Google AdSense

Wide Skyscraper
(160x600)
Google AdSense

Wide Skyscraper
(160x600)
BIST 100 9.874,20 +1.42%
DOLAR 32,845 -0.08%
EURO 35,638 +0.18%
ALTIN 2.622,40 +0.65%
6 Ekim 2026 | --:--:--
İstanbul --°C
Ankara --°C
İzmir --°C
Bursa --°C
Antalya --°C
Adana --°C
Trabzon --°C
Erzurum --°C
Gaziantep --°C
Eskişehir --°C
Voltah Haber
Google AdSense | Responsive Leaderboard Banner (728x90)

Meme Kanseri Farkındalık Ayında sanat ve dayanışma bir arada

Meme Kanseri Farkındalık Ayında sanat ve dayanışma bir arada

İstanbul Modern ve Estée Lauder Companies Türkiye iş birliğiyle hayata geçirilen “Sanattan İlhamla: Sarılarak Saralım”, kadın sanatçıların yaşamlarından ve üretimlerinden yola çıkarak sanatın bireysel ve ortak deneyimler üzerindeki etkisini ele alıyor. 1992 yılından bu yana meme kanseri farkındalığı alanında küresel ölçekte çalışmalar yürüten Estée Lauder Companies’in bu uzun soluklu bağlılığı, sanatın ilham verici gücüyle buluşuyor.

Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında ELC’nin “Sarılarak Saralım” kampanyasından hareketle hazırlanan program, katılımcı sanat deneyiminden özel sergi turlarına, atölyelerden söyleşi ve seminerlere uzanan kapsamlı bir içerik sunuyor.

Program, sanatın yalnızca bir ifade alanı değil, aynı zamanda insanların bir araya geldiği, deneyimlerini paylaştığı ve kendileriyle çevreleriyle kurdukları ilişkiyi yeniden düşündükleri bir alan olabileceğine odaklanıyor.

Bir hafta boyunca İstanbul Modern’de gerçekleşecek etkinliklerde dayanıklılık, dönüşüm, güçlenme, aidiyet ve kolektif üretim gibi temalar farklı sanat pratikleri üzerinden ele alınacak.

PEMBE KURDELE ORTAK BİR SANAT YAPITINA DÖNÜŞECEK

Programın merkezinde çağdaş sanatçı Sabire Susuz tarafından tasarlanan katılımcı bir sanat deneyimi yer alıyor. 6–11 Ekim tarihleri arasında her gün 13.00-17.00 saatleri arasında İstanbul Modern’in dış etkinlik alanında gerçekleştirilecek çalışma, ziyaretçilerin katkılarıyla program boyunca gelişen ve değişen bir sanat yapıtına dönüşecek.

Kolektif hafıza ve aidiyet üzerine çalışan Susuz’un tasarladığı yerleştirmenin odağında, mekânın üzerinde yükselen X formunda bir konstrüksiyon bulunuyor. Meme kanseri farkındalığının simgesi olan pembe kurdele, bu kez çağdaş sanatın ifade olanaklarıyla yeniden yorumlanıyor.

Ziyaretçiler, müze uzmanlarının rehberliğinde kendileri için hazırlanan pembe kurdeleler üzerine kolaj ve çizimler yaparak, kısa notlar bırakabilecek. Bireysel katkıların bir araya gelmesiyle oluşan ortak görsel anlatı, program boyunca açık alanda sergilenecek. Rüzgârla hareket eden ve ziyaretçilerin katkılarıyla değişen yerleştirme, böylece hem programın katılımcı yapısını hem de ortak deneyimin dönüşümünü görünür kılacak.

İYİ OLMA HALİ İÇİN SANAT

İstanbul Modern Oditoryum’da gerçekleştirilecek “İyi Olma Hali için Sanat” söyleşisinde de Sabire Susuz, yerleştirmenin çıkış noktalarını ve üretim sürecini paylaşacak. 6 Ekim’de gerçekleşecek söyleşide sanatın paylaşım, aidiyet ve karşılaşma alanları yaratma potansiyeli ele alınacak.

KADIN SANATÇILARIN HİKAYELERİ SERGİ TURUNDA

Program kapsamında düzenlenecek özel sergi turları, İstanbul Modern’in yeni koleksiyon sergisi ‘Aynı Mavinin Altında’da yer alan kadın sanatçıların yaşam öyküleri ile üretimleri arasındaki ilişkiye odaklanacak.

6–10 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek özel sergi turlarında, katılımcılar, farklı dönemlerde üretilmiş yapıtları yaratıcılık, dayanıklılık ve dönüşüm ekseninde değerlendirme fırsatı bulacak.

BİRLİKTE GÜÇLENMEK ÜZERİNE SEMİNERLER

Programın söyleşi ve seminer ayağında ise kadın sanatçıların sanat tarihindeki öncü rolleri, dayanışma ağları ve kolektif üretim modelleri gündeme gelecek. Sanat tarihçisi Doç. Dr. Ebru Nalan Sülün, 8 Ekim’de “Birlikte Güçlenmek: Sanatta Kadın Hareketleri ve Kolektifler” başlıklı seminerde kadın sanatçıların oluşturduğu dayanışma ağlarını ve feminist sanat hareketlerini ele alacak.

Sülün, 9 Ekim’de gerçekleştireceği “Sanat Tarihinin Öncü Kadınları” başlıklı seminerde ise Rönesans’tan günümüze sanat tarihine yön veren kadın sanatçıların yaşamlarına ve üretimlerine odaklanacak. Frida Kahlo, Louise Bourgeois ve Yayoi Kusama gibi sanatçıların kişisel deneyimleri ve yaşam mücadelelerinin üretimlerine yansımaları üzerinden sanatın dayanıklılık ve dönüşüme etki potansiyelini tartışılacak.

BEDEN, SES VE RİTİM ARACILIĞIYLA ORTAK DENEYİM

“Sanattan İlhamla: Sarılarak Saralım” programı, sanatla ilişki kurmanın farklı yollarını deneyimlemek isteyen katılımcıları beden, ses ve ritim odaklı atölyelerde de buluşturacak.

Ödüllü koreograf, çağdaş dans sanatçısı ve akademisyen Prof. Tuğçe Ulugün Tuna, 7 ve 11 Ekim’de gerçekleştireceği “Duyumsama ve Kinestetik Farkındalık” atölyesinde beden ve zihin arasındaki ilişkiyi ele alacak. Hareket, algı ve farkındalık üzerine kurulan uygulamalarla katılımcılar bedensel duyumlarını keşfetmeye ve bedenleriyle kurdukları bağı güçlendirmeye davet edilecek.

Caz müzisyeni ve eğitmen Asena Akan ise 10 Ekim’de “Kendini Akort Etmek” başlıklı atölyeyle nefes, ses ve titreşim üzerinden bireysel ifadeyi ortak bir deneyime dönüştürecek. Atölye, dinleme, eşlik etme ve birlikte üretme pratikleri aracılığıyla sesin insanlar arasında bağ kuran yönüne odaklanacak.

Programın son gününde müzisyen Hilal Özcan tarafından gerçekleştirilecek “Ritimle Yenilenmek” atölyesi ise ritim ve perküsyon üzerinden katılımcıları kendi ritimleriyle ve birbirleriyle yeniden bağ kurmaya davet edecek. Herhangi bir ön bilgi veya deneyim gerektirmeyen atölyede bireysel ve grup uygulamalarıyla birlikte üretme deneyimi öne çıkacak.

Haber Orijinal Kaynağı