Rusya, Ukrayna’ya yönelik saldırılarında esasında hava savunması için geliştirilen S-400 sistemlerini kara hedeflerini vurmak için kullanıldı. Ukrayna’nın başkenti Kiev’e düzenlenen son saldırılarda füzelerin fırlatılışının önceden tespit edilememesi, erken uyarı sistemlerinin etkinliği konusunda soru işaretleri yarattı.
S-400 füzeleri nasıl saldırı silahına dönüştü?
Rusya, hava savunma füzelerini kara hedeflerine karşı kullanmaya aslında yeni değil, 2022’de S-300 sistemleriyle başladı. Daha sonra S-300 ve S-400 sistemleriyle uyumlu 48N6 tipi füzeler de bu amaçla kullanılmaya başlandı. Moskova, böylece elindeki hava savunma mühimmatını değerlendirirken Iskander gibi doğrudan kara saldırıları için tasarlanan balistik füzelere ek bir saldırı kapasitesi oluşturdu
Rusya’nın kullandığı mühimmat arasında farklı özelliklere sahip 5V55R, 48N6 ve 40N6 füzeleri bulunuyor. Bu füzeler betonarme veya yer altındaki tahkimatları delmek üzere özel olarak tasarlanmadığından güçlendirilmiş hedeflere karşı Iskander gibi silahlarla aynı etkiyi gösteremiyor. Ancak yüksek hızları, ağır gövdeleri ve patlama sırasında etrafa saçılan binlerce parça, yerleşim bölgelerinde geniş bir alanda yıkıma neden olabiliyor.
Füzeler neden önceden tespit edilemiyor?
Ukrayna’nın yaşadığı en büyük sorunlardan biri, Rus füzelerinin fırlatılışından sonra savunma sistemlerinin tepki vermek için yeterli zamana sahip olamaması. S-400 sisteminde kara saldırısı yapmak için kullanılan füzelerin saniyede yaklaşık 2,5 kilometre hıza ulaşabildiği belirtiliyor. Bu hızla ilerleyen bir füze, 200 kilometrelik mesafeyi birkaç dakika içinde kat edebiliyor.
Füzelerin uçuş profili de erken uyarı süresini kısaltıyor. İlk aşamada ataletsel seyrüsefer ve radyo komutlarıyla yönlendirilebilen füzeler, yer radarlarının radyo ufkunun dışına çıktığında yalnızca ataletsel seyrüseferle ilerlemeyi sürdürüyor. Böylece füzenin uçuşu boyunca radar üzerinden yönlendirme yapılması mümkün olmuyor. Bu durum, özellikle uzun mesafeli saldırılarda isabet hassasiyetini düşürürken savunma sistemlerinin hedefi takip etmesini de güçleştiriyor.
Ukraynalı askeri uzman Oleksii Hetman, Iskander füzelerinin yaklaşık 100 kilometre irtifaya çıkabildiğini ve bu nedenle daha kolay tespit edilebildiğini belirtiyor. S-400 füzeleri ise daha alçak irtifada ilerleyebiliyor. Hetman’a göre bazı durumlarda fırlatmaya ilişkin istihbarat radar sistemlerine ancak yaklaşık 20 saniye sonra yansıyor. Bu gecikme ve tespit zorlukları nedeniyle şehirdeki erken uyarı sirenlerinin füzeler hedeflerini vurduktan sonra çalmaya başladığı belirtiliyor.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin danışmanlarından elektronik harp uzmanı Serhii Beskrestnov da Batılı istihbarat servislerinin S-400 füzelerinin fırlatılışını daha önce de tespit edemediğini söylüyor. Bu nedenle Kiev’e yönelik son saldırılarda erken uyarı verilmemesinin yalnızca istihbarat paylaşımındaki olası bir kesintiyle açıklanamayacağı değerlendiriliyor.
Kiev saldırılarında önleyici füzeler yetersiz kaldı
Rusya’nın S-300 ve S-400 füzelerini kara hedeflerine karşı kullanması, Ukrayna’nın hava savunmasındaki mühimmat sorununu daha da önemli hale getiriyor. Patriot ve SAMP/T gibi sistemler balistik füze tehdidine karşı kullanılabiliyor ancak bu sistemlerin önleyici füzeleri sınırlı sayıda bulunuyor. Rusya’nın aynı saldırıda daha fazla hızlı füze kullanması, Ukrayna’yı kritik tesisleri korumak için daha fazla mühimmat harcamaya zorluyor.
Ukrayna Hava Kuvvetleri, 5 Ağustos gecesi Rusya’nın 24 balistik füze fırlattığını ve bu saldırıda hiçbir füzenin engellenemediğini bildirmişti. Temmuz ve ağustos aylarındaki diğer saldırılarda da Iskander-M/S-400 kategorisinde kaydedilen çok sayıda füzenin yalnızca küçük bir bölümü durdurulabildi. Bununla birlikte Ukrayna’nın kullandığı ortak sınıflandırma, füzelerin ne kadarının S-400 sistemlerinden ateşlendiğini kesin olarak ortaya koymuyor.
Kiev’e yönelik 14 Temmuz 2026 tarihli saldırıda ise başkentin Darnitskiy bölgesinde S-400 füzesine ait savaş başlığı ve enkaz parçaları bulundu. Füzenin tam modeli belirlenemedi.
Ukrayna, füze fırlatıcılarını hedef alıyor
Ukrayna ise sınırlı sayıdaki önleyici füzelerle bütün saldırıları durdurmak yerine Rusya’nın füze fırlatıcılarını ateşleme yapmadan önce etkisiz hale getirmeye de çalışıyor. Ukrayna Savunma Bakanı Yevhenii Khmara, eylül ayından ekim başına kadar balistik füze saldırılarında kullanılan sekiz fırlatıcının vurulduğunu açıkladı. Bunlardan üçü imha edilirken beşi hasar gördü. Ukrayna tarafı, bu operasyonların bazı Rus saldırılarının iptal edilmesine veya planlarının değiştirilmesine yol açtığını belirtiyor.
Kiev yönetimi ayrıca Patriot sistemlerinde kullanılan PAC-3 ve PAC-2 GEM-T önleyici füzelerinin daha hızlı teslim edilmesini istiyor. Khmara, tekil teslimatların yeterli olmadığını, çok daha fazla sayıda önleyici füzeye ihtiyaç duyduklarını vurguluyor.
ABD istihbaratı kesildi mi?
Kiev’e yönelik saldırılarda erken uyarı verilmemesi, ABD’nin Ukrayna ile istihbarat paylaşımını durdurmuş olabileceği yönündeki iddiaları da gündeme getirdi. ABD yönetiminin, Ukrayna’nın Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırılarını durdurmaması halinde istihbarat desteğini ve bazı silah tedariklerini kısıtlayabileceğine ilişkin haberler yayımlandı. Ancak ABD ve Ukrayna yetkilileri, istihbarat paylaşımının devam ettiğini açıkladı.
Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, 13 Ekim’de Varşova Güvenlik Forumu’nda yaptığı açıklamada Washington ile iş birliğinin sürdüğünü doğruladı. Sybiha, önceki geceki saldırıda alarmın geç verilmesini Rusya’nın kullandığı özel silah türüne bağladı. Bu açıklama S-400’e yorumlandı. Zelenski ise müttefiklerinden saldırı öncesinde erken uyarı alamadıklarını belirterek balistik füze fırlatmalarına ilişkin istihbaratın sivillerin hayatını kurtardığını söyledi.