Google AdSense

Wide Skyscraper
(160x600)
Google AdSense

Wide Skyscraper
(160x600)
BIST 100 9.874,20 +1.42%
DOLAR 32,845 -0.08%
EURO 35,638 +0.18%
ALTIN 2.622,40 +0.65%
2 Ekim 2026 | --:--:--
İstanbul --°C
Ankara --°C
İzmir --°C
Bursa --°C
Antalya --°C
Adana --°C
Trabzon --°C
Erzurum --°C
Gaziantep --°C
Eskişehir --°C
Voltah Haber
Google AdSense | Responsive Leaderboard Banner (728x90)

MKE Dünyanın Dört Bir Tarafında Fabrika Kuruyor! Yılda 250 Milyon Fişek Üretim Kapasitesi

MKE Dünyanın Dört Bir Tarafında Fabrika Kuruyor! Yılda 250 Milyon Fişek Üretim Kapasitesi

Makina ve Kimya Endüstrisi (MKE), küçük çaplı mühimmat üretiminde ulaştığı kapasiteyi yeni bir ihracat modeline dönüştürüyor. Genel Müdür İlhami Keleş, şirketin faaliyetlerini şu sözlerle özetledi: “Dünyanın dört bir tarafında fabrikalar kuruyoruz. Kurduğumuz fabrikaların önemli bir bölümü de fişek fabrikası.”

Bu modelin arkasındaki referans, Kırıkkale’deki Gazi Fişek Fabrikası. Keleş’in verdiği bilgiye göre tesis, yıllık 250 milyon adet fişek üretim kapasitesine sahip ve 1950’den bu yana NATO standartlarında üretim yapıyor. Genel Müdür, fabrikanın köklü üretim yöntemlerini modern teknolojiyle birlikte sürdürdüğünü belirtti.

Üç ülkede fişek fabrikası

Şirketin yurt dışı yatırımları somut bir tabloya oturmuş durumda. Keleş’in aktardığına göre:

Genel Müdür bu süreci, “Moğolistan’a kurduk, Ürdün’e kurduk. Azerbaycan’a şimdi makineler gidiyor, kurulum aşamasında” sözleriyle anlattı.

Asıl fark: makineleri de MKE üretiyor

Bu projeleri sıradan bir tesis kurulumundan ayıran nokta, kullanılan ekipmanın kaynağı. MKE, yurt dışında kurduğu fabrikalarda kullanılacak makineleri kendi teknik birikimiyle üretiyor. Yani ihracat kalemi yalnızca fişek değil; fişek üretim teknolojisi ve fabrika altyapısının tamamı.

Bu kabiliyet, mühimmat sanayiinde sınırlı sayıda ülkede bulunuyor. Bir fişek üretim hattı; kovan çekme preslerinden çekirdek tezgâhlarına, dolum sistemlerinden kalite kontrol istasyonlarına kadar birbirine bağlı çok sayıda özel makineden oluşuyor. Bu ekipmanı tasarlayıp üretebilmek, hattı kurabilmenin ön koşulu.

Neden fişek fabrikası talep ediliyor?

Küçük çaplı mühimmat, savunma sanayiinin en yüksek hacimli ürün kalemi. Bir ülkenin kendi fişeğini üretebilmesi, silahlı kuvvetlerinin ve iç güvenlik birimlerinin dışa bağımlılığını doğrudan azaltıyor.

Bu nedenle fişek fabrikaları, teknoloji transferi taleplerinde ilk sıralarda yer alıyor. Alıcı ülke açısından hazır mühimmat almak yerine üretim hattına sahip olmak uzun vadeli bir kabiliyet anlamına geliyor; satıcı açısından ise tek seferlik bir sözleşme yerine sürekli bir ilişki doğuyor.

Suudi Arabistan cephesi

Keleş’in açıklamalarında geniş yer tutan başlıklardan biri Suudi Arabistan oldu. Genel Müdür, ülkeyi ciddi pazar potansiyeline sahip olarak tanımladı ve teknoloji transferi ile yerinde üretim konusunda istekli olduklarını ifade etti.

Görüşmelerin geldiği aşamalar şöyle:

Pakistan ile hangi alanlarda çalışılıyor?

Pakistan tarafındaki iş birliği birkaç başlıkta ilerliyor. Top ve namlu üretimi ile namlu kaplama sistemleri, 40 mm bomba mühimmatı tedariki ve havacılık alanındaki girişimler bu kapsamda yer alıyor.

Keleş’in aktardığına göre yoğunlaşılan bir diğer alan ise deniz projeleri; bu başlıkta ASFAT ve STM ile ortak çalışmalar yürütülüyor.

Genel Müdür, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında savunma sanayiinde ortaya konulan ortak iradenin yeni pazarların, ortak üretim ve teknoloji transferi projelerinin önünü açacağını vurguladı. Üç ülke arasında imzalanan Mekke Anlaşması‘nın, savunma sanayii firmalarını bu pazarlarda daha aktif olmaya yönlendirdiğini belirtti.

Yurt içinde de kapasite artıyor

Yatırımlar yalnızca yurt dışıyla sınırlı değil. MKE, Samsun ve Kırşehir’de kurulacak yeni tesislerle kritik silah, mühimmat ve kimyasalların üretim kapasitesini artırmayı planlıyor. Kırıkkale’de sürdürülen fabrika yatırımı ise şirketin son yıllardaki en büyük kalemleri arasında bulunuyor.

Yurt dışındaki tesis kurulumlarıyla yurt içindeki kapasite artışının eş zamanlı yürütülmesi, artan sipariş hacminin karşılanmasına yönelik bir strateji olarak öne çıkıyor.

Haber Orijinal Kaynağı