TVNET ekranlarında gündeme dair önemli açıklamalarda bulunan gazeteci Nedim Şener, FETÖ’nün 2017 yılında ABD’ye sunduğu raporlara dikkat çekti. Örgütün Türkiye’den kaçarken geride operasyonel unsurlar bıraktığını ifade eden Şener, firari FETÖ mensuplarının tüm tarikat ve cemaatlere sızmayı hedeflediğini belirtti. Bu durumun sadece Kuytul grubu ya da Süleymancılarla sınırlı kalmadığını vurguladı.
'RENKLENDİRME' TAKTİĞİ KULLANILIYOR
Siyasi partilerden sosyal medya mecralarına kadar geniş bir alanda "renklendirme" taktiğinin uygulandığını dile getiren Nedim Şener, Alihan Kuriş ekibiyle FETÖ unsurlarının ortak bir operasyonel süreç yürüttüğünü savundu. Yurt dışına kaçan örgüt yöneticilerinin geride kalan yapıları koruyup desteklediğine işaret eden Şener; bu grupların arkasında Alman istihbaratı, Amerikan istihbaratı ve nihai olarak MOSSAD’ın bulunduğunu kaydetti. Türkiye’ye yönelik yürütülen yalan ve tezvirat operasyonlarının ana merkezinde Siyonist İsrail'in olduğunu belirtti.
'KARŞIMIZDAKİ YEGANE ENGEL MOSSAD VE İSRAİL'
Türkiye’nin kırk yılı aşkın süredir yürüttüğü terörle mücadelede ve son on yılda FETÖ’ye karşı sağlanan başarıda perde arkasındaki ana aktörün netleştiğini ifade eden Şener, ABD'nin dahi geri çekildiği noktada doğrudan MOSSAD ve İsrail ile karşı karşıya kalındığını söyledi. Bu yapıların birer istihbarat ve casusluk örgütü gibi hareket ettiğini vurgulayan Şener, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un 10 Mayıs 2026 tarihinde inanç gruplarına sızan FETÖ benzeri yapılar hakkında yaptığı uyarılara atıfta bulundu. Şener, yürütülen devlet operasyonlarının ve bundan sonra atılacak adımların şaşırtıcı olmadığını sözlerine ekledi.