Petrol piyasasında yalnızca bir gün içinde yön değişti. G7 ülkelerinin stratejik rezervlerden petrol piyasaya sürmesiyle salı sabahı 100 doların altına çekilen Brent petrol, yeni arz risklerinin devreye girmesiyle çarşamba günü yeniden yükselişe geçti.
Brent petrolün varili 93 sent artışla 101,51 dolara, ABD tipi WTI petrol ise 82 sent yükselişle 90,25 dolara çıktı. Piyasadaki yeni hareketin arkasında bu kez talep beklentisinden çok, üretim ve sevkiyatı etkileyebilecek iki ayrı gelişme bulunuyor.
Dün 100 doların altındaydı, bugün 101,5 dolara çıktı
Brent petrol salı sabahı 99,79 dolara kadar gerilemişti. Bir önceki işlem gününde 103,40 doları gören fiyat, G7 ülkelerinin stratejik rezervlerden 100 milyon varil petrolü piyasaya sürme kararı ve yüksek faizlerin talebi baskılayabileceği beklentisiyle yönünü aşağı çevirmişti.
Ancak bu rahatlama kısa sürdü.
Petrol fiyatları çarşamba günü yeniden 101 doların üzerine çıktı. Brentteki yükselişle birlikte WTI petrol de 90 dolar sınırını geçti.
Piyasanın odağı birkaç saat içinde talep tarafındaki baskıdan yeniden arz güvenliğine döndü. Özellikle ABD'nin önemli üretim bölgelerinden Meksika Körfezi'nde oluşan tropik sistem, üretim platformları ve kıyıdaki rafineriler açısından yeni bir risk yarattı.
Buna Orta Doğu'daki yeni saldırılar eklenince petrol piyasasında dün fiyatı aşağı çeken rahatlama havası yerini yeniden temkinli fiyatlamaya bıraktı.
Meksika Körfezi'ndeki sistem hızla güçlenebilir
ABD Ulusal Kasırga Merkezi, Meksika Körfezi'nde oluşan sistemi Tropikal Depresyon Dokuz olarak sınıflandırdı.
Son resmi bilgilere göre sistem yaklaşık saatte 55 kilometre hızında rüzgârlarla doğuya doğru ilerliyor. Merkez, sistemin hızla güçlenmesini ve önce tropik fırtınaya, ardından perşembe günü kasırgaya dönüşmesini bekliyor.
Henüz kasırga seviyesine ulaşılmış değil. Ancak tahmin gerçekleşirse Atlantik'te 2026 sezonunun ilk kasırgası oluşacak.
Sistemin hafta sonuna doğru kuzeye veya kuzeydoğuya dönerek ABD'nin kuzey Körfez kıyılarına yaklaşması bekleniyor. Florida'nın kuzeybatısından Louisiana'ya kadar uzanan bölgede gelişmeler yakından takip ediliyor.
Bu bölgenin petrol piyasası açısından önemi yüksek. ABD Enerji Enformasyon İdaresi'nin 2026 tahminlerine göre federal Meksika Körfezi sahaları ABD ham petrol üretiminin yaklaşık yüzde 13'ünü karşılıyor. Körfezde günlük petrol üretiminin yaklaşık 1,8 milyon varil düzeyinde olması bekleniyor.
Enerji şirketleri de önlem almaya başladı.
Chevron, fırtınadan etkilenme ihtimali bulunan Meksika Körfezi platformlarındaki zorunlu olmayan personeli tahliye etmeye başladığını açıkladı. Şirket, önlem alındığı sırada petrol ve doğal gaz üretiminin normal şekilde devam ettiğini bildirdi.
Dolayısıyla şu aşamada doğrulanmış büyük bir üretim kaybı bulunmuyor. Piyasanın fiyatladığı unsur, sistemin güçlenmesi durumunda üretim platformlarının kapatılması ve kıyıdaki rafinerilerde operasyonların aksaması ihtimali.
Suudi Arabistan-Yemen hattındaki saldırılar ikinci baskıyı yarattı
Petrol fiyatını yukarı çeken diğer risk Orta Doğu'dan geldi.
Yemen'deki Husiler ile Suudi Arabistan destekli Yemen hükümet güçleri arasındaki çatışmalar yeniden şiddetlenirken Suudi Arabistan'ın güneyindeki Cizan ve Necran havalimanları saldırıya uğradı.
Suudi Arabistan Sivil Havacılık Genel Otoritesi, iki havalimanına yönelik saldırılarda üç kişinin hafif yaralandığını ve maddi hasar meydana geldiğini açıkladı.
Husilerin Suudi Arabistan'ın güneyindeki Hamis Muşayt kentine yönelttiği bir balistik füzenin de engellendiği bildirildi.
Son saldırıların doğrudan petrol üretimini durdurduğu yönünde doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor. Buna rağmen gelişmeler enerji piyasası açısından önemli çünkü çatışmanın yaşandığı bölge Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'na yakın bulunuyor.
Babülmendep, Orta Doğu petrol ve petrol ürünlerinin Avrupa ve diğer pazarlara taşındığı başlıca deniz geçişlerinden biri.
Suudi Arabistan da son açıklamalarında Husilerin yalnız sivil hedefleri değil ekonomik tesisleri ve Kızıldeniz'deki Suudi gemilerini hedef aldığını belirtiyor.
Bölgesel risk, İran savaşı nedeniyle Hürmüz Boğazı çevresindeki mevcut belirsizlikle birleşince petrol piyasasında alternatif ihracat rotalarının güvenliği daha fazla önem kazanıyor.
Suudi Arabistan'ın ülkenin doğusundaki üretim bölgelerini Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu'ya bağlayan Doğu-Batı Petrol Boru Hattı da bu nedenle kritik konuma gelmiş durumda. Hat, Hürmüz Boğazı'ndaki kesintilerin etkisini azaltmak için kullanılıyor.
Türkiye için ilk risk yeniden akaryakıt ve enflasyon
Petrolün yeniden 101 doların üzerine çıkması Türkiye açısından doğrudan önem taşıyor.
Türkiye enerji ihtiyacının önemli bölümünü ithalatla karşılıyor. Bu nedenle petrol fiyatlarında kalıcı bir yükseliş, enerji ithalat faturasından akaryakıt fiyatlarına kadar geniş bir alanda maliyet baskısı yaratabiliyor.
Ham petrol fiyatındaki artış tek başına Türkiye'deki benzin ve motorin fiyatını belirlemiyor. Uluslararası ürün fiyatları, döviz kuru, rafineri marjları ve vergiler de pompa fiyatlarında etkili oluyor.
Ancak Brent petrolün 100 doların üzerinde kalıcı hale gelmesi durumunda ithal enerji maliyetlerinin yeniden yükselmesi, enflasyon görünümü açısından da ek risk oluşturabilir.
Asıl belirleyici nokta şimdi Meksika Körfezi'ndeki tropik sistemin izleyeceği rota olacak. Fırtınanın petrol platformlarından ve büyük rafineri merkezlerinden uzaklaşması, piyasadaki risk primini azaltabilir.
Buna karşılık sistemin tahmin edildiği gibi kasırgaya dönüşmesi ve üretim kesintilerinin başlaması durumunda fiyat üzerindeki baskı büyüyebilir.
Orta Doğu'da ise Suudi Arabistan ile Husiler arasındaki çatışmanın enerji tesislerine veya Kızıldeniz'deki taşımacılığa yayılıp yayılmayacağı izlenecek.
Petrol piyasasının dün 100 doların altında fiyatladığı rahatlama böylece yalnız bir gün içinde yerini yeniden arz güvenliği endişesine bıraktı.