Google AdSense

Wide Skyscraper
(160x600)
Google AdSense

Wide Skyscraper
(160x600)
BIST 100 9.874,20 +1.42%
DOLAR 32,845 -0.08%
EURO 35,638 +0.18%
ALTIN 2.622,40 +0.65%
1 Ekim 2026 | --:--:--
İstanbul --°C
Ankara --°C
İzmir --°C
Bursa --°C
Antalya --°C
Adana --°C
Trabzon --°C
Erzurum --°C
Gaziantep --°C
Eskişehir --°C
Voltah Haber
Google AdSense | Responsive Leaderboard Banner (728x90)

Sosyal medyadaki vitrin beden algısını ve tatil huzurunu tehdit etmeye başladı

Sosyal medyadaki vitrin beden algısını ve tatil huzurunu tehdit etmeye başladı

Yaz sezonuyla birlikte sosyal medyada artan tatil, manzara ve fit beden paylaşımları, bireyler üzerinde belirgin bir psikolojik baskı yaratıyor. Dijital mecralarda sürekli idealize edilmiş görüntülere maruz kalmak, hem beden memnuniyetsizliğini derinleştiriyor hem de tatil deneyimini bir “sosyal onay” yarışına çeviriyor.

Psikiyatri uzmanı Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, ideal beden algısının yalnızca kilo veya ölçülerden ibaret olmadığını belirtti. Dilbaz, “İdeal beden algısı; kaslılık, cilt görünümü, boy, yaşlanma belirtileri ve genel çekicilik gibi pek çok unsuru kapsar. Sorun, bu zihinsel tasarımın bireyin gerçek bedeninden uzaklaşmasıyla başlar. Algılanan beden ile idealize edilen beden arasındaki fark büyüdükçe özgüven sorunları, aşırı diyet yapma, aynadan kaçınma veya yeme bozuklukları ortaya çıkabilir” dedi. Toplum, medya, akran ilişkileri ve spor kültürünün bu algıyı şekillendirdiğini vurgulayan Dilbaz, filtreli ve dijital olarak düzenlenmiş içeriklerin ulaşılması güç standartları sanki normalmiş gibi sunduğuna dikkat çekti.

‘PERFORMATİFE EVRİLEBİLİR’ 

Dijital detoksun teknolojiyi tamamen hayatımızdan çıkarmak anlamına gelmediğini kaydeden Dilbaz, sürdürülebilir bir “dijital sınırlandırma” modeli önerdi. Uzun vadede amaca ulaşmak için günlük alışkanlıkların kademeli olarak düzenlenmesi gerektiğini ifade eden Dilbaz, ilk aşamada üç ila yedi günlük denemelerle sosyal medya uygulamalarının geçici olarak kapatılabileceğini söyledi. 

İLK VE SON 60 DAKİKA KRİTİK

Psikiyatri uzmanı Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, teknoloji kullanımında önemli detaylara dikkat çekti:

-Günün ilk 60 dakikası ile uykudan önceki son 60-90 dakika telefonsuz geçirilmeli

-Yemek masası, yürüyüş ve arkadaş buluşmaları gibi anlar“telefonsuz alanlar” ilan edilebilir.

-Bildirimlerin tamamen kapatılarak sosyal medyaya günde iki belirlenmiş zamanda bakılmalı.

-Tatilde çekilen fotoğrafların anında değil, tatil bittikten sonra paylaşılması kuralı ekran süresini azaltabilir.

-Telefonu yatak odasına sokmamak gibi pratik önlemlerin yanı sıra, ekrandan boşalan zamanın alternatiflerle doldurulması dijital bağımlılık döngüsünü kırmada hayati rol oynayabiliyor.

Haber Orijinal Kaynağı