Anlaşmanın ardından sahadaki hareketlilik
7 Ağustos’ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, bazı kesimler tarafından pratikte karşılığı olmayan bir anlaşma olarak değerlendirilmişti. Türk savunma sanayii tarafından geliştirilen çeşitli hava savunma ve elektronik harp sistemleri bir süredir Suudi Arabistan’daki farklı noktalarda konuşlandırılmış durumda.
Suudi Arabistan’daki kritik tesislerin hava savunmasında görev yapan bu sistemlere ek olarak, Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu birkaç yüz uzman personelin de ülkede bulunduğu belirtildi.
Türk savunma sistemleri kritik tesisleri koruyor
Sahadaki bu durum, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın yalnızca teorik bir çerçevede kalmadığını ve kısa sürede fiili uygulamaya dönüştüğünü ortaya koyuyor. Bu sürecin iki temel unsurunun ise Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yurt dışındaki görev tecrübesi ile Türk savunma sanayiinin seri üretimde kendisini kanıtlamış hava savunma ve elektronik harp sistemleri olduğu ifade ediliyor.
NATO’nun ikinci büyük ordusu olarak anılan Türk Silahlı Kuvvetleri; Somali, Libya, Katar, Suriye, Azerbaycan ve Kosova’nın da aralarında bulunduğu geniş bir coğrafyada farklı statü ve görevlerle bulunuyor. TSK, bu görevlerin önemli bölümünde yalnızca piyade unsurlarıyla değil, Türk savunma sanayii tarafından geliştirilen insansız hava araçları, hava savunma ve elektronik harp sistemleri gibi kompleks platformlarla da sahada yer alıyor. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin şu anda 10’dan fazla ülkede 70 binden fazla personelle görev yaptığı belirtiliyor.
Çelik Kubbe’nin hava savunma sistemleri
Türk savunma sanayiinde de yüksek kapasitede üretim devam ediyor. Türkiye’nin hava ve füze savunma mimarisini oluşturan Çelik Kubbe kapsamında son 6 ayda imzalanan sözleşmelerin toplam değerinin 5 milyar doları geçtiği belirtiliyor.
SUNGUR, KORKUT, HİSAR-A, HİSAR-O ve SİPER başta olmak üzere birçok hava savunma silah sistemi envantere alınırken, bu sistemleri destekleyen çeşitli radar, elektro-optik ve komuta-kontrol sistemleri de hizmete girdi.
Elektronik harp alanında ihracat da yapılıyor
Elektronik harp alanında da Türkiye’nin önemli bir kapasiteye ulaştığı belirtiliyor. Sahada kendisini kanıtlayan elektronik harp sistemlerinin ihracatı da gerçekleştirilirken, hava soluyan hedeflere karşı hava savunma sistemi arayan Türkiye’nin bugün geliştirdiği hava savunma sistemlerini 10’dan fazla ülkeye ihraç ettiği ifade ediliyor. Türkiye, elektronik harp alanında da dünyanın en yetkin ülkeleri arasında gösteriliyor.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan aynı savunma çerçevesinde
Türkiye’nin öne çıkan özelliklerinden birinin, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin muharebe tecrübesi ile Türk savunma sanayii tarafından geliştirilen ürünlerin dost ve müttefik ülkelerle paylaşılması olduğu belirtiliyor. Bu durumun, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’dan oluşan Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında da karşılık bulduğu ifade ediliyor.