Bolu Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 28 Şubat sonrası farklı tarihlerde düzenlenen operasyonlarda, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, Belediye Başkan Yardımcıları Süleyman Can ve Leyla Beykoz, BOLSEV Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız, BOLSEV Yönetim Kurulu Üyesi Aydan Özdemir, Belediye Meclis Üyesi Cihan Tutal, belediyenin Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan ve Bolu Manavlar Odası Başkanı Mustafa Altındal tutuklandı. Dava sürecinde Leyla Beykoz, Aydan Özdemir, Naim Ayhan ve Cihan Tutal tahliye edildi.
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma kapsamında Tanju Özcan’ın da aralarında olduğu 4’ü tutuklu 19 sanık hakkında hazırlanan iddianamede Tanju Özcan'ın her bir mağdura yönelik eylemi nedeniyle 6 kez ‘İcbar suretiyle irtikap’, 3 kez ‘İrtikaba teşebbüs’, 34 kez ‘Nitelikli dolandırıcılık’ ve 1 kez ‘Rüşvet’ suçlarından toplam 90 yıl 3 aydan 263 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu Süleyman Can'ın 5 kez ‘İcbar suretiyle irtikap’, 2 kez ‘İrtikaba teşebbüs’ suçundan toplam 27 yıl 6 aydan 64 yıla kadar, Bolsev Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sarıyıldız'ın ise 6 kez ‘İrtikap suçuna yardım’, 3 kez ‘İrtikap suçuna yardıma teşebbüs’ ve 34 kez ‘Nitelikli dolandırıcılık’ suçlarından 72 yıl 7 ay 15 günden 218 yıl 9 aya kadar hapsi istendi.
MÜTALAADA, ÖZCAN İÇİN 217 YILA KADAR HAPİS TALEPİ
Hazırlanan iddianame sonrası açılan davada geçen ay görülen 2’nci duruşmada Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Mütalaada, Tanju Özcan için 32 mağdura karşı 'Nitelikli dolandırıcılık' suçundan etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak, 'Zincirleme şekilde icbar suretiyle irtikap', 'İcbar suretiyle irtikap', 'İcbar suretiyle irtikapa teşebbüs' ve 'Rüşvet alma' suçlarından toplam 69,5 yıldan 217 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Diğer 18 sanık hakkında da 'Nitelikli dolandırıcılık' suçundan etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak, 'Zincirleme şekilde icbar suretiyle irtikap', 'İcbar suretiyle irtikap', 'İcbar suretiyle irtikaba yardım', 'Yalan tanıklık', 'Suçluyu kayırma' ve 'Rüşvet' suçlarından değişen oranlarda hapis cezası istenirken, tutuklu sanıkların tutukluluklarının devamına karar verilmesi talep edildi.
3’ÜNCÜ DURUŞMA BUGÜN BAŞLADI
Bolu 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesinde devam eden davanın duruşması mahkeme salonuna dönüştürülen Sosyal Bilimler Lisesi’nde görüldü. Duruşmaya Tanju Özcan ile Süleyman Can, tutuklu bulundukları Ankara Sincan Cezaevi'nden SEGBİS ile uzaktan bağlandı.
Esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasını yapan Tanju Özcan, duruşmaya ısrarla gelmek istemesine rağmen getirilmediğini ve yüz yüze savunma hakkının elinden alındığını belirterek, “Mütalaa ile çok sıkıntılar olduğunu gördük. Kurban olayında zincirleme suç hükümleriyle ilgili hiçbir talep yok. Belediye başkanlığı en zor iş. Altyapıdan, üstyapıdan her şeyden sen sorumlusun. Kar yağar dertlenirsin, sel olur suyun içinde kurbağa gibi dolaşırsın. Yılda 30 kez yurt dışına çıkan bir sürü belediye başkanı var. Ben sadece 1 kez yurt dışına çıkmışım. Bolu Belediyesi, benim görev yaptığım süreçte dolar bazında yüzde 109 büyüdü. 7 yıllık belediye başkanlığı görevimde her zaman en başarılı belediye başkanı seçiliyordum. Altyapıyı, üstyapıyı en iyi şekilde yaptık ve yetmedi bana, farklı bir şeyler yapmam lazımdı. 'Görevim dışında neler yapabilirim' diye düşündüm ve vakfı kurarak, vakıf olarak yüzlerce öğrenciye burs verdik. Bir yandan da para biriktirip huzur evi yapmayı beklerken bizim beklentimiz sadece Allah razı olsun denilmesiydi. Bunu beklerken ‘Yolsuzluk yaptınız’ dediler. Vakfın paralarının nereden geldiği belli, kim için harcandığı belli, bir kuruş cebinize girmiş diyen yok. Harcamalarında bir şaibe yok. Marketlerden icbar ile para toplamışsınız diyor savcılık bize. Bu paraların nereye gittiği bizi ilgilendirmez, irtikabın konusu bu değil diyor” dedi.
