli makamların MASAK raporları ve banka hareketleri üzerinden incelemelerini sürdürdüğünü, TFF'nin de bahis oynayan isimleri araştırdığını söyledi.
Soruşturmanın MHK Başkanı'na kadar uzandığını hatırlatan Dinçer, tehdit, mobbing ve evrakta sahtecilik iddialarının önemine vurgu yaptı.
Dinçer, söz konusu iddiaların doğrulanması halinde spor hukukunun yanı sıra adli açıdan da ciddi sonuçlar doğurabilecek suçların gündeme gelebileceğini belirtti. Futbolun yönetiminde görev alan kişilerin bahis ve yasa dışı bahis faaliyetlerinden uzak durması gerektiğini de dile getirdi.
Bahis faaliyetlerine katılan hakemlerin karşılaşabileceği yaptırımlara da değinen Dinçer, ihlalin niteliğine göre ağır cezaların uygulanabileceğini söyledi.
Dinçer, yasa dışı bahis nedeniyle spor hukukunun yanı sıra idari yaptırımların da söz konusu olabileceğini, evrakta sahtecilik gibi suçların ise spor hukukunun ötesinde değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Soruşturmanın Süper Lig'in geleceğine olası etkilerini de değerlendiren Dinçer, mevcut aşamada şike veya teşvik primi iddialarının soruşturmada yer almadığını belirtti.
Bu nedenle liglerin ertelenmesi ya da geçmiş şampiyonlukların el değiştirmesi gibi ihtimallerin şu an için gündemde olmadığını ifade eden Dinçer, olası yaptırımların soruşturmanın kapsamı ve ortaya çıkacak bulgular doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.