Google AdSense

Wide Skyscraper
(160x600)
Google AdSense

Wide Skyscraper
(160x600)
BIST 100 9.874,20 +1.42%
DOLAR 32,845 -0.08%
EURO 35,638 +0.18%
ALTIN 2.622,40 +0.65%
30 Ekim 2026 | --:--:--
İstanbul --°C
Ankara --°C
İzmir --°C
Bursa --°C
Antalya --°C
Adana --°C
Trabzon --°C
Erzurum --°C
Gaziantep --°C
Eskişehir --°C
Voltah Haber
Google AdSense | Responsive Leaderboard Banner (728x90)

Süreyya Operası’nda müzikal yolculuk: Üç enstrüman, farklı coğrafyaların sesleri

Süreyya Operası’nda müzikal yolculuk: Üç enstrüman, farklı coğrafyaların sesleri

Flüt sanatçısı Nihan Atalay Curti, klarnetçi Çağdaş Engin ve piyanist Isaac Friedhoff-Calvo, 12 Kasım’da Süreyya Operası’nda “Nefesin Rengi Tuşun Ateşi” başlıklı konserle dinleyici karşısına çıkacak. Üç sanatçı, farklı dönem ve kültürlerden eserleri bir araya getiren programla müzikseverleri Avrupa’dan Latin Amerika’ya, İspanya’dan Kuzey Afrika’ya uzanan bir yolculuğa davet edecek.

Konserin merkezinde flüt, klarnet ve piyanonun oluşturduğu müzikal diyalog yer alıyor. Flütün nefesle şekillenen tınısı, klarnetin sıcak ve derin sesi, piyanonun ritmik ve armonik katkısıyla birleşerek farklı karakterlerin aynı sahnede buluşmasını sağlayacak.

Flüt sanatçısı Nihan Atalay Curti, konserin adının da bu üç enstrümanın kendine özgü anlatım biçimlerinden doğduğunu belirtiyor. Curti’ye göre flütte her nefes ve tını değişimi müziğe ayrı bir renk katarken piyano esere hareket ve yoğunluk kazandırıyor; klarnet ise kendine has sesiyle bu bütünlüğe yeni bir katman ekliyor.

KLASİK MÜZİKTEN BERBERİ EZGİLERİNE

Repertuvar, farklı müzik geleneklerini ve bestecilik anlayışlarını bir araya getiriyor. Saint-Saëns ve Reinecke’nin romantik dönem eserlerinin yanı sıra Albéniz’in İspanyol müziğinden beslenen besteleri, Poulenc’in özgün müzik dili ve Miguel del Águila’nın Latin Amerika ritimlerini yansıtan eserleri konserde yer alacak.

Programın dikkat çeken parçalarından biri de Tunuslu Berberi kökenli besteci Jebali’nin üçlü için kaleme aldığı eser olacak. Berberi müzik geleneğini çağdaş bestecilik yaklaşımıyla buluşturan beste, geleneksel ezgilerle modern ritimler arasında bağ kuruyor. Curti, bu eserin kendisi için ayrı bir yere sahip olduğunu belirterek, her icrada bestede yeni bir ayrıntı keşfettiğini ifade ediyor.

Sanatçı, Miguel del Águila’nın eserlerindeki ritmik yapının da programın öne çıkan unsurlarından olduğunu söylüyor. Bu bestelerde ritmin yalnızca müziğin temposunu belirlemediğini, kendi başına bir karakter kazandığını vurgulayan Curti, üç enstrümanın zaman zaman tek bir beden gibi hareket ettiğini dile getiriyor.

“ÖNCE MÜZİĞE KULAK VERİN”

Oda müziğinin karşılıklı dinleme ve etkileşim üzerine kurulu yapısına dikkat çeken Curti, sahnedeki birlikteliği kimi zaman bir mücadeleye, kimi zaman da dansa benzetiyor. Bir enstrümanın ortaya attığı müzikal fikrin diğerleri tarafından dönüştürüldüğünü, piyanonun ise bu diyaloğun ritmini belirlediğini anlatıyor.

Klasik müzikle ilk kez tanışacak dinleyicilere de seslenen sanatçı, konseri takip etmek için eserleri önceden tanımanın veya besteciler hakkında bilgi sahibi olmanın gerekmediğini belirtiyor. Curti’nin dinleyiciye önerisi, müziği herhangi bir ön hazırlık yapmadan dinlemek ve kendilerinde uyandırdığı duygulara alan açmak.

Sanatçı, konserin farklı kültürlerin renklerini aynı tabloda buluşturan bir resim gibi düşünülebileceğini söylüyor. Flütün parlak, klarnetin sıcak tınısı ve piyanonun derinlikli anlatımıyla şekillenecek bu müzikal buluşmanın ardından her dinleyicinin zihninde kendine özgü bir iz bırakmasını umuyor.

Haber Orijinal Kaynağı