Tamamen Renault Design ekibi bünyesinde geliştirilen bu özel proje, tasarımcılar arasında düzenlenen yarışmada çizilen 300’den fazla taslağın arasından süzülerek hayata geçirildi.
270 beygirlik elektrikli saygı duruşu
Aracın arkasında yer alan geniş ve kaslı çamurluklar, orijinal modelin arkadan motorlu mimarisine görsel bir gönderme yapıyor. Ancak bu kez arkada benzinli motor yerine 270 beygir güç üreten %100 elektrikli bir motor görev yapıyor.
"Cafe Racer" felsefesi ve ikonik detaylar
Ralli versiyonlarına selam gönderen ön kısımdaki 6 adet yuvarlak 3D LED far, panjursuz burun yapısıyla bütünleşiyor. Arkadaki stoplar ise kapatıldığında tamamen gövde içinde kaybolan gizli bir mimariye sahip.
İkonik çift beyaz çizgi artık sadece bir etiket veya boya değil; kaputtaki hava ızgarasından başlayıp arka stopların içine ve hatta kabin içine kadar uzanan yapısal bir tasarım ögesi olarak kullanılmış. "Bleu de France" renginden ilham alınan sedefli 3 katmanlı özel mavi boya, ışık altında orijinal tarihi tonları ve keskin gövde hatlarını ortaya çıkarıyor.
Kabinde dijital minimalizm
Kabin içinde siyah Alcantara kaplı çanak koltukların orta kısımlarında mavi fitilli kadife kumaş kullanılarak orijinal 1964 modelinin başı olmayan düz koltuklarına harika bir gönderme yapılmış. Kabinde plastik veya karbon fiber malzemelere yer verilmezken, konsolun ortasındaki kronometre butonundaki kırmızı nokta dikkat çeken tek renkli detay oluyor.