Sevilay Ç[email protected]
Türkiye’den doğan finansal teknolojiler girişimi Sanction Scanner, küresel büyüme yolculuğunda yeni bir döneme girdi. Finansal kuruluşların yaptırım listelerini tarama ihtiyacına çözüm üretmek amacıyla 2020’de Yıldız Teknik Üniversitesi’nin Kuluçka bölümünde kurulan şirket, altı yılda ürün portföyünü genişleterek yapay zekâ tabanlı bütünleşik bir uyum, risk ve dolandırıcılıkla mücadele altyapısına dönüştü. Bu dönüşümle birlikte markasını Complead olarak yenileyen girişim, ABD pazarındaki büyümesini New York’ta kurduğu şirket ve yerel ekibiyle hızlandırmayı hedefliyor. Bugün 80’den fazla ülkede 800’ü aşkın kurumsal müşteriye hizmet veren şirketin büyüme hikâyesinin dikkat çekici tarafı ise bugüne kadar hiçbir dış yatırım almamış olması. Tamamı Türkiye’de geliştirilen teknolojiyle küresel rakipleri karşısında büyüyen şirketin hisselerinin yüzde 100’ü kurucularına ve çalışanlarına ait. Müşterilerinin yarısından fazlası yurt dışında bulunan girişim, Türkiye’de de 200’ün üzerinde lisanslı kurumla çalışıyor.
3 bin veri noktasından küresel yolculuğa
Bilgisayar mühendisi olan ve ilk finansal teknoloji girişimini yaklaşık 10 yıl önce hayata geçiren Complead Kurucu ve CEO’su Fatih Coşkun, Sanction Scanner’ın 13’üncü girişimi olduğunu söyledi. İlk iki yılda dünyanın farklı ülkelerindeki kurum ve kuruluşlardan 3 binin üzerinde veri noktasını kapsayan altyapı oluşturduklarını belirten Coşkun, verilerin yüzde 80-85’inin kamuya açık kaynaklardan, kalan bölümünün ise analist takibi ve doğrulanmış kaynaklardan elde edildiğini anlattı. Finansal suçların niteliğinin değişmesiyle birlikte hizmetlerini genişlettiklerini belirten Coşkun, başlangıçta yaptırım listelerinin taranmasına odaklanan teknolojinin zamanla altı farklı kontrol mekanizmasına dönüştüğünü ifade etti.
Sadece isim değil işin kapsamı da değişti
Marka değişikliğinin yalnızca isim yenilemesi olmadığını vurgulayan Coşkun, “İlk kurulduğumuzda yaptığımız iş listelerini taramaktan ibaretti. Ancak bugün bir müşterinin işe alım anındaki risk profilini çıkarıyor, işlem akışını gerçek zamanlı izliyor, dolandırıcılık desenlerini yakalıyor, nihai faydalanıcıları çözüyor ve regülatöre gidecek dosyayı hazırlıyoruz. Artık sadece uyum yazılımı değil, yapay zekâ tabanlı bütünleşik bir uyum, risk ve dolandırıcılık altyapısı sunuyoruz” dedi. Sanction Scanner teknolojisinin yeni marka çatısı altında ürün olarak varlığını sürdüreceğini belirten Coşkun, mevcut müşterilerin sözleşme değişikliği veya altyapı taşıma zorunluluğu yaşamayacağını söyledi.
