Behçet Necatigil, Ziya Osman Saba hakkındaki bir yazısını şu cümlelerle bitirir: “Ne zaman bir şiir yazmaya kalksam önümde hep Ziya Osman Saba. İnsanın bir kaderi gibi, bir ya da ancak birkaç şairi olmalı.” Bazılarını bu köşede okurlarımla paylaştığım İslâm sanat nazariyesi esaslı yazılarımı yazarken, benim önümden hiç ayrılmayan isim ise Mustafa Tahralı Hoca’ydı. Şair değilim; Tahralı Hoca’nın şiir yazıp yazmadığını da bilmiyorum. Ama Necatigil’in şiir vurgusuna dikkat kesilmem normaldi. Çünkü