Türkiye’nin son yirmi yılda yaşadığı ve önümüzdeki yüzyıl hakkında kendisini iddia sahibi kılan gelişmeler kuşkusuz bütün dünya tarafından da izleniyor. Bilhassa Arap-İslam dünyası için Türkiye’nin kat ettiği mesafe her bakımdan sadece izlenmeye değer bulunmuyor büyük umutları da yeşertiyor. Bu gelişmelerin bir kısmı akademik dünyamızın ortaya koyduğu birikim ve performansın da bir yansıması olabilir. Ama daha önemlisi, akademik dünyanın Türkiye’nin yaşadığı bu gelişmeye daha aktif biçimde ayak