Yapay zekâ, yanlış alarmları %97 azaltıyor
Finansal teknolojilerin yaygınlaşmasıyla kara para aklama, sahte kimlik kullanımı ve dolandırıcılık yöntemlerinin karmaşıklaştığına dikkat çeken Coşkun, geleneksel kural tabanlı yazılımların bu değişime yanıt vermekte zorlandığını ifade etti. Complead’in geliştirdiği yapay zekâ ajanları ve Fusion mimarisi; finansal kurumların müşterilerini hesap açılışından itibaren izleyebilmelerini sağlıyor. Sistem, gelir profiliyle uyumsuz para hareketleri, olağan dışı işlemler ve farklı coğrafyalardan gerçekleştirilen şüpheli faaliyetleri analiz ederek ilgili kurumları uyarıyor. Şirketin paylaştığı verilere göre teknoloji, rutin uyum vakalarının yüzde 77’sini otomatik sonuçlandırırken, yanlış alarm oranlarında yüzde 97’ye varan düşüş sağlıyor. Coşkun, yapay zekâ kullanımında hız kadar kararların açıklanabilirliğinin de kritik olduğunu, sistemin kaynağı gösterilemeyen veya gerekçelendirilemeyen kararlar üretmemesi üzerine kurgulandığını söyledi. Yapay zekâyla birlikte sanal kimlikler ve siber saldırıların yeni riskler yarattığını belirten Coşkun, yeni dönem vizyonlarını ise “Hedefimiz iyi bir alternatif olmak değil; finansal suçla mücadelenin dünya genelinde nasıl yapıldığını yeniden tanımlayanlardan biri olmak” sözleriyle özetledi.
Öz kaynaklarıyla büyüdü 800 müşteriye ulaştı
Complead’in büyüme modelinin merkezinde, girişimcilik ekosisteminde bootstrapping olarak tanımlanan öz kaynaklarla büyüme stratejisi bulunuyor. Bugüne kadar herhangi bir yatırım fonundan sermaye almadan faaliyetlerini genişlettiklerini belirten Coşkun, bu tercihin müşteri ihtiyaçlarına ve ürün geliştirmeye odaklanmalarını sağladığını söyledi. İstanbul’da Yıldız Teknopark ve Altunizade’de, Trabzon’da ise Teknopark’da ofisleri olduğunu anlatan Coşkun, müşterileri arasında Türk Telekom, iyzico, Yemeksepeti, Togg, Midas ve Hepsiburada’nın yanı sıra NN, Unity, Zurich, Loomis, Stellantis ve Birleşmiş Milletler’in de bulunduğunu ifade etti. Şirketin yeni dönem hedefleri arasında finansal suçlarla mücadelenin yanı sıra ticaret uyumu, kripto varlık düzenlemeleri ve ESG alanlarına yönelik teknolojiler geliştirmek de bulunuyor.
Jeopolitik krizler, uyum teknolojilerine talebi artırıyor
Rusya-Ukrayna Savaşı ve İran eksenindeki gerilimler nedeniyle ekonomik yaptırımların ve kara listelerin kapsamının genişlediğini belirten Coşkun, finansal kurumların yalnızca müşteri kimliğini doğrulamasının artık yeterli olmadığını söyledi. Stratejik teknoloji ürünlerinin hangi ülkelere ve kuruluşlara satılabileceğinin kontrol edilmesini kapsayan ticaret uyumunun önem kazandığını vurguladı. Coşkun, “Bizim tarafta en büyük sinir testi Rusya-Ukrayna Savaşı döneminde oldu. Her gün binlerce kara listenin sanction’ı yayınlandı. Bizim müşterilerimizin milyonlarca sorgulama aynı günde yaptıkları bir dönemi yaşadık” dedi.
“ABD’deki iki büyük ihtiyacın kesişimini inşa ediyoruz”
Londra merkezli küresel yapılanmasının ardından ABD’deki varlığını da resmileştiren Complead, New York’ta kurduğu yeni şirket ve yerel ekiple dünyanın en büyük finansal teknoloji pazarlarından birindeki faaliyetlerini genişletiyor. APMEX, Hometap ve Candex gibi ABD merkezli şirketlerle halihazırda çalışan girişim, yeni yapılanmasıyla Amerikan finansal kurumlarının artan regülasyon yüküne odaklanacak. Coşkun, ABD hamlesini şu sözlerle değerlendirdi: “Dünyanın en büyük finansal suç uyum harcaması ABD’de yapılıyor. Pazarda hâkim olan oyuncular ise onlarca yıl önce kurulmuş hantal ve pahalı sistemler. Uyum ekipleri hem yönetim kurullarının verimlilik baskısı hem de regülatörlerin açıklanabilirlik beklentisi arasında sıkışmış durumda. Biz tam olarak bu iki ihtiyacın kesişimini inşa ediyoruz.”