Önceki yazımızda bizim için Batı sanatını bir “hakikat merkezi” olarak değil, modern insanın idrak krizini gösteren bir laboratuvar gibi okumanın verimli olabileceğini belirtmiştik. Bu tespitimiz işlediğimiz konu bağlamında özel bir anlam taşımaktadır. Çünkü Wassily Kandinsky ile Paul Klee, modern Batı sanatında salt “biçim bozumu”na yönelen ressamlardan ziyade, görünürün arkasındaki ritmi, iç hareketi ve manevî titreşimi arayan isimlerdir. Bu yönleriyle onlar, modernliğin materyalist çizgisine