'ALGI YAPILIYOR'
Özcan, savunmasının devamında belediyeye karşı algı operasyonları yapıldığı ifade ederek “MASAK’a sormuşlar gözaltına alındıktan sonra tutuklu ve tutuksuz olanların hesap kayıtlarına bakmanmış ve şüpheli hesap hareketi yok ve bu neden iddianamede yok. Bu konuyu dikkate almanızı istiyorum. Zenginden alıp fakire verdik. Türkiye’nin en kirli belediyelerinden biri olarak gösteriliyoruz. 10 tane operasyon yapılıp algı yapılıyor. Belediye çalışamaz hale getiriliyor” diye konuştu.
‘TÜRKİYE’DE HİÇ ŞİKAYETÇİSİ OLMAYAN DOLANDIRICILIK DAVASI VAR MI?’
Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde Tanju Özcan, savunmasına devam etti. BOLSEV Vakfı için toplanan kurban bağışı olayıyla ilgili savunmasını yapan Tanju Özcan, cezaevinde bulunduğu süreçte kurban olayı nedeniyle ifadesinin alındığını belirterek, “Savcılık BOLSEV adına kurban bağışı toplandığı ve toplanan paralarla kurban kesilememesini dolandırıcılık olarak nitelendiriyor. Benim bu olayla ilgili illiyet bağım Ali Sarıyıldız’ın ifadeleri ile ilgili. Ali Sarıyıldız bu olayı karıştırıyor. Ali beyin beni aradığına dair HTS kaydı yok hiçbir şey yok. Yüzlerce kez kendisiyle telefonla konuştum ama bu konuda kesinlikle kendisine talimat vermedim, hiçbir belediye çalışanına da yetki vermedim. İddiayı yapan ispatını da ortaya koyacak. Raporda suç var denilmiyor para da harcanmamış deniliyor. 13 bin TL için 15 yıl ceza isteniyor bize. 20 milyar dolar fon vurgunu yapanların hala dolandırıcılık mı SPK kanununa muhalefet mi diye tartışılıyor. Savcılık ihtimal üzerinden cezalandırılmamı istiyor. Bunu kabul etmem mümkün değil. Bir yerden ilan bulup kurban bağışı girmişler bundan benim haberim yok. Sonra ilanı kaldırmışlar. Suç oluşmadan kaldırmışlar. 34 tane mağdur var hiç biri şikayetçi değil. Türkiye’de hiç şikayetçisi olmayan dolandırıcılık davası var mı? Burada dolandırıcılık suçunun unsurları yok. Burada beraat verilmesi gerekirken yargılanıyoruz” dedi.
‘SERBEST KALMAK İSTİYORUM’
Özcan, savunmasının son bölümünde ise “Serbest kalmak istiyorum. Oğluma kız istemek istiyorum. Suya sabuna dokunmadan evde kedi gibi oturacağım. İsterse Öcalan’ı çıkarsınlar isterlerse mültecileri doldursunlar umurumda değil. Evimde kedi gibi hiçbir şeye karışmadan oturacağım” dedi.
Özcan’ın savunmasının ardından avukatlarının yaptığı savunmalardan sonra duruşmaya yarın sabaha kadar ara verildi.