Google AdSense

Wide Skyscraper
(160x600)
Google AdSense

Wide Skyscraper
(160x600)
BIST 100 9.874,20 +1.42%
DOLAR 32,845 -0.08%
EURO 35,638 +0.18%
ALTIN 2.622,40 +0.65%
16 Ekim 2026 | --:--:--
İstanbul --°C
Ankara --°C
İzmir --°C
Bursa --°C
Antalya --°C
Adana --°C
Trabzon --°C
Erzurum --°C
Gaziantep --°C
Eskişehir --°C
Voltah Haber
Google AdSense | Responsive Leaderboard Banner (728x90)

Murat Emir’den CHP’deki ihraçlara tepki: 'Yargıtay bu butlan kararını yok saymalı'

Murat Emir’den CHP’deki ihraçlara tepki: 'Yargıtay bu butlan kararını yok saymalı'

YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Fon krizinden İBB davasına, Esenyurt Belediyesi’ndeki gelişmelerden CHP’deki ihraç kararlarına kadar birçok başlıkta iktidarı eleştiren Emir, Yargıtay’ın CHP’deki butlan kararı ve tedbir uygulamasına ilişkin bir an önce karar vermesi gerektiğini söyledi.

“İHRAÇLAR YOK HÜKMÜNDE OLACAKTIR”

CHP Yüksek Disiplin Kurulu’nda 48 kişinin ihraç edilmesine ilişkin soruyu yanıtlayan Emir, yaşananları siyasi iktidarın muhalefeti kontrol altına alma girişimi olarak nitelendirdi.

İktidarın siyasi müdahalelerinde tedbir ve kayyım uygulamalarını kullandığını öne süren Emir, CHP’ye yönelik sürecin de bu yaklaşımın bir parçası olduğunu savundu.

CHP’deki ihraçların önceki kararların devamı olduğunu söyleyen Emir, amaçlarının partiyi iktidara bağımlı hale getirmek olduğunu iddia etti. Emir, Yargıtay’ın sürece müdahale etmesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

“Hukukun kırıntısı kaldıysa Yargıtay’ın hem tedbiri kaldırması hem de bu gayrimeşru kararı yok sayması gerekir. Neyi bekliyor bilmiyoruz. Bir an evvel Yargıtay kararını vermelidir. Ve o karar da mutlaka bu butlan kararının yok sayılması olmalıdır. Dolayısıyla bütün bu ihraçlar, bütün bu yapılanlar kendiliğinden yok hükmünde olacaktır.”

Yargıtay’ın gecikmeden karar vermesi gerektiğini savunan Emir, partiye yönelik müdahalelere karşı mücadeleyi sürdüreceklerini belirterek “Yolumuz iktidar yoludur” dedi.

FON KRİZİNDE İKTİDARA ELEŞTİRİ: “BİR AYA YAKLAŞTI, HİÇBİR ADIM ATMADILAR”

Fon krizine de değinen Emir, uluslararası endeks sağlayıcısı MSCI’ın Türkiye piyasalarına ilişkin değerlendirmelerini gündeme getirdi. MSCI’ın piyasa düzenlemelerinin yalnızca açıklanmasına değil, uygulamadaki sonuçlarına da bakacağını söylediğini aktaran Emir, Türkiye’nin yatırımcı güvenini yeniden kazanması gerektiğini ifade etti.

Fonlarda yaşanan gelişmeler karşısında yetkili kurumların yeterince hızlı hareket etmediğini öne süren Emir, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başta olmak üzere ilgili yöneticileri eleştirdi. Emir, krizin üzerinden yaklaşık bir ay geçmesine rağmen sorumluların ortaya çıkarılmadığını savunarak şeffaflık çağrısı yaptı.

Yüz binlerce yatırımcının birikimlerinin risk altında kaldığını söyleyen Emir, küçük tasarruf sahiplerinin mağduriyetine dikkat çekti. SPK ve ilgili kurumların fonlardaki olağandışı yükselişler sırasında neden harekete geçmediğinin açıklanmasını isteyen Emir, yatırımcıların korunması için somut adımlar atılması gerektiğini belirtti.

“FAALİYET İZNİ VERMEDİK” AÇIKLAMASINA BELGEYLE YANIT VERDİ

Emir, konuşmasında İktisat Katılım Yatırım Bankası’na verilen faaliyet iznini de gündeme taşıdı. Pusula Holding ve Katılımevim üzerinden yürüttüğü eleştiriler kapsamında, eski Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu’nun faaliyet izni verilmediği yönündeki açıklamasına itiraz etti.

Emir, 26 Şubat 2026 tarihli ve 11424 sayılı kararı göstererek bankaya faaliyet izni verildiğini öne sürdü. Fon kriziyle bağlantılı olduğunu iddia ettiği kişi ve kurumların ilişkilerinin açıklığa kavuşturulmasını isteyen Emir, yetkililerin kamuoyuna hesap vermesi gerektiğini söyledi.

Fon krizinde 450 bin yatırımcının yanı sıra 401 milyar liralık bir tutardan söz eden Emir, bu paranın kimler tarafından ve hangi işlemlerle elde edildiğinin açıklanmasını istedi. Fatma Betül Sayan Kaya ve ailesine ilişkin iddiaları da gündeme getiren Emir, bazı isimlerin korunduğunu öne sürdü. Bu iddialara ilişkin konuşmasında, soruşturma ve tedbir süreçlerinin nasıl yürütüldüğünün şeffaf biçimde açıklanması çağrısında bulundu.

İBB DAVASI VE ESENYURT TEPKİSİ

İBB davasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Emir, Ekrem İmamoğlu hakkında ortaya atılan iddiaları eleştirdi. İmamoğlu’nun hesabına para geçtiğinin kanıtlanması halinde siyaseti bırakacağını söylediğini hatırlatan Emir, buna karşın İmamoğlu’nun tutuklu bulunmasına tepki gösterdi.

Esenyurt Belediyesi’ne ilişkin gelişmeleri de gündeme getiren Emir, kayyım yardımcısının evinde bulunduğu belirtilen para ve döviz miktarına dikkat çekti. Bu gelişmelerin ardından kayyım yönetiminin sorumluluğunun da araştırılması gerektiğini savunan Emir, görevden alınan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in görevine iade edilmemesini eleştirdi.

“SEÇİMİ HEMEN İSTİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un seçim tarihine ilişkin açıklamalarını da değerlendiren Emir, seçim takviminin önceden belirlenmiş gibi sunulmasına tepki gösterdi. Seçim kararının Meclis iradesiyle alınması gerektiğini söyleyen Emir, YENİ Parti olarak erken seçim talep ettiklerini belirtti.

Emir, iktidarın AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi için seçim tarihine ilişkin bir plan hazırladığı iddiasını da gündeme getirerek, böyle bir plan varsa kimlerin dahil olduğunun kamuoyuna açıklanmasını istedi.

Haber Orijinal Kaynağı