Sevilay ÇOBAN
Sigorta Haftası kapsamında Quick Sigorta tarafından düzenlenen ‘Riskten Dirençliliğe Kentsel Dönüşüm ve Sigorta’ başlıklı panelde, Türkiye’nin deprem gerçeği ve sigorta sektörünün konumu ele alındı. Açılış konuşmasını yapan Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, 6 Şubat depremini sigorta açısından değerlendirdi.
Yaşar, depremin neden olduğu ekonomik kaybın rakamsal karşılığının 2027’ye kadar bütçelenecek tutarlarla birlikte toplamın 116 milyar dolara ulaşmasının öngörüldüğünü belirterek, “Bunun sadece 6 milyon doları sigorta sektörü tarafından karşılandı. Türkiye’deki koruma açığı dünya ortalamasının çok altında. Türkiye dışından tutarsak dünya ortalaması %40. Dâhil olduğunda bu oran yüzde 10 düşüyor” dedi. TSB’nin uzun süredir dayanıklılık, kentsel dönüşüm ve dirençli şehirler üzerinde çalıştığını hatırlatan Yaşar, “Dirençli şehirlerin sigortası kentsel dönüşümse, kentsel dönüşümün sigortası da bina tamamlama sigortası” diye konuştu.
“Doğmamış bir verginin istisnasını istiyoruz”
Bina tamamlama sigortasının yaygınlaşması için vergi ve rekabet koşullarından kaynaklanan engellerin kaldırılması gerektiğini söyledi. Bina tamamlama sigortasında bankalar karşısında karşılaştıkları rekabet koşullarına değinen Yaşar, vergi uygulamalarının ürünün kullanımını zorlaştırdığını söyledi.
TSB ve Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (SEDDK) konuya ilişkin çalışmalarını tamamlayarak Hazine ve Maliye Bakanlığı’na sunduğunu açıkladı. Teminat sağlanırken ortaya çıkan vergi maliyetinin müteahhitleri başka yöntemlere yönlendirdiğini belirten Yaşar, “Maliyet artışları sebebiyle müteahhitlerin teminat verilirken bu vergiyi ödemek zorunda kalmaları, onların başka alternatifler bulmalarına, başka teminat yöntemleri bulmalarına sebep oluyor. Dolayısıyla vergi doğmuyor.
Beklediğimiz şey vergi istisnası ama doğmamış bir verginin istisnasını istiyoruz” ifadelerini kullandı. Vergi istisnası talebinin mevcut mali koşullarda farklı değerlendirilebildiğini kaydeden Yaşar, düzenlemenin faaliyet hacmini artırarak yeni vergi gelirleri yaratabileceğini savundu. Yaşar, artan faaliyetlerin Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi, kurumlar vergisi ve diğer vergi gelirlerine katkı sağlayabileceğini dile getirdi.
Koruma, Bina Tamamlama Sigortası’nda %100’e çıkıyor
SEDDK Sigorta Uzman Yardımcısı Hasan Mert Tokgöz, hak sahiplerinin Bina Tamamlama Sigortası hakkında yeterince bilgi sahibi olmadığına işaret ederek, 6306 sayılı Kanun kapsamında kullanılabilen banka teminat mektubu ve kefalet senedi gibi alternatiflerin maliyet açısından daha avantajlı bulunabildiğini söyledi.
Tokgöz, bina tamamlama sigortasının hak sahiplerine sunduğu korumanın kapsamına da dikkat çekerek “Kefalet senedi veya banka teminat mektubunda yüzde 6’dan yüzde 10’a kadar değişen oranlardayken Bina Tamamlama Sigortası’nda yüzde 100’e kadar çıkıyor. Bina Tamamlama Sigortası her bir hak sahibi adına teminat senedi düzenlediği için doğrudan sigorta şirketine başvurarak haklarını talep edebiliyor” dedi.
Teslimden sonra güvence boşluğu
Tokgöz, yapının tesliminden sonraki sorumluluklar açısından da bir güvence boşluğu bulunduğunu vurguladı. Borçlar Kanunu ve Yapı Denetim Kanunu’nda sorumlulukların tanımlandığını ancak bunları güvence altına alacak sigorta ürününün bulunmadığını söyledi.
“İşini iyi yapamayan elensin”
Quick Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Soner Tekbaş ise bina tamamlama sigortasında sözleşme, finansal yeterlilik ve teknik uygunluğu birlikte değerlendirdiklerini söyledi. Doğru müteahhit seçiminin belirleyici olduğunu ifade eden Tekbaş, değerlendirmeler sonucunda uygun bulmadıkları müteahhitlerin yerine hak sahiplerinin başka bir firma seçmesi gerektiğini kaydetti. Tekbaş, “İşini iyi yapamayan elensin, işini iyi yapabilen kalsın istiyoruz” dedi.
