Google AdSense

Wide Skyscraper
(160x600)
Google AdSense

Wide Skyscraper
(160x600)
BIST 100 9.874,20 +1.42%
DOLAR 32,845 -0.08%
EURO 35,638 +0.18%
ALTIN 2.622,40 +0.65%
4 Ekim 2026 | --:--:--
İstanbul --°C
Ankara --°C
İzmir --°C
Bursa --°C
Antalya --°C
Adana --°C
Trabzon --°C
Erzurum --°C
Gaziantep --°C
Eskişehir --°C
Voltah Haber
Google AdSense | Responsive Leaderboard Banner (728x90)

Nöro-kapsayıcı tasarım

Nöro-kapsayıcı tasarım

Azınlıklar için tasarım oldukça geniş bir alandır. Azınlık olarak genellikle bebekleri, çocukları, yaşlıları, anneleri, engellileri ifade etsek de daha özelleşmiş bir inan kitlesi daha var. "Nörodivergent" yani beynin dikkat, algı, iletişim ve duyusal işleme biçimlerinin "tipik" kabul edilen biçimden farklılaştığı bireylerden söz ediyorum. Örneğin. otizm spektrumu, DEHB (dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu), disleksi, dispraksi ve duyusal işleme farklılıkları olan insanlar bu gruptalar. 

Nörodivergenslik bir bozukluk değil, insan beyninin doğal çeşitliliğinin bir parçası olarak görülür; bu yaklaşım "nöroçeşitlilik" (neurodiversity) olarak tanımlanıyor.

ORTALAMA YERİNE ÇEŞİTLİLİK

İşte "Nöro-kapsayıcı tasarım" (neuroinclusive design) bu çeşitliliği göz önünde bulundurarak farklı duyusal ve bilişsel gereksinimlere sahip insanların kendilerini güvende, rahat ve işlevsel hissedebileceği mekânlar ve eşyalar üretme pratiğidir. Amaç, tek bir "ortalama kullanıcı" için tasarlamak yerine aşırı ışık, ses, koku veya görsel karmaşıklık karşısında farklı tepkiler veren bedenleri ve zihinleri kapsayan esnek ortamlar kurmaktır.

Nöro-kapsayıcı tasarımın akademik temeli büyük ölçüde mimar Magda Mostafa'nın geliştirdiği ASPECTSS Otizm Tasarım Endeksi'ne dayanıyor. Bu endeks, otizmli bireyler için mekân tasarlarken dikkate alınması gereken yedi ilkeyi tanımlayan, kanıta dayalı ilk tasarım rehberlerinden biri. Akustik kontrol, Mekânsal dizilim, Kaçış alanları, Kompartmanlaşma, Geçiş alanları, Duyusal bölgeleme ve Güvenlik temellerini içeriyor bu rehber. Mostafa'nın çalışması, otizmli çocuklar için okul tasarımı üzerine yaptığı araştırmalardan doğmuş, zamanla sağlık, konut ve işyeri gibi çok daha geniş bir alana yayılmış.

Söz konusu alan son yıllarda otizmin ötesine geçerek DEHB, disleksi, kaygı bozuklukları ve travma sonrası duyusal hassasiyetleri de kapsayacak şekilde genişledi. Pandemi sonrası esnek çalışma düzenlerinin yaygınlaşması, ofis tasarımcılarının farklı odaklanma ve dinlenme gereksinimlerine yanıt vermesini zorunlu kıldı. Bugün nöro-kapsayıcı tasarım mimarlık, iç mimarlık, mobilya tasarımı, aydınlatma ve akustik mühendisliğini bir araya getiren disiplinlerarası bir uygulama alanı haline geldi.

BEŞ İLKE

Belirttiğim üzere kalibrasyon, kişiselleştirme, akustik, biyofili ve kompartmanlaşma adını verebileceğimiz beş ilke etrafında gelişen bir pratikten söz ediyoruz.

Kalibrasyon, kullanıcının çevresini kendi ihtiyacına göre ayarlayabilmesi anlamına geliyor. Örneğin KI firmasının Kiaura koleksiyonu, "Cognetic Technology" isimli çok eksenli bir hareket sistemiyle bedenin ince hareketlerine dinamik olarak yanıt veren bir çalışma koltuğu sunuyor. Pek çok sehpa tasarımı artık elektriksiz, pnömatik bir mekanizmayla farklı yükseklik ayarı yaparak kahve sehpasından çalışma masasına dönüşebiliyor.

Kişiselleştirme, mekânın kullanıcının kimliğine ve tercihine göre şekillenmesini destekiyor. Yeni nesil çalışma koltukları insanların omurga ve bel pozisyonlarına göre ayarlanabiliyor. Shaw Contract'ın StudioOne platformu ise özel renk, desen ve doku kombinasyonlarıyla tasarımcılara kişiye özel zemin kaplamaları oluşturma imkânı tanıyor.

Akustik, ASPECTSS endeksinin en kritik bileşenlerinden. Arka plan gürültüsünü, yankıyı ve reverberasyonu azaltmak, dikkat gerektiren görevler için yaşamsal önem taşıyor. İrlandalı Vibe By Vision'ın geri dönüştürülmüş PET'ten üretilen Calmtone akustik panelleri sesi emerek sakinleştirici ortamlar yaratıyor. Unika Vaev'in Folded Poetry seçkisi ise tasarımcı Eliza Redmann'ın travmatik beyin hasarından iyileşme sürecindeki duyusal deneyimlerinden esin alarak sesi hem dağıtan hem emen akustik karo yüzeyler sunuyor.

Biyofilik tasarım doğal ışık, bitki örtüsü ve organik formlar aracılığıyla insan ile doğa arasındaki bağı güçlendirmeyi hedefler. Örneğin iç mekanlarda sıkça karşımıza çıkan yosun duvarları, gerçek bitkiler ile 20 yıla kadar dayanabilen görsel sakinlik sağlıyor. Mohawk Group'un Fractal Findings halı karo seçkisi ise doğada tekrar eden fraktal desenleri kullanarak stresi azaltmayı hedefliyor.

Kompartmanlaşma, mekân içinde izolasyonu anlatır; mahremiyet ve dinlenme alanları yaratarak aşırı uyarılmayı azaltmayı amaçlar. Lakeshore Learning'in Sensory Hideaway'i çocuklar için dokunsal unsurlar ve filtrelenmiş ışıkla korumalı bir sığınak sunarken Nook firmasının Sensory 76 modülü standart kapı genişliklerinden geçebilen taşınabilir bir duyusal mola kapsülü olarak karşımıza çıkıyor. OFS'nin ROOM koleksiyonu ise ses yalıtımlı kapsülleriyle açık ofis planlarında odaklanma ve mahremiyet alanları yaratıyor; bu tasarım Uluslararası Otizm Sertifikalı Kaynak belgesine sahip.

HER ÖLÇÜEKTE UYGULANIYOR

Nöro-kapsayıcı tasarım, "herkese uyan tek beden" anlayışından uzaklaşarak insan çeşitliliğini mekân tasarımının merkezine yerleştiren bir anlayışı temsil ediyor. Bu ilkeler okuldan ofise, sağlık kurumundan konuta kadar her ölçekte uygulanabilecek somut bir çerçeve sunuyor. Bu yaklaşım yalnızca nörodivergent bireyler için değil, farklı yaş, yetenek ve duyusal profile sahip herkes için daha esnek, daha insancıl mekânlar yaratma potansiyeli taşıyor.

Haber Orijinal Kaynağı