Ezop, insanlık tarihinin en eski ve en etkili hikâye anlatıcılarından biri, bir şair ve bir düşünürdür (Filozof?). Yaşamı, kölelikten bilgeliğe uzanır ve bir trajediyle biter.
Her masalında bir bir öğüt ve/veya bir eleştiri vardır ve haksız, hukuksuz biçimde iftira ile katledilmiştir!
Örneğin ünlü “İnsan Dili” masalı sadece basit bir öykü değildir:
Antik Çağ’da, Sokrates’i fikirlerinden dolayı idam eden Yunanistan’daki kölelik yapısını, efendi-köle ilişkilerini, diktatörlüğü, dalkavukluğu, dönekliği, Felsefe ve Mantık çerçevesinde eleştiren edebi bir başyapıttır.
Ezop’un MÖ 620-560 yılları arasında, Antik Yunan’da yaşadığı varsayılır.
Tarihçi Herodot ve filozof Plutarkhos’a göre Ezop gerçek bir tarihi şahsiyettir ama hayatı efsanelerle bezenmiştir.
Doğum yerinin Frigya (Eskişehir-Emirdağ bölgesi) veya Trakya olduğu tahmin edilir.
Hayatına bir köle olarak başlamış, zekâsı, kurnazlığı ve etkileyici konuşma yeteneği sayesinde dönemin aristokratları arasında sivrilmiştir.
Antik dönem edebiyatında son derece çirkin, kambur, kekeme ya da dilsiz bir insan olarak tasvir edilir.
Efsaneye göre, rahibelerine yaptığı bir iyilikten sonra tanrıça İsis tarafından ödüllendirilmiş, büyük bir hitabet ve hikâye anlatma yeteneği kazanmıştır.
İlk efendisi, Kuşadası’nın karşısındaki Sisam adasındaki filozof Ksantus (Samoslu Xanthus), ikinci efendisi ise İadmon’dur.
Özgürlüğünü, kıvrak zekâsıyla efendilerini zor durumlardan kurtararak kazanmıştır.
Daha sonra Lidya Kralı Kroisos’un (“Harun gibi geldiler, Karun gibi oldular” sözü üzerinden ülkemizdeki iktidarın eleştirilmesinde de özel bir yer kazanmış olan Zengin Kral Karun) sarayında danışmanlık yapmış, diplomatik bir görev için gittiği Delfi’de, yaptığı eleştirilerden dolayı haksız yere tapınak hırsızlığıyla suçlanarak uçurumdan aşağı atılarak idam edilmiştir.
Böylece sadece yaptığı zekice siyasal ve toplumsal eleştirilerle değil, zekâsına ve başarısına rağmen diktatörlerin haksızlığına ve hukuksuzluğuna uğrayanların simgesi olarak da tarihe geçmiştir.
Ezop’un “dil masalı”, siyaset, edebiyat ve mizah dünyasına “Ezop Dili” (Aesopian Language) denilen çok önemli bir kavram kazandırmıştır.
“Ezop Dili”, zalimlere ve diktatörlere karşı siyasal bir korunma yöntemidir:
Antik Yunan’da, kölelerin veya imtiyazsız halkın, yöneticileri eleştirme hakkı yoktu; bunu yapanlar Sokrates gibi idam ediliyordu.
Ezop, insanlara ilişkin eleştirilerini, hayvanlar, bitkiler ve/veya dil gibi organlar üzerinden masallar anlatarak yapmış, sansüre ve zulme direnmenin yolunu böyle bulmuştu.
Bugün bile edebiyatta ve özellikle de siyasette, baskı dönemlerinde, fikirlerin semboller üzerinden dolaylı yoldan anlatılmasına “Ezop Diliyle konuşmak” denir!
Masalın kendisi Pazar gününe.