Sigorta sektörü kritik reformlarla destekleniyor
Sigorta Tatbikatçıları Derneği tarafından düzenlenen 18. Uluslararası İstanbul Sigortacılık Konferansı’nda sektörün ulusal ve uluslararası paydaşları bir araya geldi.
SEDDK Başkan Yardımcısı Ali Burak Kurtulan, son yıllarda dönüşüme odaklanan sigorta sektörünün gelişimini, sigortacılık ve bireysel emeklilik alanlarında hayata geçirilen kritik reformlarla desteklediklerini belirtti. Kurtulan, sermaye piyasalarında hareketli bir dönem yaşanırken, sigorta sektörünün finansal şoklara karşı dayanıklılığını ortaya koyduğunu vurgulayarak, bu dayanıklılığı daha da güçlendirmek için çalıştıklarını ifade etti. TSB Başkanı Ahmet Yaşar da Orta Vadeli Program’ın ekonomik dayanıklılık hedeflerinde sigortacılığın stratejik rolüne dikkat çekti.
Sigorta Tatbikatçıları Derneği Başkanı Fahri Altingöz, konferans ve panellerin sigorta ve reasürans dünyasının bilgi ve deneyimini buluşturarak ortak risklere uygulanabilir çözümler geliştirmeyi amaçladığını belirtti. İklim değişikliği ve afet risklerinin yönetiminde uluslararası diyaloğun ve iş birliğinin önemine işaret etti. TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı, 2025 yılında 1,2 trilyon TL prim üretimine ulaşan, sigorta ve emeklilik faaliyetleriyle ekonomiye 3,6 trilyon TL fon sağlayan sektörün büyüklüğüne dikkat çekti.
İstanbul’un yüzde 23’ü çok riskli yapıda yaşıyor
İstanbul Planlama Ajansı Yüksek Şehir Plancısı Özcan Biçer, OVP’nin işaret ettiği kentsel dönüşüm kapsamından söz ederek, “OVP, kentsel dönüşümü mümkün kılacak, fakat şimdiye kadar birbirinden kopuk çalışan paydaş ve mekanizmaları birleştiren bir planı öngörüyor. Dayanıklı kentler için sadece yıkmak bir çözüm değil. Güçlendirme yapmak da bu işin en önemli adımı. İstanbul, dünyada en riskli 6. şehir konumunda. Riskin maliyetinin 105,65 milyar dolara ulaşabileceği öngörülüyor. İstanbul’un yüzde %23’ü yani 3,6 milyon kişi çok riskli yapılarda yaşıyor. Riskli yapılarda yaşayanlar sayısı ise 7 milyon civarında” diye konuştu.
Dönüşüm, eskinin yerine yenisini yapmak değil
İNDER Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Sevgili, kentsel dönüşümün eski binanın yerine yeni bir bina yapılmasına indirgenmesini eleştirirken, Kentsel Dönüşüm Uzmanı Dr. Mimar Nihat Şen, sürecin mülkiyet, hukuk, finansman, mimari, şehir planlaması ve kamu yönetimini ortak bir hedef doğrultusunda buluşturması gerektiğine dikkat çekildi. Şen, yerel yönetimlerin kentsel dönüşümde üstlenmesi gereken sorumluluklarına dikkati çekerek, siyasi çıkar uğruna vatandaşların canın ve malının riske atılamayacağını vurguladı.
Sigorta sektörü reformlarla destekleniyor
15. Sigorta Haftası kapsamında, Sigorta Tatbikatçıları Derneği tarafından düzenlenen 18. Uluslararası İstanbul Sigortacılık Konferansı’nda sektörün ulusal ve uluslararası paydaşları bir araya geldi.
SEDDK Başkan Yardımcısı Ali Burak Kurtulan, son yıllarda dönüşüme odaklanan sigorta sektörünün gelişimini, sigortacılık ve bireysel emeklilik alanlarında hayata geçirilen kritik reformlarla desteklediklerini belirtti. Sermaye piyasalarında hareketli bir dönem yaşanırken, sigorta sektörünün finansal şoklara karşı dayanıklılığını ortaya koyduğunu vurgulayarak, bu dayanıklılığı daha da güçlendirmek için çalıştıklarını ifade etti.
TSB Başkanı Ahmet Yaşar da Orta Vadeli Program’ın ekonomik dayanıklılık hedeflerinde sigortacılığın stratejik rolüne dikkat çekti. Sigorta Tatbikatçıları Derneği Başkanı Fahri Altingöz, konferans ve panellerin sigorta ve reasürans dünyasının bilgi ve deneyimini buluşturarak ortak risklere uygulanabilir çözümler geliştirmeyi amaçladığını belirtti. İklim değişikliği ve afet risklerinin yönetiminde uluslararası diyaloğun ve iş birliğinin önemine işaret etti. TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı, 2025 yılında 1,2 trilyon TL prim üretimine ulaşan, sigorta ve emeklilik faaliyetleriyle ekonomiye 3,6 trilyon TL fon sağlayan sektörün büyüklüğüne dikkat çekti.