Gazeteci Nedim Şener, katıldığı canlı yayın programında Muhsin Yazıcıoğlu suikastına ilişkin yürütülen soruşturmalarda gerçekleşen son tutuklamaları ve olaylar arasındaki derin bağları değerlendirdi. Yaşananların ve tetikçi mekanizmalarının birbirine benziyor olmasının tesadüf olmadığını ifade eden Şener, aynı karanlık şebekenin birçok farklı olayda rol oynadığını dile getirdi.
Ramazan Akyürek ve Engin Dinç gibi isimlerin hem Hrant Dink suikastı hem de diğer kritik süreçlerde adının geçtiğini hatırlatan Şener, FETÖ'nün Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı bünyesinde kurduğu C5 şubesinin faaliyetlerine dikkat çekti. Bu şubenin ulusalcıları ve muhalif figürleri izlediğini belirten Şener, Muhsin Yazıcıoğlu'nun daha 2006 yılından itibaren hedef tahtasına konulduğunu söyledi. Yazıcıoğlu'nun Trabzon'da yaptığı incelemeler sırasında "Bizim tarla çoktan sürülmüş" diyerek FETÖ yapılanmasını fark ettiğini ve devlet içindeki örgütlenmeyi çözdüğü için kurban seçildiğini ifade eden Şener, Kaşif Kozinoğlu ve Muhsin Yazıcıoğlu gibi isimlerin tasfiyesinin FETÖ'nün sonraki kumpaslarının önünü açmak amacıyla planlandığını sözlerine ekledi.