Google AdSense

Wide Skyscraper
(160x600)
Google AdSense

Wide Skyscraper
(160x600)
BIST 100 9.874,20 +1.42%
DOLAR 32,845 -0.08%
EURO 35,638 +0.18%
ALTIN 2.622,40 +0.65%
2 Kasım 2026 | --:--:--
İstanbul --°C
Ankara --°C
İzmir --°C
Bursa --°C
Antalya --°C
Adana --°C
Trabzon --°C
Erzurum --°C
Gaziantep --°C
Eskişehir --°C
Voltah Haber
Google AdSense | Responsive Leaderboard Banner (728x90)

Stratejik petrol rezervleri 1982'den beri en düşük seviyede: Benzin fiyatları neden düşmüyor?

Stratejik petrol rezervleri 1982'den beri en düşük seviyede: Benzin fiyatları neden düşmüyor?

Petrol fiyatları, ABD ile İsrail'in İran'a yönelik ortak saldırılarının ardından son yılların zirvesine çıkarken, artan akaryakıt maliyetlerinin siyasi faturası 3 Kasım'daki ara seçimlerde Donald Trump yönetimine ve Cumhuriyetçi Parti'ye kesilebilir. Çatışmaların küresel piyasalarda yarattığı enerji şoku, en büyük ekonomik tahribatı ABD'de yaratırken gözler seçim sandıklarına çevrildi.

AKARYAKIT VE BRENT PETROL FİYATLARINDA REKOR ARTIŞ

Savaş öncesinde 72,48 dolar seviyesinde bulunan Brent petrolün varil fiyatı, çatışmaların başlamasıyla birlikte 126 doların üzerine kadar tırmandı. Geçtiğimiz haftayı 113,43 dolardan tamamlayan Brent petrol, savaş öncesine göre yaklaşık yüzde 56,5 oranında artış kaydetti.

Küresel piyasalardaki bu yükseliş, ABD iç pazarındaki akaryakıt fiyatlarına da doğrudan yansıdı. Amerikan Otomobil Birliği (AAA) verilerine göre; savaş öncesi galon başına 2,98 dolar olan ortalama benzin fiyatı, 1 Kasım itibarıyla 4,17 dolara fırladı. Böylece ABD'de benzin fiyatları savaşın başından bu yana yüzde 40 oranında değer kazandı.

ENERJİ KRİZİNİN ABD'YE FATURASI 160 MİLYAR DOLAR

Enerji ve Temiz Hava Araştırma Merkezi (CREA) analizleri, Hürmüz Boğazı merkezli petrol şokunun dünya genelindeki tüketicilere toplam 468 milyar dolarlık ek yakıt maliyeti getirdiğini ortaya koydu. Bu devasa faturanın yaklaşık üçte birine denk gelen 160 milyar dolarlık kısmı ise doğrudan ABD ekonomisine yansıdı.

Pew Research Center'ın 30 Ekim tarihli son anketine göre, Amerikalıların yüzde 74'ü benzin ve enerji fiyatlarındaki artıştan ciddi şekilde endişe duyuyor. Bu oran ocak ayında yüzde 43, temmuz ayında ise yüzde 60 seviyesindeydi. Kamuoyunda giderek büyüyen bu ekonomik kaygı, fiyatları düşürme vaadiyle yola çıkan Trump yönetimi üzerindeki seçim baskısını zirveye taşıdı.

CUMHURİYETÇİ PARTİ İÇİN SİYASİ BEDEL KAPIDA MI?

Oslo Üniversitesinden araştırmacı Francesco Sassi, yükselen enerji maliyetlerinin ABD'nin "enerjide bağımsızlık" algısını yıktığını belirtti. Sassi, "Yükselen akaryakıt fiyatlarının ara seçimlerde Cumhuriyetçi Parti'ye kaçınılmaz olarak siyasi bir bedel ödetmesi bekleniyor. Seçim sonuçları, savaşın maliyetli başarısızlıklarının yönetim tarafından kabul edilip edilmeyeceğini gösterecek" değerlendirmesinde bulundu.

'FİYATLARI DÜŞÜRECEK TEK ARAÇ DİPLOMASİ'

Energy Intelligence Group petrol piyasaları ekonomisti Julien Mathonniere ise ABD'nin stratejik petrol rezervlerinin (SPR) büyük bir hızla tüketildiğine dikkat çekti. Rezervlerin 283 milyon varille 1982'den bu yana en düşük seviyesine indiğini vurgulayan Mathonniere şu ifadeleri kullandı:

"ABD'deki perakende akaryakıt fiyatları, İran'ın Washington üzerindeki en etkili baskı aracı haline geldi. Petrol fiyatlarına yansıyan risk primini ortadan kaldırabilecek tek araç diplomasi. Hürmüz Boğazı'nın açılmasını öngören diplomatik teklifler, stratejik rezervlerin kullanımından çok daha hayati bir önem taşıyor."

Ayrıca, artan fiyatlar nedeniyle ABD'de benzin talebinin yaz aylarında yüzde 4 oranında gerilediği ve tüketicilerin tüketim alışkanlıklarını değiştirmeye başladığı ifade edildi.

ICIS Kıdemli Petrokimya Uzmanı Paolo Scafetta ise petrol piyasalarında dalgalanmanın süreceğini belirterek, Hürmüz Boğazı'ndan petrol akışının normale dönmesi ve Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sona ermesinin piyasaları rahatlatabilecek temel unsurlar olduğunu kaydetti.

Haber Orijinal Kaynağı